1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. İBRETLİK BİR DURUM
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

İBRETLİK BİR DURUM

A+A-

GÜNÜN SÖZÜ

Çok uzağı gören göz, yolundaki tuzağı göremiyorsa neyleyim…

 

ŞEHİRDEN

İBRETLİK BİR DURUM

 

Konya Televizyon ekibi olarak AKP’nin Konya İl Başkanı Faruk Dügen’in daveti üzerine Konya Seçim Koordinasyon Merkezi’ne biraz gecikmeyle gittik.

Gecikme hoş karşılanmayan bir davranış biçimi. Ancak bazen elinizde olmayan bir sebep yüzünden gecikebiliyorsunuz.

Hep derim.

Bu aralar yoğunluk yüzünden bazen konuları geç kaleme alıyoruz diye.

Bu yazı da o türden.

Kahvaltılı bir toplantıydı. Selamlaştık, tokalaştık kahvaltı masasına geçtik.

İl Başkanı Dügen toplantının konusu ve seçim çalışmaları ile ilgili kısa bir açıklama yaptı.

Ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek konuştu.

Toplantının sonunda İl Başkanının ‘Bir çay içelim’ ricası üzerine odasında biraz sohbet ettik.

Sohbetin ana konusunu AKP’de belediye başkan aday adaylığı sürecinde yaşanan gelişmeler oluşturdu.

Bizim bazı sorularımız karşısında Dügen şöyle bir cevap verdi: “Partinize Belediye Başkanlığı, İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeliği konusunda müracaat fazla olunca tercih konusunda bazı arkadaşlarınızı gücendirmek durumunda kalıyorsunuz. Herkese görev verilmediği için bu durum da doğal karşılanmalı.”

Dügen bu cevabında kendi penceresinden çok haklı.

Ama size siyasetten bir örnek vereyim.

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’la birlikte 1984 yılından itibaren siyaset sahnesine damga vuran ANAP’a bir bakın.

Önce şu gerçeği unutmayalım. Her dönem hükümette olan bir partiye adaylık konusunda büyük ilgi olur.

İşsizlik var, tayin terfi beklentisi var. İş adamlarının sıkıntısı var.

Herkes buradan bir umut bekler.

Gelişmekte olan ülkelerde de bu gayet normal.

Ama tercihler iyi ve doğru olmalı.

ANAP’ı örnek verdim.

1984’ten sonra 2 binli yıllara kadar hükümette olmayı başaran ANAP’ın il ve ilçe teşkilatları dolup, dolup taşardı.

İnsanların çoğunluğu seçim dönemlerinde bu partide adaylık için yarışırdı.

Sanırsınız ki herkes ANAP’lıydı.

Ama şimdi bir bakın.

ANAP Konya’da var mı yok mu?

Hani kudretli milletvekilleri nerede?

Bakan olan isimleri nerede?

ANAP sayesinde ticari ilişkilerini düzelten ve çok iyi para kazanan iş adamları nerede?

Orada siyaset yapanlar nerede?

Bir çoğu AKP’de.

Çünkü imkan var. Veya umut var.

Seçimlere gidiliyor ve ANAP’ın Konya da Büyükşehir adayı yok.

Teşkilatı ise sessizliğe terkedilmiş.

Sabahtan akşama kadar ANAP teşkilatlarında arz-ı endam edenlerin çoğu AKP’ye kaymış.

Orada bir yoğunluk oluşturmuş.

Bu görüntü siyasette ibret vermiyor mu?

Zamanında yapılan tercihlerin acı sonucunu gösteren bir durum değil mi?

Biz siyasetçi değiliz, olayları içimizde tutamayız.

Gördüğümüzü söyleriz.

Anlayana.

 

ŞANLI TARİHİMİZDEN

ÇANAKKALE DESTANI

 

Tramvayda bir Üniversite öğrencisi koltukta yüzünü cama dönmüş vaziyette cep telefonu ile oynayarak yolculuk ettiği sırada ayakta durmak zorunda kalan yaşlı bir amcanın bu öğrenci gence söyledikleri aklıma geldi.

Yavrum sen kaç yaşındasın?

Her halde 20 yoksun.

Ben 70’in üzerindeyim ama bana bir bak.

Sen 20 yoksun. Kıvrılmış büzüşmüş bir halde duruyorsun, ben ise 70’in üzerinde dimdik ayaktayım.

Bin 514 Çaldıran Zaferi.

Bin 453 İstanbul’un Fethi.

1915 Çanakkale Destanı.

Ardından 1919 Milli Mücadele.

1922 İstiklal Harbi.

1923 Türkiye Cumhuriyeti Destanı.

1974 Kıbrıs harikası.

Bu devlet tarihin altın sayfalarında destanlar yazan evlatlarının sayesinde dimdik ayakta.

İç kurdu gibi zarar vermek yerine yeter ki gücümüzü bilelim.

 

FIKRALADAN SEÇMELER

İYİLİK YAPTILAR

 

Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu:

Bakın çocuklar, dedi. Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara, yaşlılara, muhtaçlara, sabah okula geldiğiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı?

Ertesi sabah Oymak beyi çocukları toplayıp sordu:

Söyleyin bakalım. Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?

Bütün çocuklar, hep bir ağızdan:

Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçişine yardım ettik efendim.

Adamcağız şaşırdı:

Hepiniz mi?

Evet efendim, hepimiz birden.

Neden?

Çocuklardan biri cevap verdi:

Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim! 
Bu yazı toplam 4107 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.