1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. II. Meşrutiyet Yıllarında ki Seçimler
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

II. Meşrutiyet Yıllarında ki Seçimler

A+A-

Osmanlı devrinde Meşrutiyet ilanı ile başlayan ve “Halk İradesi”ne geçiş ile Meb’usan Meclisi seçimlerinin hiç de amacına ulaşamadığını…

Halkın bizzat seçmesi yerine “Âyan Meclisi” Sultan tarafından, “Meclis-i Umumî” ise halk yerine vilayet yetkililerinin iradesi ile tayin oluşmuş.

Bu oluşumun halk iradesine ulaşılamamış olduğunu önceki yazım da izledik.

***

İki defa demokrasi dışı yapılan ve sözde seçimle oluşan Hükümet ve Meclis üyelerinin yanlış hareket ve kararlarının da sebebiyet verdiği belirtilen.

93 Balkan harbindeki gerileme durumunu öne süren Sultan II. Abdülhamid.

Gizli bir âdem-i liyakat ithamı içerikliği öne sürerek ve Padişah yetkisini kullanarak.   

“Meclis-i Umumî” ve “Âyan Meclisi”ni süresiz tatil etmiş ve idareyi 29 yıla yakın hâkimiyeti altında devam ettirmiş.

Bu zaman Osmanlı devletinin içinde ayağa kalmaya başladığı, borçlardan kurtulduğu, bayındırlık ve eğitim ilerlemesi yanında yeni ve Avrupai ilerlemelerin içerikliklerinin başlamasıyla.

Bundan tedirgin olan karşıt devletlerin mensubu ve bilhassa Mason teşkilatları Rusya’da ki 1905 devrim olayını da esinlettirerek karışıklık çıkarma işlemini yeniden ele almışlar.

Osmanlı padişahına karşı muhalefet meydana getirmek için Anadolu ve burada bulunan Kürdistan denilen kısmındaki tebaayı kendilerine çekemeyince.

Rumeli vilayetinde ve bu vilayetin başkenti olan Selanik'teki askeri birlikler ile birinci Meclis döneminde kaçan Jön Türkler ile…

Avrupa'daki muhalif aydınlar arasında gelişen devrimci örgütler, imparatorluk çapında özellikle yüksek okul öğrencileri ve askeri birlikler içinde kendilerine taraftar bulabilmiş ve en güçlü muhalefet odaklarını meydana getirmişler.

Bu yıllar ki 1903'ten beri balkanlarda ki ayaklanmalar ve Makedonya İsyanı'nı bastırma mücadelesi içinde yer alan birliklerin içinde bulunanların bir kısmı.

Bulgar ve Makedon devrim örgütlerinin örgütlenme ve mücadele biçimlerinden etkilenmiş,.

Bunlar diğer yurt dışındaki devrimcilerle de irtibat kurarak 1907’de “Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti” adı altında birleşmişler.

***

Tarihi olayları bu konu içine almadan belirteyim ki iç ve dışta yapılan şiddetli muhalefet sonu 24 Temmuz 1908'de meşrutiyeti yeniden başlatmakla devamı sağlanmış.

Padişahın, mecburiyet karşısı ve isteğiyle Kanun-ı Esasi'yi yeniden yürürlüğe konulmuş. 

"Hürriyetin İlanı" olarak adlandırılan bu olay, bütün yurtta olağanüstü sevinç gösterileriyle karşılanmış.

14 yıl devam eden bu dönem de Osmanlı halkı, parlamenter demokrasi(!), seçim(!), siyasi parti, askeri darbe ve diktatörlük olgularıyla tanışmış,

Balkan ve Birinci Dünya Savaşı içinde de yaşanan bu dönem de, 600 yıllık imparatorluğun dağılmasına da tanık oluyoruz.

***

Bu devrin ilk seçimi olan 1908 seçimlerinin, siyasi partisiz veya gizli tek parti değil, çok partili olarak yapıldığı görülmekte.

Anadolu vilayetlerinde nasıl bir seçim sistemi ile yapıldığı kayıtlarına rastlanmamakla beraber İstanbul’da başlayan seçim faaliyetlerinin CNN Türk’te yayınlanan Sayın Prof. Mehmet Ö. Alkan’ın sunduğu resim ve kamera görüntülerine bakıldığında.

Hayli silindir şapkalı gayrimüslim ve belki Türk aydınların daha çok görüldüğü propaganda mitinglerinde hayli kalabalık sağlanmış.

Seçmenlerin kim ve nasıl oy kullandığı tespit edilemeyen, kasım ve aralık ayları olarak neden iki ay sürdüğü anlaşılamayan seçim de.

Rum, Ermeni, Bulgar menşe’li vatandaşlar (azınlıklar), Müslüman çoğunluğun aleyhinde ittifak ederek İttihat ve Terakki Cemiyetine karşı bir cephe oluşturmuş..

Seçimlerin ardından oluşan 300 vekilin girdiği yeni Meclis-i Mebusan 17 Aralık 1908'de Padişah adına Umumî kâtip tarafından okunan açılış konuşması ile çalışmalarına başlamış.

***

1911 ara seçimi arkasından 1912’de ki genel seçimlere yeni kurulan “Hürriyet ve İtilaf Fıkrası” da iştirak etmişse de bu seçim çok olaylı olup sıkıyönetim altında ki istifade ile 1909 Aralık ayında resmileşen “İttihat ve Terakki Fıkrası”nın baskısı altında geçmiş.

 Tarafların birbirlerini sopalarla dövmeleri oluşmuş. Bu bakımdan bu seçimin adı “dayaklı ve sopalı seçimler” olarak geçmekte.

Bu seçimin de azınlıkların ittifakının dağıldığı izlenmekte. İkiye bölünen Ermeniler, Hınçaklar diğer azınlıklar Hürriyet ve İtilâfa, Taşnaklar ise İttihat ve Terakki Fırkasına dahil olup destek vermişler. Yahudiler ise İttihat ve Terakkiyi desteklemişler.

Bu meclisin de ömrü uzun olmamış, birçok olaylar neticesi iki buçuk ay sonra feshedilmiş.

Daha sonra ki seçimleri gelecek yazımda okuruz inşallah.

***

Sağlık ve esenlik içinde yaşam dileğimle… 
Bu yazı toplam 2960 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.