1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. İlk Uçak İmal Eden Pilot Subayımız Ve
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

İlk Uçak İmal Eden Pilot Subayımız Ve

A+A-
Geçenlerde, yıllar evveli yurdumuz için elzem bir ihtiyaç olan“Uçak sanayii” ile ilgili konferans yapılmıştı.
Bu hususta ki yazımda; Yıllar öncesi başlanıp tökezleme de değil kaldırttırılan bu sanayi hakkında tarihi oluşumlardan dem vurmuştum.
(http://www.merhabahaber.com/Ahmet_Guldag+Alan_Yeri_Gundeme_Gelemeyen_Ucak_Sanayii_Ve_Bende_yazi5228.html)
***
Sadece Rahmetli Nuri Demirağ mı zorluklarla karşılaşmıştır? Hayır;
Ondan önce bir diğer zorluklarla Vecihi beyin atılımı da maalesef inkıtaa uğratılmış, Nuri Demirağ ise ikincisi olmuştur.
Gelin, bizi ilerleme safhasından alıkoyan iftihar duyacağımız çalışmaların dramlarını öğrenmenin faydası yok demeden…
Tarihteki geçmişlerimizi öğrenerek tekrarına sebebiyet verebileceklerin önüne geçile bilinmesiyle tekerrür etmemesi için bir nebzecik faydamız olsun derim.
Bakınız Konferansta konuşan Sayın Prof. Dr. Ahmet Nuri Yüksel bile halen ne diyor!
“…Nihayet bugünkü konumuz açısından, Konya, benim için, 25 senedir, Leyla’sını arayan Mecnun gibi, kapı kapı dolaşarak, ilgililere önemini anlatmaya çalıştığım; ama bir türlü anlatamadığım Uçak Yapımını…” demesi boşuna olmadığı ve hâlâ zihniyette devam oluştuğunun kanıtıdır.
Konferans sonu bakalım ne olacak? Çay içilip ayrılınılacak mı? Yoksa mecburen Devlet desteği ile başlamasına adım atılacak mı(ki dileğim o)? Göreceğiz herhalde…
***
Osmanlıdan itibaren son savaşlarda uçak savaşının öne çıkmaya başlamasıyla kurtuluş savaşımızda beyinlerine Uçak imalı fikri yerleşenlerden ilki Vecihi(Hürkuş) bey başlatmış ve tatbike geçeek başarmıştır ama sonuç? Oda ayrı işte!?
6 Ocak1896 daİstanbul'da doğan Vecihi beyI. Dünya Savaşındaki katılımı ve yararlanım sonu,Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girip Pilot Astsubay olarak mezun olur.
Birinci Dünya savaşı sırasında pilot brövesi alarak 7. Tayyare Bölüğü'nde Ruslara karşı harekâta katılarak başarılı keşif ve bombardıman uçuşları yapmış, bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus uçağını indirmiştir.
Tayyare Zabiti (subayı) Vecihi Bey uçak düşüren ilk Türk tayyarecidir.Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasından yüzerek İran üzerinden kaçarak yurduna dönmüş ve1918 yılı yaz başında Yeşilköy'de konuşlanmış bulunan 9. Harp Tayyare Bölüğü'nde görev almıştır.
Askerî görevli iken bile düşüncesini tatbikata geçirmek isteyen Vecihi Bey bir avcı uçağı tasarımı yapmışsa da bu projesi Mondros ateşkes anlaşmasının imzalanması ile yarım kalır.
Kurtuluş Savaşı'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü ve Sakarya savaşı sırasında çok başarılı keşif ve destek uçuşları yaptığı gibi bir Yunan uçağını da indirmiştir.
Böylece ilk uçak düşüren Türk kişiliği yanında, Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan pilot da o olmaktadır. İzmir (Gaziemir - Seydiköy) hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi de odur. 
***
Kurtuluş savaşı sonu kırmızı şeritli İstiklal Madalyası verilen Vecihi Beye, ayrıca TBMM tarafından üç kez Takdirname verilmiştir. Üç takdirname verilen tek kişidir.
Cumhuriyet kuruluş sonu İzmir'de tayyarecileri eğitmeye başlar. Bu arada Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir.
Başarısının karşılığı olarak uçağa "Vecihi" adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır.
İzmir Seydiköy Hava Mektebi'nde (bugünkü Gaziemir Hava Teknik Okullar Komutanlığı) uçak yapımı projesine devam eder.
1924'te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk Türk uçağını imal eder. 28 Ocak1925'de "VECİHİ K-VI"adını verdiği uçağını uçurur. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir!
Cezanın nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıyla, izin verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmış, bu yüzden de cezalandırılmıştır.
1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde“ilk Türk sivil uçağı” ama aslında ikinci uçağı VECİHİ K-XIV'ü imal eder.
İlk uçuşunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapar. Bu uçuştan sonra VECİHİ K-XIV ile önce Yeşilköy'e, sonra Ankara'ya uçurur.
İlk uçuşunda aldığından ağzı yanan Vecihi Bey, 14 Ekim 1930'da “Uçabilirlik”Sertifikası için zamanın İktisat Bakanlığına başvurur ama,“Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir” cevabını alınca beyninden vurulmuşa döner.
Bakanlıkta yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınamamasıyla uçağı sökerek demiryollarından kiraladığı vagonla Çekoslovakya’ya gönderir.
Uçak ve uçuş için tam rapor veren Çekoslovak’ yalı yetkililer 23 Nisan 1931günü bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini alır. Ve Çekoslovakya’dan Türkiye’ye 25 Nisan 1931’de uçarak gelir.
Uçağıyla, Atatürk döneminde THK için yurdun İl ve İlçelerinde gösteri uçuşları yapar. Konya’da Ankara yolu üzerindeki Aksaray kavşağı gerisinde bulunan 12 Km uzaktaki Tayyare binası ve alanında yapılan gösterilere halk tabanvayla gelip hınca hınç doldurmuştur.
İlk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu (Vecihi Sivil Tayyare Mektebi 1932) açmıştır. Okulda ilk Türk kadın pilotumuz Bedriye Gökmen ile birlikte 12 pilot yetiştirmiştir. İstanbul Kadıköy'de (Kalamış)İlk sivil uçağımız VECİHİ K-XIV, ilk eğitim ve spor uçağımız VECİHİ K-XV, 160 Beygirlik Mercedes uçak motorlu deniz kızağı VECİHİ SK-X üretilmiştir. Nuri (Demirağ) Bey, bir tayyare yapımı için 5000 TL vermiş, böylece 1933’de Vecihi Bey tarafından “NURİ BEY” adı verilen VECİHİ K-XVI kabin uçağını imal etmiştir.
Türk Havacılık tarihinin en üretken ve girişimci kişilerinden olan Vecihi Hürkuş Ata’nın vefatı sonu Demirağ gibi sonuçlarla karşılaşıp üzüntüsünden rahatsızlanmış ve AnkaraGATA Hastanesi'nde16 Temmuz1969 de vefat etmiştir.
İşte geçmiş zamanın Uçak yanında diğer sanayii de baltalayan zihniyet ten 2,5 beygir gücü üzeri motorla çalışan makinalar için varlık vergisi dolayısıyla bendenizde İsviçre’den beş beygir gücü ile çalışan Marangoz makinasını getirtememiş ilerleyememiştim.
Konferansta da belirtildiği gibi teknik yani imal sanatını havi eleman yokluğu anlatılırken…
Dünkü subaylarımız savaşta iken bile nelerle uğraşırken…
Hâlâ Meslek okullarının önünü kesmek isteyen zihniyetin devamı ibret vericidir!
Bunları bil(e)meyen, bize göre yeni nesil, eski neslin ne vaatte bulunsalar da inanamadıklarından oy vermediği temel partinin nasıl olduğunu anlayamazlar.
Anlayana sivrisinek Saz…
***
Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileğimle…
***
Kaynaklar:
* Vecihi Hürkuş, Havalarda, 1915-1925, İstanbul, Kanaat Kitabevi, 1942.
* Vecihi Hürkuş, Bir Tayyarecinin Anıları: Yaşantı, İstanbul, YKY, 2000 ISBN 978 9 75 080219 5[2]
* Mehmet Gürbüz Gürer, Vecihi Hürkuş "Göklerin Korkusuz Adamı", İstanbul, 2001.
* M. Bahattin Adigüzel, Türk Havaciliğinda İz Birakanlar, Ankara, 2001.
* Vecihi Hürkuş, Havada, 1915-1925, ISBN: 978-605-5816-00-1 İstanbul 2008, Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği Yayını No:1,
* Mehmet Gürbüz Gürer, Vecihi Hürkuş "Göklerin Korkusuz Adamı" ISBN: 978-605-5816-01-8, İstanbul, 2008 2.Basım Tayyareci Vecihi Hürkuş Müzesi Derneği Yayını No:2
* Sunay Akın-Ay Hırsızı ( Veçihi Hürkuş)
Bu yazı toplam 4354 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.