1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. İşlerimiz İslâmî mi?
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

İşlerimiz İslâmî mi?

A+A-

Mahalli idareler seçimlerinin günü yaklaştıkça insanları öyle bir heyecan dalgası sarıyor ki sormayın gitsin.

Bu heyecanla öyle şeyler istiyor ki duyduğunuzda şaşırmamak elde değil.

Zannedersiniz ki yapılacak olan seçim belediye seçimi değil de ümmetin genelini ilgilendiren bir seçim.

Seçimlerde belirlenen adayları gördükçe veya aday adayı olarak ortaya çıkanları gördükçe ister beğenenler olsun ister karşı çıkanlar olsun adayları ince eleyip sık dokurken kendileri tabir caiz ise zıvanadan çıkıp istediklerinde veya hayal ettiklerinde sınır falan tanımaz oluyorlar.

Yukarıda yazdık ya.

Sanki seçilen belediye başkanı değil de ümmetin lideri.

Hal böyle olunca da isteklerde ilk sıraları İslami hassasiyetler alıveriyor.

Geçen seçimde istenen pek çok husus henüz yerine getirilmemiş olmasına rağmen şu anda genelde arka sıralara düşmüş vaziyette.

Mesela yol, asfalt ve doğalgaz gibi istekler arka sıraya düşenlerden bazıları.

İsteklerin ön sıralarında yer alan ise mutlak surette doğruluk, dürüstlük ve partizan olmamak.

Yani belediye başkanlarının paraya dönük işlerde yolsuzluk yapmamaları ve milletin parasını yandaşlarına peşkeş çekmemeleridir..

Bu taleplerin özellikle son günlerde belediyeler hakkındaki Sayıştay raporlarının ortaya dökülmüş olmasından sonra arttığı görülüyor.

Sayıştay raporlarında belediyeler hakkında insanları infiale sürükleyecek kadar açık yolsuzlukların yer almasının insanların bu konudaki tercihlerini değiştirdiği görülmektedir.

İnsanlar seçecekleri veya aday olacaklarda aradığı itikadi ve ameli hususları acaba kendi hayatlarına yansıtabiliyorlar mı diye baktığımızda adaylarda ne görüyorsak isteklerde bulunan vatandaşlarda da hemen hemen aynısın görmek mümkün.

Mesela seçeceği belediye başkan adayında bölgeler, mahalleler ve hatta sokaklar arasında ayrım yapmama hasletini isteyen seçmenler acaba İslami bir husus olan miras meselesinde kız ve erkek evlatları veya sadece erkek evlatları arasında adil davranabiliyor mu?

Veya okullarda öğretmenlik yapan ya da camilerdeki din görevlileri hatta İlahiyat Fakültelerinin öğretim görevlileri belediye başkan adaylarından görev yaptıkları sürece yapacağı yatırımlar için faiz içeren kredi kullanmamalarını isterken kendileri faizli işlem yapan bankalardan dini hizmetlerle ilgili sendikaların yaptığı anlaşmalar doğrultusunda kredi alıyor mu almıyor mu?

Belediye başkan adaylarından görev yaptıkları sürede şehirde aç ve açıkta kimseyi bırakmamalarını talep eden din görevlileri Müslümanlara en azından Ramazan ayları boyunca Zekât ibadetinin farziyyetini anlattıkları aynı dille akrabalarına da anlatabiliyor mu acaba?

Ya da hukuk ve ekonomi dallarında eğitim alanlar oy vermek için belediye başkan adaylarından istedikleri dürüstlük ve hakkaniyet ölçüler olan İslâm miras ve ceza hukukunun uygulamasını yapabiliyorlar mı?

Yaşadığımız hayatın gerçekleri olan bu soruları daha da artırmak mümkün.

Ama alacağınız cevapların istekler ile tam uyumlu olmayacağı kesin.

Daha önce bir yazımızda değinmiştik tekrarlamakta fayda var.

Herkes yaşadığı hayatta başkalarını tenkit etmesine rağmen kendi yaşadıklarının ise İslami olduğunu düşünüyor ve çevresinden görüp öğrendiği hususları İslami olarak biliyor.

Devletin kurulduğu günden beri dayattığı laikliğin çerçevesini çizdiği İslam’ı gerçek İslam olarak öğrenip uyguluyorlar.

Namaz, Oruç ve Hac ibadetindeki kısıtlamaları dinin kendisi zannediyor, yarı kapalı yarı açık bir giyimi tesettür olarak gördüğü için Kur’an ve Sünnete uygundur diye rahatlıkla savunabiliyor.

Sonuç olarak özellikle son zamanlarda televizyonlarda kendilerine mikrofon uzatılan insanların verdikleri cevaplara bakarak Müslümanların din olarak bildiği pek çok bilgini din olmadığı ve İslami olduğunu zannederek yaptığı işlerin büyük çoğunluğunun İslami olmadığı görülmektedir.

Ama belediye başkan adaylarından istedikleri hususların hepsi İslam’ın istediği hususlar.

Bunun nedeni kişilerin yaşantılarındaki belirleyici unsurun İslam Dini olmamasıdır.

Hem de başkalarına söylediklerinin ve istediklerinin İslami olmasına rağmen.

Bu yazı toplam 475 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum