1. YAZARLAR

  2. Sabit Horasan

  3. Hatalar ve gerçekler
Sabit Horasan

Sabit Horasan

PENCERE
Yazarın Tüm Yazıları >

Hatalar ve gerçekler

A+A-

Torku Konyaspor ile şampiyon adayı Galatasaray arasında Cumartesi akşamı oynanan maçtaki futbolun sonucu bu olmamalıydı.

Dahası, her iki takımın sergilediği futbolla sonuç tam bir tezat oluşturdu..

Doğrusu, Konyaspor çok iyi oynadığı için değil ama, rakibin performansını da göz önüne alacak olursak farklı yenilgiyi hiç hak etmedi.

Maçın başında, her ne kadar Bajiç ve Vedat zorunlu olarak ilk 11’de olsalar da, Konyaspor teknik adamlarının Ömer Ali’yi sağ öne çıkartarak Ali Turan’a sağ bekte görev vermesiyle doğruları birazda olsa bulduğunu konuştuk.

Evet, Sissoko ve Traore’nin hazır olmaması nedeniyle –nasıl hazır değiller onu da anlamak zor ama- takımın hücum gücünü artırma açısından Vedat’ın kanatlarda denenmesi yerine orta alana çekilerek Ömer Ali’nin sağ önde oynatılması en akılcı yoldu. Teknik adamlar ligin 3. maçında bu yanlışı gördüler ve gerçekleştirdiler! 

Maçın geneline baktığımız zaman, Eminim ki, Konyaspor teknik adamları böylesine kötü bir Galatasaray bulacaklarını beklemiyorlardı sanırım.

Ama, sen futbolun doğrularını yapmazsan, kazanmakta hayal olur. Düşünüyorum da, Konyaspor böyle bir Galatasaray’ı bir daha yakalayamaz.

Konyaspor’a gelince, hep söylediğimiz, yazıp çizdiğimiz eksikliklerle doluydu, yanlışlar vardı. Gerçeği söyleyecek olursak, yan paslar ve topu orta alanda gezdirme dışında, her ne kadar kadro yapısından da kaynaklansa da  Konyaspor!un ligin ilk 3 haftasında en kötü futbol oynayan takım olduğu ortaya apaçık çıkmakta.

Elbette ki, bunda takım kadrosundaki sıkıntılarda etken oldu.

Örneğin Traore ile Sissoko’nun tam hazır olmaması, Rangelov’un cezası, Holmen ve Ömer’in yeni transfer olmaları karşısında ön liberoda oyunu domine edebilecek  kalitede bir futbolcunun bulunmaması sonucu teknik adamların zorunlu olarak alternatif futbolculara ilk 11’de görev vermesi de etken oldu. Bu nedenle, her ne kadar hataları olsa, transferi onlar yapsalar da teknik adamları daha 3. haftada acımasızca eleştirmek doğru olmaz kanısındayım. İstikrardan yana olmalıyız. Geçen sezon bu takımın ligde kaldığını unutmamalıyız.   

Futbolcuların performansına gelince:

Kaya, yine bildiğiniz! gibiydi.

Junior ilk iki haftadaki performansını gösteremedi. Hatalar yaptı. İyi bir Selim de onun görevini yapabilir. Ali Turan iyiydi.

Meha; ofansif anlamda, takım oyuncusu olduğunu gösterdi. Duran toplarda etkiliydi. Topu ileriye taşıla adına daha üretken olmalı.  Ancak, aynı başarıyı defansif anlamda gösteremedi. Bunun sonucu da Mehmet Uslu’nun yalnız kalması nedeniyle sol kanat yine aksadı.

Ömer Ali vasattı. Ortaları daha etkili yapmalı ve geriye yardımcı olması. Bajiç yine koşmakla yetindi. Gol noktalarında topla çok az buluştu. Yakaladığı tek fırsatı da topu rakibe nişanlayarak  değerlendiremedi. 

Vedat, ilk iki haftaya oranla daha iyiydi. Kanat yerine ortaya çekilince yaratıcılığını kullandı ve 3-4 pozisyon üreterek iyi yolda olduğunu, gelecekte kazananın hem kendisi, hem de Konyaspor olacağını gösterdi. 

Her ne kadar teknik adamlar genç futbolculara zorunlu olarak görev vererek takıma kazandırma adına çaba gösterseler de, Galatasaray karşısında sonucu değiştirme adına oyuna yeterli katkıyı sağlayamadı. Galatasaray’ın, sol bekinin kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kalmasını iyi değerlendiremediler. Öyle ki, 66. dakikadan sonra Konyaspor her ne kadar atak gibi görünse de yarattığı tek tehlike, Meha’nın şutunun direkten dönmesi oldu. Bunun dışında etkili bir pozisyon yoktu. 

Topa daha çok sahip olmak için yan toplar yerine oyunu ileriye taşıyacak, çabuk futbol oynatma eksikliği bu maçta da görüldü. Çünkü, topa sahip olmak demek, maçı kazanmak demek değildir. Topu ileriye taşıyacaksın, forvet elemanları da meşin yuvarlağı üç direk arasında geçirecek ki, kazanabilesin.

Bir diğer eksiklikte, Konyaspor ileri uç elemanlarının top tutamamaları. Bunun sonucu da Konyaspor atakları ceza alanı dışında sonlandı ve dönen toplar sonucu hem orta sahanın göbeğinde oynayan, hem de defans oyuncuları sıkıntı yaşadı.

Hakem ise, eyyamcıydı, tecrübeli olmasına karşın telaşlıydı. Verilmemesi gereken fauller vardı. Verilmesi gereken faulleri es geçti. Sarı kartları doğru kullanamadı. İki-üç sarı kartta hatalıydı.
Sonuçta, Konyaspor kötü yakaladığı Galatasaray karşısında, vasat bir futbol oynasa da  hiçte hak etmediği farklı bir yenilgi aldı.

Ama, ümitsiz değiliz. Yine söylüyorum, sabırlı olmalıyız. Bir 6 haftayı geride bırakalım, bakalım ne olacak.

Bu yazı toplam 5434 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum