Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Hikaye bu

A+A-

Biz hep birbirimizle uğraşır zaman aleyhimize akarken, batılılar kurumsal yapıları organize ederek teknolojik gelişmeleri rahatlıkla başarabiliyorlar.

Bizim bu halimiz hikayelere bile yansımış.

Sadece birisini sizinle paylaşayım.

xxxxxxxxxxx

Bir çölde dört ayrı hapishane varmış. Bunlardan birisinde de Türkler kalırmış.

Gardiyanların hepsi de Amerikalıymış.

Türklerin dışında birinde İngilizler, diğerinde Almanlar, dördüncüsünde de karışık batılılar kalırmış.

Hapishanenin yüksek duvarlarının üstünde de üçer kişilik görevli varmış. Bunların görevi  duvardan aşmaya çalışanların kafasına vurarak aşağı düşürmekmiş.

Ancak Türklerin kaldığı hapishanenin duvarının üstünde kimse yokmuş.

Sorduklarında; “Bunlar önce bir birine yardım eder. Ama duvardan aşacak hale gelenin de ayağından çekerek düşürür.Onun için buraya görevlendirmeye gerek yok. Eğer görevli olursa o zaman birden birleşir ve duvarları yıkıp çıkarlar.” şeklinde cevap verirlermiş.

Bizi ne güzel analiz etmişler değil mi?

Bir de Osmanlı döneminden bir hikaye paylaşayım.

Murat Han (III. Murat) o gün telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer.
Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: 
- Hayrola efendim canınızı sıkan bir şey mi var? 
- Akşam garip bir rüya gördüm. 
- Hayırdır inşaallah. 
- Hazırlan dışarı çıkıyoruz. 
Ve iki molla kılığında çıkarlar yola.Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd'a çıkarlar, dönerler Vefa'ya. Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar 'Kimdir bu?' Ahali 'Aman hocam hiç bulaşma' derler 'ayyaşın biri işte!' 
- Nerden biliyorsunuz?  Kırk yıllık komşumuz. 
Bir başkası tafsilata girer. 'Biliyor musunuz?' der 'Aslında iyi sanatkârdır. Azaplar çarşısında çalışır nalının hasını yapar. Ancak kazandıklarını içkiye fuhşa harcar. Hem şişe, şişe şarap taşır evine hem nerede namlı mimli kadın varsa takar peşine' Hele yaşlının biri çok öfkelidir. 'İsterseniz komşulara sorun' der 'Sorun bakalım onu bir kere olsun cemaatte gören olmuş mu?' Hasılı mahalleli döner ardını gider. Bizim tebdil-i kıyafet mollalar kalırlar mı ortada. Tam Vezir de toparlanıyordur ki padişah önünü keser. 
- Nereye? 
- Bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım. 
- Millet bu çeker gider. Ama biz gidemeyiz. Öyle veya böyle tebamızdır. Defnini tamamlasak gerek. 
- Mollalığa devam. Naaşı kaldırmalıyız en azından. 
- Yapmayın sultanım bunun yıkanması paklanması var.
- Merak etme ben beceririm. Haydi yüklenelim. 
Ve gelirler camiye. Siyavuş Paşa sağa sola koşturur kefen tabut bulur. Padişah bakır kazanları vurur ocağa. Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar ki naaş ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü şakilere benzemez. Hem mânâlı bir tebessüm okunur dudaklarında. 

'BİZİM EFENDİ BİR ALEMDİ' 
Padişah cenazenin yakınlarını bulmak için maceranın başladığı noktaya koşar ve evini bulur. Kapıyı yaşlı bir kadın açar. 'Hakkını helal et evladım' der 'Belli ki çok yorulmuşsun.' Neden sonra silkinip çıkar hayal dünyasından. 'Biliyor musun oğlum?' diye dertli, dertli söylenir 'Bizim efendi bir âlemdi vesselâm. Akşamlara kadar nalın yapar ama birinin elinde şarap şişesi görmesin elindekini avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya.' 
- Niye? 
- Ümmet-i Muhammed içmesin diye. 
'Sen böyle, böyle yapıyorsun ama komşular kötü belleyecek. İnan cenazen kalacak ortada'. 
diye söylenirdim.
- 'Kimseye zahmetim olmasın!' deyip mezarını kazdı bahçeye. Ama ben üsteledim. 'İş mezarla bitiyor mu?' dedim. 'Seni kim yıkasın kim kaldırsın? 
- Peki o ne dedi? 
- Önce uzun, uzun güldü sonra 'Allah büyüktür hatun' dedi.

 'Hem padişahın işi ne?'

 

Rahmetli Abdurrahim Karakoç ne de güzel söylemiş:

Gölgesinde otur amma                    

Yaprak senden incinmesin
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin

 

Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana

Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin

 

Ümmeti Muhammedin bir birini incitmeyeceği duası ile haftaya görüşelim inşallah.

Bu yazı toplam 4897 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.