Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Hadis borsası

A+A-

Allah (cc) Rasulü’nün (sav) Sahih Sünnetini ve Hadislerini terk ederek çoğunluğu ticari gayelerle yazılmış ve basılmış meallerden okuduklarını Kur’an-ı Kerim zanneden zavallı mealcilerin en son marifetlerinden birisi hadisler konusundaki tenakuzlarla dolu tavırdır.

Sahih Hadislerinin Rasulullaha (sav) iftira olduğundan tutunda bu gün için açık bir şekilde ispatlanmış olmasına rağmen Sahih Hadislerin Hz. Peygamberin (sav) sözleri olmadığına kadar türlü tenakuzlar içinde olan bu sapık ve saptırıcı güruhun tenakuzlarından bahsetmek istiyoruz.

Hz. Peygamberin (sav) Sahih Sünnet ve Hadislerini reddenlerin belki de ilk tenakuzları hadis kelimesi üzerindeki aşırı zorlama şeklinde görüş belirtmeleridir.

Bu zorlama teviller sonucunda Hz. Peygamberin (sav) sözlerine genel adıyla hadis dendiğini biliyor olmalarına ve hadis denildiğinde ise Hz. Rasulullah’ın (sav) Sahih Hadislerinin kastedildiğini anlamalarına rağmen anlamazlıktan gelip türlü tevillerle başvurdukları görülmüştür.

Yine zorlama bir takım görüşlerle Kur’an-ı Kerim’deki Nisa suresindeki 42, 78 ve 87. Ayetler, Zümer Suresindeki 23. Ayet ve Tahrim Suresindeki 3. Ayette geçen “Hadis”  kelimelerini öne sürerek Kur’an’daki Hz. Peygambere (sav) yönelik olarak “De ki” ifadesiyle başlayan tüm ayetlerin hadis olduğunu iddia etmeleri bu tenakuzlarının en üst derecesidir.

Diğer taraftan Hz. Peygamberin (sav) sözleri olan hadislerin Hz. Peygamberden 200 ila 300 yıl sonra ortaya çıktığı hatta uydurulduğunu ifade etmelerinden sonra ne hikmetse yine Hz. Peygamberin (sav) kendisinden hadis yazılmaması konusundaki hadisini delil göstermeleri de en azından tarihi gerçeklere uymaması nedeniyle başka bir tenakuzdur.

Ya da bu güruhun anlayış derecesine göre bir hadis akıllarına, hatta 21. Yüzyılın seküler ölçülerine göre şekillenen hevalarına uymuyorsa kesinlikle Kur’an-ı Kerim’e de uymuyor iddiasında bulunmalarına rağmen baştan Kur’an-ı Kerim’i okumamış olmalarıdır.

 Çünkü bir Müslümanın kendisine bir Sahih Hadis aktarıldığında yapacağı ilk şey  "Benim peygamberim böyle bir şey söylemiş olamaz" ifadesinden önce o tek başına o hadisle ahkam kesmek yerine aynı konuda başka Sahih Hadisler vürud etmiş ise onlarla birlikte dikkatlice okuması ve kaynağını araştırmasıdır.

Çünkü Kur’an-ı Kerim herhangi bir peşin fikre takılmadan ön şartsız bir şekilde hakkıyla kendisini okuyan bir kişiyi ayetlerin hükümlerinin hayata uygulanması konusunda övülmüş örnek olarak Hz. Peygambere (sav) yönlendirir.

Bu sebepledir ki Hz. Peygamberin (sav) vahye aykırı bir söz ve davranışta bulunması mümkün değildir.

Olmuşsa da ayetlerde ifade edildiği şekilde vahiyle ikaz edilmiştir.

Ama kendilerine Kur’ancılar denilen mealci tayfanın seküler materyalist eğitimle alt üst edilmiş zihin dünyalarında oluşturdukları şeriatı olmayan, ibadetleri insana ağır gelen, etliye sütlüye karışmayan çağdaş ve modern bir Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber (sav) anlayışları vardır ki belki de en temel tenakuzları budur ve anlayışları Cenab-ı Allah’ın (cc) muradı olan Kur’an ve Peygamber (sav) anlayışından tamamen farklıdır.

Kur’an-ı Kerim’i tanımadıkları için onda anlatılan, Kur’an-ı Kerim’i okuyan, açıklayan ve örneklendirerek hayata uygulayan Hz. Peygamberi (sav) de hiç tanıyamamışlardır.

Bu arızalardan dolayıdır ki İslam’ı ve Kur’an-ı Kerim’i toplumsal hayattan çekip alarak insanların vicdanlarına hapsedebilmek için bir hadis borsası kurmuşlar, heva ve heveslerine uyduğunu zannettikleri hadisleri kabul edip, kafalarına uymayanları bu hadis Kur’an-ı Kerim’e uymuyor yaftası ile inkâr etmektedirler.

Kur’an-ı Kerim’in ve Hz. Peygamberin (sav) sahih Sünnetlerinin hayata uygulanmadığı bir toplum kurma özlemi içinde olanların bu projelerine takılan bu sapık güruh, İslam’dan arındırılmış bir millet, İslam’dan arındırılmış bir aile, İslam’dan arındırılmış bir sosyal hayat, İslam’dan arındırılmış bir eğitim sistemi, İslami hükümlerin red edildiği bir ekonomi ile İslami hükümlerin tamamen red edildiği bir hukuk sistemi kurmak için çalışanların yerli ortağı olmuş durumdadır.

Bu sebeple Müslümanların her zamandan daha fazla dikkatli olmaları gerekmektedir.

Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum