1. YAZARLAR

  2. Nurten Selma Çevikoğlu

  3. İnanç ve ahlak eksikliği
Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

İnanç ve ahlak eksikliği

A+A-

Her şeyin birbirine karıştığı bir devirde yaşamaktayız. İyilerin-iyiliklerin, kötülerin-kötülüklerin hak ettiği karşılığı göremediği günümüz yaşantısında insanlar ahlâkî olgunluğu özlemekte ve istemekteler. Bilgi ve iletişimin hızla ilerlediği çağımızda, bilimsel ve teknolojik başarıların zenginleşmesine rağmen maalesef insanların ahlâkî seviyeleri düşmüştür. Tamâmen mâneviyattan yoksun, haz ve hız eksenli asrın getirileri insanları bencil, tembel, sorumsuz, kıskanç, kavgacı bir şahsiyete itelemiştir. Devamlı dünyevîleşme telkinleri, materyalist gidişat ve toplumda yerleşik müspet ahlâkî değerleri hiç kâle almayan medya, dengesiz ve ölçüsüz tüketim harcamaları elbette insanları menfî yönde etkilemektedir. Neticede insanlar sürekli kendilerine pompalanan bu olumsuzluklardan dolayı ne yazık ki pek çok yerilen, istenmeyen ahlâkî davranış bozukluklarını geliştirmişlerdir.

Günümüzde ahlâkî ölçülere sığmayan bu seviyesiz davranışlar, zevk ve eğlence çatısı adı altında pazarlanıp çabucak yayılıp, revaç görmekte… Sokaklar, parklar hatta toplu taşım araçlarına varıncaya kadar en âdî, en çirkin ahlâkî düşüklükler ulu-orta insanlar tarafından hiç kimseden çekinmeden rahatlıkla işlenmekte… Her türlü tâciz çeşitleri, kelli-felli kişilerce icra edilmekte… Toplum genelinde hak-hukuk ihlalleri, sahtekarlıklar, dolandırıcılıklar, rüşvetler, rezillikler, işkenceler, zulümler, intiharlar, cinâyetler kol gezmekte… Şurası muhakkak ki bu işleri yapanların iç dünyâları kirli ve karanlıktır.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, yukarıda saydığımız ahlâkî bozukluklar, iyi eğitimli, meslekî donanımı yerinde insanlarda görülmekte. Şurası bilinmeli, insanların ve toplumların temel nüvesi ahlaktır. Ahlak, insanı insan yapar. Ahlak olmadan toplum hayâtı olmaz, olamaz. İnsanların birbirleriyle iletişimi ancak ahlâkî çerçevede oluşur ve doğru bir şekilde gelişir. Suiistimaller, yalancılıklar, hasedlikler, çekememezlikler ilişkileri mahveder. Toplumdaki denge sarsılır, insanlar arası güven kalmaz. Bugün ne üzücüdür ki hâlimiz budur.

Geçen bir arkadaş; ‘Yeğenimi parka götürüyorum, gözümü üzerinden ayıramıyorum zira her çeşit çocuk kaçırma, kandırma vakalarına şâhit olduk, oluyoruz. Biz çocukluğumuzda İstanbul’da evimizin kapı önünde saatlerce oynardık. Gece bisikletlerimizi bahçede bırakırdık, kimse almazdı.’ Diyor. Dün nasıldık, bugün nasılız? İşte hâli pür melâlimiz. Başka meşhur bir vaka; kızımız fakültesinden evine gitmek üzere dolmuşa biniyor. Dolmuşçunun tecâvüzüne uğruyor sonra da hunharca öldürülüyor. Bu şekilde pek çok menfur hâdise var, yazmakla bitmez. Asrımızda hem ferdi insan bazında, hem toplum bazında müthiş bir yozlaşma yaşanmakta. Bu üzücü tablonun nasıl ortaya çıktığı bellidir. İnsanlarımıza din, iman, ahlak, vicdan eğitimi vermeyen bir eğitim sistemi mâlesef rûhî melekeleri duyarsızlaşan bir nesli ortaya çıkardı. Tıpkı Batı’da iflas eden ahlak bizde de acıdır ki, ayni seviyededir.

Peki, tamam mesele anlaşıldı ama bu açmazdan artık bir şekilde çıkmak gerekiyor. Ama nasıl? Kanaatimiz odur ki; temel problem, inanç ve ahlak eksikliğidir. Ve bunun da âcilen giderilmesi gerekiyor. Diyebilirsiniz ki onca Câmi hocaları, vâiz ve vâizeler, Kur’an Kursları, İmam Hatip Okulları, İlâhiyatlar, vakıflar, dernekler var. Neden onlar bu problemi gidermek için çalışmıyorlar? Cevap olarak biz de deriz ki; onlarda bu sıkıntıların benzerlerini kendi içlerinde ve dışlarında yaşıyorlar. Dînî câmia ve mensupları bu yanlışların yaşandığı toplumun dışında değil ki! Onların bu olumsuzluklardan etkilenmemesi mümkün mü? Onlar da aynı sıkıntıları yaşıyorlar. Bugün herkes için iyi bir çevre, iyi bir arkadaş ortamı şarttır yoksa yanlış işleyen çarkın kurbânı olmaya hepimiz adayız. O sebeple büyükler boşa söylemiyorlar; ‘Sâlih ve sâdıklarla berâber olmak lâzım’ diye. Zira doğru insanlar doğru çevrede bulunurlar. Onlarla birliktelik günümüzde bir seçkinlik ve ayrıcalıktır bu hakikat asla unutulmamalı. İnşaALLAH hayâtımıza doğru yön veren insanlar hep yanı başımızda olsun. Hayırlı Cumâlar.

Bu yazı toplam 311 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum