Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

HZ. MERYEM

A+A-

Yüce kitabımız Kuran ı Kerim’de ismi geçen ve kendisi adına sure inmiş olan Hz Meryem

Hem bir Peygamber kızı aynı zamanda bir peygamber annesi

Hatta tin suresinde hitaben ahseni takvim en güzel yaradılışla yaratılan hitabına mazhar olmuştur.

Günümüz bazı inanışlarında yalnızca Hıristiyanları temsil ettiği düşünülür ki bu da Kuran’ın yeterince okunmadığı okunuyor ise de hakikati anlaşılamadığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Bu gün hala Hıristiyanların Hac zamanı ziyaret edilen kabri İzmir Selçuk'tadır.

Maalesef ki bu sebeple Müslümanlar o makamı ziyaret etmekten çekinmekteler

İsa AS annesinin ve Kur'an'da övgüsü anlatılan Hz Meryem öncelikle biz Müslümanların çokça sevmesi ve ziyaret etmesi gereken bir makamdır.

Yüce kitabımızda Peygamberlerin kıssaları anlatılır.

Evet bunlar örnek alınması için ve yol haritasını anlatır Rabbimize doğru olan bu dikenli yolda geçeceğimiz güzergahlardır.

Bir insan ben 'Rabbe sevgili olmak O'na kul olmak istiyorum' diyorsa bu kıssaları iyi anlamalı tefekkür edebilmeli örneğin İbrahim (AS)'e hitaben sevgili Peygamberimiz Muhammed (SAV) atam İbrahim diye anlatmış.

Tevhidin atasıdır makamı Tevhiddir.

Bu başlangıç olursa müminlik yolunda, sırasıyla gelen Nebilerin halleri imtihanları ve kurtuluş yolları takip edilmeli ve en son Muhammed-i bir makam vardır ki ne güzeldir o makam ulaşılabilinsin.

Şimdi bu kıssaların içerisinde yine Hz. Meryem kıssası var yani bir müminin hayatında demek ki çok önem arz ediyor ki Yüce Yaratıcı bunu belirtmiş

Günümüzün İslam adına temel sorunlarından biri olan cemaat ve tarikatlar.

Şu an hepsinin ayrı giyim tarzı sakalı sarığı bıyığı camisi dergahı vs bulunmak da.

Peki bu ayrışma neden hani asıl gaye Allah ve Resulüne ulaştırmaktı?

Bir araya gelemeyen bu gruplar nasıl olur da insanları ümmetlik çatısı altında toplayabilir?

Elbette ayrışmalara sebep olmuşlardır

Neden hiçbir grup lideri veya temsilcileri bu zamana kadar Hz,Meryem in kabrini ziyaret edemediler ?

Bu sorunun cevabını başta vermiştik, Kur'an’ı anlamak yaşamak tefekkür etmek eksikliği sanıyorum.

Amentü esaslarında tüm Peygamberlere kitaplara iman ettik diyoruz bunun ispatı gerekmez mi?

Allah indinde tek din İslam’dır. Önceki dinlerde Tevhid üzere gelmiştir ama ümmetlerin azgınlıkları nedeniyle Rabbimiz yine başka bir kitap ve Nebi göndermiştir.

Yakın bir zaman önce sosyal medya hesabımda şuna benzer bir yazı paylaşmıştım.

Türkiye'deki tüm din grupları cemaatler bir araya gelse maddi ve manevi güç ve ilimlerini birleştirse ve insanları yeniden Ümmetlik çatısı altına toplasalar diye

Hiç ses çıkmadı.

Şu an iletişim ve teknoloji çağındayız artık insanlar istediği zaman dünyanın diğer ucunda olan biriyle çok kolay iletişim kurabiliyor yani demem o ki illa bir yerlere gidip oralardan medet beklemelerine gerek kalmadı.

Hatalar işlemiş bir kul çok zahmete girmeden ama  samimice Rabbine tövbe edebilir.

El Tevvab değil mi O Allah CC.

Bize şah damarımızdan yakın olan Rabbimizi bırakıp bir sürü zahmete girip kendiside yaratılmış ve aciz olanlara ne diye umutlarımızı bağlayalım.

Günün beş vakti namazda ki her bir rekatta söyleyip ahitleştiğimiz Fatiha'nın şu ayeti ne diyor

"Yalnız sana ibadet eder ve yalnız sen den yardım dileriz"

Aslında günümüzün bu eksi halleri yalnızca umudu Rabbimize değil de insanlara bağlamadan kaynaklanıyor.

Şimdi buradan davet olsun sizlerde gidin o güzel makama Hz. Meryem’e ziyaret edin hediyelerle

Hıristiyanlara ait değil yalnızca ki gerçek inancı gerçek Tevhidi oradan dünyaya duyuralım

Belli bir kabın içerisine sığdırmak İslam’ı yani Kuranı ona en büyük hakaret olur .

Dünya zulmün pençesinde inliyor yalan dört bir yanı sarmış.

Kullar kullardan medet diler olmuş.

Duyan duyduğunu gören gördüğünü gizler olmuş.

Bu meydan erler meydanı.

Dikensiz gül koku vermez  birlik dirlik ve Tevhit zamanı ümmeti fitneye düşürenlerle bedirdeki gibi savaş zamanı.

Bu algı toplumları ve kardeşleri yalnızca bir arada tutar kenetlenmeyi ve güçlenmeyi tetikler. Yoksa hani Kur'an'da anlatılan o üç kişi vardı savaştan geri kalmışlardı da kendilerini keder sarmıştı pişmanlıklarından dünya başlarına yığılmıştı.

Demek ki mallarıyla canlarıyla her daim nefisleriyle batıl ile savaşanlar mutlaka Rabbin rızasına varanlar olacaktır.

 

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.