Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Haçlılar

A+A-

Selçuklu devletinin başkent oluşunun 900., Haçlı seferlerinin 920. yılında düzenlenen “Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu” yapıldı.
Başbakanlık Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi ve KTO Karatay Üniversitesi tarafından organize edilen Uluslararası Selçuklu Kültür ve Medeniyeti “Selçuklular ve Haçlılar Sempozyumu” bizi tarihin derinliklerine götürdü.

Emeği geçenlere tekrar teşekkür ediyorum.

Önce sempozyumun açılışında yapılan konuşmaları kısaca sizinle paylaşayım.

KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade: “100 yıl süren bir saldırı ile karşı karşıya kalınmasına rağmen bu dönem yeterince işlenememiştir. Düzenlenen sempozyum bu manada bir milat olacaktır.”
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin: “900 yıldır sürüp giden haç ve hilal mücadelesi günümüzde siyasi, kültürel, etnik, mezhep çatışması olarak ortaya çıktı. Bu coğrafyada 11 büyük medeniyet geçmiştir. Biz de bu topraklardaki son, büyük ve en güçlü medeniyetin temsilcisi olarak, daha önce yaptığımız medeniyeti tesis etmeye niyetlenmiş nesiller olarak varız ve ayakta durmaya devam ediyoruz. En çok ihtiyacımız olan birlik ve beraberliktir. Birbirimize kenetlenip ülkemize sahip çıkmak durumundayız” dedi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek: “Sempozyumun sonunda Selçuklu, Anadolu, Haçlılar mücadelesi ile ilgili çok önemli bir yayın ortaya çıkacak. Yapılan çalışmalarla Selçuklu tarihi ile ilgili birikim artacak. 900 yıl önce ecdadımız bu toprakların vatan edinilme mücadelesinde Konya’yı önemli bir merkez yapmış, Konya’nın şehircilik birikimi ve medeniyet tarihine yeni sayfa eklemişler. Aynı zamanda bu yıl İslam dünyası turizmin başkenti olarak Konya farklı bir süreç yaşıyor. Yeni bir tanıtım, dış ilişkiler ve turizm hareketinin de içinde yer alıyoruz. Ecdadımız bu mücadeleyi vermeseydi biz burada olmazdık. Haçlıların amacı Türk-İslam varlığını tamamen silip atmaktı. Selçuklu ecdadımız neredeyse 200 yıl bir istiklal ve istikbal mücadelesi vermiş. İstiklal mücadelesini özgür bir şekilde bu topraklarda yaşamak için; istikbal mücadelesini bizler için vermişlerdir.”

Tarih sayfalarına göz attığımızda Haçlıların Anadolu’ya birden çok sefer yaptığını görürüz.

Sebebi şöyle anlatılır.                                            

İslâmiyetin, hristiyanlığın aksine büyük bir süratle yayılması, Müslümanların Suriye, Filistin ve Anadolu'ya hakim olarak İznik'in başkent olduğu yeni bir devleti kurmaları, hristiyan aleminin dini lideri papayı ve hristiyanlığın hamisi olarak kabul edilen Bizans İmparatorunu ciddi bir şekilde endişelendiriyordu.

Bu yüzden hem İslamiyetin yayılışını durdurmak hem de sosyal ve ekonomik sıkıntı içinde olan Avrupa'yı bu durumdan kurtarmak için Batı Avrupa'da Vatikan kilisesinin önderliğinde yoğun bir faaliyet başlatıldı.

Papa II. Urbanus Hz. İsa'nın doğum yeri olan Kudüs'ün ve kutsal saydıkları makamların Müslümanlar tarafından kirletildiğini, Kudüs'e giden hristiyan hacı adaylarına zulüm ve işkence yapıldığını öne sürerek böyle mukaddes bir beldenin Müslümanların baskısından kurtarılması için bütün hristiyanların canla başla seferber olmaları gerektiğini söyleyerek halkı sefere katılmaları için tahrik ediyordu.

Halbuki uzun süredir bu kutsal topraklar hristiyan hacı adayları tarafından ziyaret ediliyor, bu konuda onlara engel olunmak şöyle dursun yardım bile ediliyordu. Filistin'de kendilerine ayrılmış hastaneleri, kilise ve manastırları hatta kütüphaneleri bile vardı. Öte yandan Batı Avrupa'da halkın içine düşmüş olduğu ekonomik kriz ve sıkıntıdan da ancak doğunun baharat yollarının ele geçirilmesiyle kurtulabileceği söylenerek halk bu sefere katılmaya teşvik ediliyordu. Bütün bu gayelerin gerçekleşmesi de ancak hristiyan aleminin yek vücut halinde hareket etmesiyle mümkün olabilirdi.

Öyle de oldu.

Bugün öyle değil mi?

Dün,’ Baharat yolları’, bugün enerji koridoru.

Afganistan’a, Irak’a, Suriye ye, Libya ya saldırı öncesi yapılan yaygaraları bir hatırlayın.

PKK terörünün finanse edilmesini bir irdeleyin.

Tek farkları bütün bu saldırılarına ‘Haçlı seferi’ diyemiyorlar.

O gün, Anadolu Selçuklu alperenleri bunlarla gücünün çok üstünde mücadele etti. Ama Anadolu da beylikler arasındaki fitne ateşi bugün gibi aynı sıcaklıkta yanıyordu.

Haçlılar birleşmişti.

Bizde sen- ben tartışması hakimdi.

Kudüs’e vardılar.

Ancak İslam orduları birlik sağlayınca sonları geldiklerinden kötü oldu.

Yeniden toparlanmaya başladılar. Bu sefer Osmanlı dağıttı.

Suriye’yi bombalamaya giden Rus uçaklarının papaz tarafından kutsandığını hepiniz gördünüz.

Demek ki; haçlı seferleri bitmemiş.

Bizdeki fitne ateşi de sönmemiş.

Allah ümmetin birliğini ve dirliğini güçlü kılsın inşallah.

Bu tür sempozyumların batının başkentlerinde de yapılarak Avrupalının caniliklerinin yüzlerine okunması dileğiyle hoşça kalın.                                                 

 

 

Bu yazı toplam 6443 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.