Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

İftarlık

A+A-

On bir ayın sultanı Ramazan ayındayız.

Günler uzun, havalar sıcak ama maşallah gönüllerimiz çok hoş.

Sıcak başıma vurdu, canım çok sıkkın diyen yok.

Gündem: yardımlaşma, dayanışma ve hoşgörü.

Paylaşmayı ısrarla konuşmaya, hatta hayata geçirmeye başladık.

Milyonlarca insan aynı anda bir kase çorbaya kaşık sallıyor.

Hem sabrediyor, hem şükrediyor.

İftar sofraları bereket sevgi ve muhabbet kaynatıyor.

Güler yüz sadaka diyorduk,  bu günlerde görür olduk.

Herkes bir birine hakkı tavsiye ediyor.

Kar-zarar hesabı, haram ile helalle birlikte cennet cehennem ekseninde yer tuttu.

Gerçek hesapta bu değil mi?

Helal ticarete tamam.

Ziyaretler niye yok edildi?

Niye hep geri plana itildi?

Ramazan ayı da gelmese, bizi biz yapan değerlerimiz asimile olup gidiyor.

Hatta gözümüzün içine baka, baka eriyor.

On bir ayın sonunda bir fren geliyor. Bize hayatı, bu dünyanın önemini tekrar anlatıyor.

Değerlerimizi tekrar hatırlatıyor.

Çok şükür.

Ramazan ayı Müslümanlara sultanlığını yapıyor.

Ben bu sultanın tebası olmaktan çok mutluyum.

Cenabı Allah tuttuğumuz orucumuzu, kıldığımız namazlarımızı kabul etsin.

Amin.

Bugünkü yazımızı Mesneviden bir hikaye ile tamamlayalım.

Bir gün padişah iki tane köle satın aldı. Kölelerden biri çok temiz yüzlü inci dişli biriydi, nefesi gül gibi kokuyordu. Diğeri oldukça çirkindi, dişleri çürümüş ağzı kokuyordu.

    Padişah o güzel yüzlü köleye ihsanlarda bulunarak onu hamama gönderdi. Dişleri çürümüş ağzı kokan köleyi yanına çağırdı. Kendini çok beğendiğini fakat arkadaşının kendisi hakkında çok kötü şeyler söylediğini belirterek, onun da arkadaşının kötü huylarını söylemesini istedi. Fakat köle arkadaşına toz kondurmadı hep onu övücü sözler söyledi. Padişah ne yaptıysa bir türlü o köleye arkadaşı hakkında kötü bir söz söyletemedi.

    Nihayet ikinci köle hamamdan geldi. Padişah onu da sınamak için huzuruna çağırdı. Onu övücü sözler söyledi.

    “Sıhhatler olsun ne kadar zarif ve latif olmuşsun. Keşke öbür kölenin sayıp döktüğü kötü huyların da olmasa ne olurdu.” dedi ve onu da diğer köle gibi denemek istedi.

    Bunun üzerine köle kızdı, köpürdü ve arkadaşı hakkında kötü şeyler sayıp dökmeye başladı.

    Biraz konuştuktan, arkadaşının kötülüklerinden bahsettikten sonra padişah onu susturdu:

    – “Yeter artık ikinizin de özünü, aslını anladım, onun ağzı kokuyor, senin ise için kokmuş, bundan sonra sen o doğru sözlü ve güzel huylu kölenin emrindesin haydi git.” dedi.

  • Güzel ve iyi yüz, kötü huyla birlikte olursa bir kalp akça bile etmez.

Hepimize hayırlı iftarlar.

Haftaya görüşmek dileğiyle Allah’a emanet olun.

Bu yazı toplam 6361 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.