1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. İslâmın En Güzel Temsilcisi Olmak
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

İslâmın En Güzel Temsilcisi Olmak

A+A-
İnsanlığın en şerefli kimseleri peygamberlerdir. Peygamberlerin en şereflisi ve en üstünü bizim peygamberimiz Muhammed aleyhissâlâtü vesselam’dır. O’nun bizlere sunduğu en mükemmel hayat tarzının adı da İslam’dır. Dinlerin en sonuncusu ve en kâmili olan İslâm’a inanan Müslümanlardır. Kimdir Müslüman? Müslüman; inanan, iman eden, Hak olana kendini teslim edendir.

Müslüman her bulunduğu şart ve ahvalde en güzeli temsil eden Hak eridir. O dünyevî makam ve mevkii ne olursa olsun mütevâzi ve sâde biçimde yaşayandır. İslâm’ın emirlerini tümüyle uygulayandır. O emirlerden hangisi işime geliyorsa onu kullanayım diyen değildir. Dünyevî ve uhrevî ilimleri öğrenip onları hayatına büyük bir incelik ve ustalıkla tatbik edendir. Müslüman hem dünyası hem de ebedi âlemi için çalışan, maddi ve mânevî sahada her türlü yeni gelişmelere açık olup onları akıllıca bir irdelemeden geçirerek kazançlı olma gayretiyle kullanandır. Müslüman; imânını ilmiyle besleyip donatan, ibâdeti taatlerini hayatının merkezine koyan ve hayatını bu düsturlara göre tanzim edendir. O; bilgili, çalışkan, ahlaklı ve faziletlidir. İşte bunlar bir Müslüman’ın hayat programıdır. Bunları yapan yazımızın başlığının muhatabıdır.

Yazdıklarımız, arzuladıklarımız belki yıllardır yazılıyor, söyleniyor, isteniyor. Peki, o zaman neden olmuyor?

Bugün toplumumuzun en mühim meselesi güzel Müslüman yetiştirmektir. Yaşadığımız çağın kirlerine bulaşmamış, temiz, arı, duru, saf gönüllü, engin yürekli Müslüman yetiştirmek toplumumuzun problemlerinin çözümüne en büyük katkıyı sağlayacaktır. Özlediğimiz, beklediğimiz güzel Müslümanların yetiştirilmesiyle dertlerimiz bir bir çözülecektir. İki gününü birbirine eş geçirmeyen Müslümanların sayısını çoğaltmalıyız. Çünkü çalışkan fertlerin çoğalmasıyla ülke çapında üretim artacak, iş sahaları genişleyecektir. Dürüst, çalmayan-çarpmayan işveren ve işçilerle toplum kalkınması sağlanacaktır. Ekonomik yönden kalkınma ruh ve moral değerlerini yükseltecektir. Geri kalmışlık psikolojisinden kurtulan halk kendine güvenle öz değerlerine daha bir sıkı sarılacaktır. (Bunu Japonya yapmıştır.)

Bu güzel Müslümanların yetişmesi için birleşmek, müesseseleşmek gerekiyor. Kasaların, keselerin açılması ve fedakârlıkların yapılması gerekiyor. İşte böylesi Müslümanların yetişmesi toplumun halkın karşı en mühim sorumluluğudur.

İslâm’ın en güzel temsilcilerinin yetiştirildiği ilk temel ocak ‘aile’dir. Biz bu köşemizde ailenin öneminden çokça bahsetmişizdir. İçinde yaşadığı cemiyete kâmil, ahlaklı donanımıyla yetişmiş fertler armağan etmek ebeveynlerin en kutsal görevleridir. Çocuklarına iyi model olmak anne ve babalar için kaçınılmaz bir ödevdir. Güzel bir ahlâkî donanıma sahip fertlerden meydana gelen cemiyetin sırtı yere gelmez.

Güzel Müslümanların yetişmesi için ikinci basamak ‘okul’dur. Okullar fertler için kuru bilgilerin verildiği kurumlar olmaktan çok toplumları bir arada ahenkle tutmak ve yükseltmek için lâzım olan maddî ve mânevî donanımı veren müesseseler olmalıdır.

Camilerin de güzel Müslümanların yetişmesindeki önemi ihmal edilemez. Camilerimiz yaşlılarımızdan çok gençlerin şuur ve bilinç kazandığı, ibâdet aşkının yakıldığı nur, feyiz ve ilim kaynağı vasfını taşımalıdır.

İçinde yaşadığımız cemiyet ailesiyle, okullarıyla, çeşitli ilim ve irfan müesseseleriyle, basın-yayınıyla, caddesiyle-sokağıyla bu güzel misal olabilecek Müslümanları yetiştirmek için olanca gayreti sarf etmelidir.  
Bu yazı toplam 3011 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.