Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

İlk ben yaptım

A+A-

Bundan önceki iki yazımızda mealler ve özellikle de ortak akılla yazılamayacak mealler hakkında yazmıştık.

Kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Önce şu hususta yani “KUR’AN MEALİ KUR’AN DEĞİLDİR” fikrinde anlaşılması gerek.

Peşin peşin bu ortak fikirde anlaşılmadığı sürece ortak akılla bir meal yazmak mümkün olmayacaktır.

İkinci anlaşılacak husus ise “EN DOĞRU MEAL BENİM MEALİMDİR” fikrinden vazgeçilmesi gerektiğidir.

Yoksa Ehli Sünnet Müslümanları dinlerini bölük bölük etmekle ve kendi içlerinde sadece bir mealin okunmasını istemekle suçlayan ortak akıl sahipleri nasıl anlaşacaklar.

Bir kez daha tekrarlamakta fayda var.

Biz Türkiye’de bu günkü kerameti kendilerinden menkul sahte dini otoriteler var olduğu müddetçe meallerin birleştirilmesi gibi bir durumun olmayacağı/olamayacağına dair inancımızı koruyoruz.

Kimse kimseyi kandırmaya kalkışmasın diyerek bu konudaki temel engelleyici şartları sıralayalım.

Kur’an-ı Kerim’i Hz. Rasulullah’ın (sav) ve sünnetin rehberliğinde mi okumayanlar yazacakları mealleri

- Ya Hint Asya ekolünün İngiliz uşağı Fazlurrahman’dan

-Ya Yahudi müsteşrik Goldziher’den

-Ya kendinin resul olduğunu iddia eden Reşat Halife ve takipçilerinden

- Ya başka bir sapkın olan Mirza Gulam’dan

-Ya esas gayesi İslam’ı yok etmek için pozitivist ve egzistansiyalist düşünceyle kurulmuş bulunan Üniversitelerden öğrendikleri bilgilerden

-Ya da belki sadece bizim ülkemize mahsus İLK BEN BULDUM aklı evvelliğini marifet sayan hocalarından öğrendikleri bilgiler ile mi yazmaya devam edecekler?

Çünkü bu güne kadar Müslümanları cemaatleşmekle suçlayanlar bu düşüncelerle etraflarına topladıkları ile cemaatleştiler ve maişetlerini bu düşünceler vasıtası ile sağladılar.

Örnek mi istiyorsunuz?

Önceki yazımızda yazdık ama tekrarlamakta fayda var.

Kur’an’da geçen Salat kelimesini her gördükleri yerde destek, dua veya bağlılık olarak tercüme edenler Salatı Namaz olarak tercüme edenlerle hangi ortak noktada buluşacaklar?

Ya da Hz. Rasulullah’ın (sav) 23 yıla yaklaşan Risalet döneminde sürekli olarak sahabelerine (ra) Kur’an’da geçen onca Salat kelimesi doğrultusunda Medine’de hatta savaş halinde bile cemaatle namaz kıldırdığını tarihi bilgi olarak kabul edenler “Kur’an’da Namaz yoktur” diyenlerle hangi ortak akılda bulaşabileceklerdir.

Mesele sadece Salat/Namaz meselesi de değildir.

Bu konudaki bir diğer örnek İnsanın yaratıldıktan sonra amelleri neticesinde salih amelle yükselebileceği kadar kötü amelle aşağıların aşağısına indirilebileceği ile ilgili hükümler içeren Tin Suresinin 4 ve 5. Ayetlerinin ortak akılla yapılacak mealde tercümesinin nasıl yapılabileceğidir.

Ortak akılda yer alacağı varsayılan bir kısım mealci tarafından anılan Ayeti Kerimeleri “Ant olsun ki, insanı en güzel kıvamda yarattık, sonra da onu aşağıların aşağısına koyduk'' şeklinde tercüme ederken aklı evvelin birisinin çıkıp kendi mealinde yazdığı şekil olan “Andolsun ki insanı en güzel kıvamda yarattık, sonra onu yolun başına koyduk” diye meal yaparsa ne diyecekler.

Çünkü diğerleri Tin Suresi 4 ve 5. Ayetlerinin böyle tercüme edildiğini kabul ettiklerini varsayacak olsak bile hemen takip eden 6. Ayeti de işin içine kattıktan sonra ortaya çıkan 4,5 ve 6. Ayetlerin toplu mealini "Andolsun ki insanı en güzel kıvamda yarattık, sonra onu yolun başına koyduk ancak iman edip salih amel işleyenler hariç" şekliyle nasıl kabul edeceklerdir.

Kur’an-ı Kerim’de Namaz anlamına gelen Salat kelimesindeki yanlış tercümeden sonra “Esfeli Safilin” kelimesin yolun başı olarak tercüme etmenin ne anlama geleceğini görmek için aynı ifadelerin geçtiği Tin Suresinin 5. Ayetinden başka Nisa Suresinin 145, Saffat Suresinin 98 ile Fussilet Suresinin 29. Ayetlerine nasıl mana vereceklerini görmeye değer.

İnşaallah bu ve bunun gibi fahiş derecedeki yanlışlar bu güne kadar meali Kur’an zannedenlerin Meallerin Kur’an-ı Kerim olmadığını, olsa olsa Kur’an’ın anlaşılabilmesi için sadece sınırlı bilgilere sahip olan kişilerin yaptıkları bir tercüme olduğu konusunda bir kere daha düşünmelerine yol açar.

Dini konularda “İLK BEN BULDUM” demenin yol açacağı tehlikeler sadece bu ayetlerle sınırlı da değildir.

Bu yazı toplam 1356 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum