1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Hilal ve haç referandumu
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Hilal ve haç referandumu

A+A-

Bu ülkede her seçimde vatandaşın önüne seçim sandığı konulmadan önce iktidar partisi tarafından muhayyel bir düşman konulup propaganda dönemini o düşmanlık üzerinden yürütmek adet haline geldi. 

Sadece seçimle kalmayan bu sandık stratejisi maalesef 16 Nisan anayasa referandumunda iyiden iyiye tavan yaptı. 

Anayasa referandumu için önce millet evet-hayır kampına bölündü ve sonrasında her iki kampın önüne birer düşman yerleştirildi. 

Evet diyenler için ilk düşman kitle hayır diyen ya da siyasi bir manevra ile hayır diyenlerle aynı safta olan vatan hainleriydi. 

Hayır diyenler için ise memleketi satan evet çiler. 

Kampanya bu minval üzere devam ederken bu defa Almanya ve Hollanda nın bilerek veya bilmeyerek(!) yaptığı iki hamle evetçi kampın düşman adresinin yön değiştirmesine sebep oldu. 

Bu sefer günlerce Avrupalı düşmanlarımız(!) olan gâvurlar üzerinden mührün tercih pusulasına nasıl vurulması gerektiği üzerinden bir kampanya yapılır oldu. 

Sonraki hafta Saadet Partisinden CHP ye yapılan ziyaret üzerinden hayli aşağılayıcı propagandalar ve akıllarına gelen her kelime ile hakaretler yapıldı. 

Ama kendi partilerinin, partililerinin CHP nin hayır çadırlarına hatta PKK partisi olarak kabul edilen HDP teşkilatlarına yaptıkları ziyaretler karşısında sus pus olundu. 

Bir adım daha ileri gidilerek sorulan Cumhurbaşkanına helal olan neden Saadet partililere haram sorusunun bir türlü cevabı alınamadı. 

Ya da seçim dönemlerinde benzer her bir olayda kendi partisine farklı partilere farklı tepki verenlerin durumu Saadet Partisi'ne gelince "şeriat", AKP'ye gelince "Kopenhag Kriterleri" uygulayanların durumunu daha belirgin hale getirmiş oldu. 

Ne olduysa oldu ve aynı hafta propagandalarda bir yumuşama hissedilir gibi oldu. 

Ama onunda geçici olduğu bir gün sonra anlaşıldı. 

Bütün bu hengâme içinde kadim dostumuz(!) T.C. pasaportlu Mesut Barzani'nin lideri olduğu Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) Birlik inisiyatifinin referandum için evet kampanyası ile aynı aşiretin Kerkük’e kürt bayrağı dikmesi doğru dürüst gündeme bile gelmedi. 

Gündeme gelmeyen bir başka önemli konu ise sayıları 1.5 Milyarı aşan Müslümanlar yeryüzünde ümmet şuuru(!) ile gezerlerken Amerika’nın Suriye’ye müdahalesini beklemelerinin de ne kadar acı bir gerçek olduğu gündeme gelmedi veya getirilmedi. 

Irak’ta bebeklerin Bağdat sokaklarında köpeklere parçalatıldığını ve 200 bin Irak’lı kadının iffetine tasallut eden ABD'lilerin Suriye’de kadın ve çocukları kurtarmalarını beklemek olsa olsa ancak safdillik olur. 

Referandumu bu ülke içindeki insanları birbirine karşı kışkırtmak suretiyle işin içine ABD ve AB yi de katarak bir hilal haç savaşı olarak göstermek isteyenlerin Suriye konusunda Amerika’nın saldırılarından medet umar hale gelmelerinin nasıl büyük bir zillet olduğunu görmemeleri çok enteresandır. 

Bir başka enteresan konu ise 2010 referandumu ile oluşturulan tarafsız(!) ve bağımsız(!) FETÖ yargısını görenlerin bu referandum ile oluşturulmak istenen tarafsız ve bağımsız yargının ikincisinden büyük beklentilerinin olmasıdır. 

Bu yazı toplam 456 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.