1. YAZARLAR

  2. Mehmet Ali Uz

  3. Hakim A. Kamil Ulukapıyı da Kaybettik
Mehmet Ali Uz

Mehmet Ali Uz

SOHBET
Yazarın Tüm Yazıları >

Hakim A. Kamil Ulukapıyı da Kaybettik

A+A-
Kamil Bey bizim altmış yıllık arkadaşımızdı. Yedi yıl İmam Hatip Okulu’nda birlikte okuduk. Okulda çok başarılı idi. İmam Hatip’e başlamadan önce küçük yaşlarda dedesi, Kapı Camii’nin meşhur imamlarından Hacı Haydar Efendi ve babası Zühtü Efendi’de hıfzını tamamladı. Bir süre de Arapça okuduktan sonra 1951 yılında İmam Hatip Okulu’na girdi. 1957-1958 ders yılında buradan mezun oldu. O, bizim İmam-Hatip neslinin altın halkalarından birisi idi. Konya’nın köklü ve asil bir ailesine mensuptu.
İmam-Hatip Okulu’nun ilk mezunları çok büyük sıkıntılarla karşılaştı. Gidecekleri bir yüksek okul ve fakülte yoktu. Arkadaşlarımızın bir kısmı beklemeyi, bir kısmı tecillerini bozdurarak askere gitmeyi tercih etti. Bir kısmı da lise bitirme imtihanlarına girerek o yolla üniversiteye girmeyi başardı. O dönemde Bizim imam-hatip tahsilimizi yok sayıp, lisenin üç sınıfından da imtihana tabi tuttular. Ama yılmadık. Biz bir gurup arkadaşımızla hukuk tahsilini seçtik. Kamil Ulukapı, Mehmet Kabakçı, M. Ali Aldur, İsmet Özkaya, Halil İbrahim Gültekin, Abdullah Karaman ve diğer bazı arkadaşlarımız hukuk fakültelerinden mezun olduk. Bir kısmımız Avukatlık mesleğini seçerken Kamil ve Mehmet Kabakçı Beyler hâkimlik stajını tamamlayarak hâkim oldular. Bu guruptan önce Abdullah Karaman’ı şimdi de Kamil Bey’i kaybettik.
Kamil Bey’in başarılı bir meslek hayatı oldu. Van-Gevaş, Ağrı, Ordu-Gölköy, Denizli ve Konya hâkimliklerinde bulundu. Mesleğinde çok çabuk temayüz etti. İkinci görev yeri olan Ağrı’ya ağır ceza mahkemesi başkanı olarak tayin edildi. Ağrı’da göreve başladığı ilk gün, hayatında unutamayacağı bir olay yaşadı. Kocası öldürülen bir kadın, duruşma sırasında kocasının katilini vurarak öldürdü. Yanlış hatırlamıyorsam kadın Konya’da yargılandıktan sonra cezasını da burada çekti.
Kamil Bey’le Konya dışında bulunduğu dönemlerde bile münasebetimiz hiç kesilmedi. O, iyi bir arkadaş, vefalı bir dost ve iyi bir aile reisi idi. Konya’ya döndükten sonra babadan kalan bahçesini imar etti. Çok güzel aşı yapardı. Bahçesinde her çeşit meyve ağacı ve gül bulunurdu.
Emekliliği geldiği yıllarda bir vakit namazı sırasında, eski Adliye Sarayı’nın yanındaki Akcami’de geçirdiği beyin kanaması sonunda hastaneye kaldırıldı. 1999 yılında emekli oldu. Uzun yıllar tedavi gördü. Eşi ve çocukları ona çok iyi baktılar. Kısmen şifa buldu. Son 3-4 aydan beri rahatsızlığının arttığını işittik. Bayramın ikinci günü vefat etti. Kurban bayramının üçüncü günü, ikindi namazından sonra Üçler Mezarlığı’nda dost ve arkadaşlarının gözyaşları arasında ebedî istirahatgâhına tevdi edildi.
Konya gerçekten ender yetişen çok kıymetli bir evlâdını kaybetti. Değerli dostumuza Allah’tan rahmet niyaz ediyoruz. Kederli ailesinin acılarını paylaşıyor yakınlarına sabr-ı cemil dileriz.
Bu yazı toplam 4493 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.