Aslı Duruk Birpınar

Aslı Duruk Birpınar

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Gurbet

A+A-

Gurbetteyim. Yaban ellerde, uzlette, hasrette…

Bir vesileyle yolum buralara düştü. ‘Çok daha gelişmiş’ bir ülkeye, yaşam standartlarında çıtasını hayli yükseltmiş bir memlekete… Burada olmaktan bahsedeceğim.

Önce iyi yanlarından başlayayım. İlkin söylemeliyim ki, ekonomi, gerçekten de çok şey demekmiş, onu anladım. Sosyokültürel ve sosyoekonomik gibi sözcükler mevcut, örneğin. Kültürü ve sosyal yapıyı hakikaten bayağı bir etkiliyormuş, para. ‘Refah seviyesi’ tanımı, her şeyi açıklamıyor mu zaten? İşte, insanlar da çok daha mutlular buralarda. En azından, gailesiz ve tasasızlar diyelim. ‘Refah içindeler’. Yüksek yaşam standardının getirisi olarak, yüzlerdeki gölgelenmelere ve iki kaş arasındaki çatık çizgilere de çok daha ender rastlanıyor bu ülkede. Ay sonu getirme tasası çizgilendiriyordu ciltleri demek ki, benim ülkemde.

Bir de, başkası için yaşamak diye bir şeye kesinlikle rastlanmıyor buralarda. Kimse kimsenin hayatına, yapıp ettiğine asla kafa yormuyor. Ne giydiğine dönüp de bakmıyor bile. Herhalde en gıpta ettiğim şey de bu oldu. Meraklı insan yok bir kere, daha ne olsun? Kim evlenmiş, kim boşanmış, kim kiminle barışmış ya da kavga etmiş gibi didikleyici ve gereksiz konuları, hiç kimse dert etmiyor kendisine. Herkes yalnızca kendi hayatıyla ilgileniyor, o kadar. Olması gerektiği gibi yani. Bu yönüyle, cennetten çıkma bir ülke burası.

Yalnız, bunu hisseden sadece ben miyim bilmiyorum ama, iklim ve coğrafya değişikliği kadar, kimya da farklı bu ülkede. İnsanların kimyası… Anlayamadığım bir yabancılık var, sadece uyruk farklılığından kaynaklanmadığına emin olduğum. Kalbe açılan pencereler olduğunu bildiğim için, gözlerinin ta içine bakıyorum insanların örneğin, karşımda o an duran her kim olursa. Marketteki kasiyerin, asansördeki komşunun gözlerine falan. İşte o pencereler, hiç aşinası olmadığım karanlık menzillere kapı aralıyorlar hep. En temel insani reflekslerde bile bir uzaklık, yabanlık buluyorum. Belki de bana öyle geliyordur ama ben yalnızca o ‘bana gelen’i yaşıyorken, bu görecelik de bana göre mutlak oluyor, sonuçta. Bu gelişmiş, refah içindeki harikalar diyarından kendi ülkeme döneceğim tarih için gün sayıyorum hep. Dönüş biletimi çerçeveletip duvara asıyorum, baktıkça teselli ve moral bulabilmek için.

Hayret ediyorum. Aidiyet hissi, memleket olgusuna bu kadar mı kökten bağlı olurmuş meğer! ‘Bir yer’li olmak, bir yere ya da bir şeye bağlı ve mensup olmak falan, ne büyük devlet ve ne kadar da olmazsa olmazmış. Havada kaldım sanki, burada. Ne ayağımın altında bir zemin, ne sırtımı yaslayabileceğim bir duvar… Kendimi böyle bilmezdim. Ülkemi, yurdumu, vatanımı böyle döne yana özleyeceğimi hiç tahmin etmezdim. Kaldı ki, birçok şeyden muzdarip olan bizatihi bendenizdim zaten, bilhassa da yaşam koşullarıyla ilgili. Bir ayın 30 ya da 31 gün olması bile, birçok kişi için ay sonu getirme telaşını etkileyebiliyor diye, en çok da şubat aylarında mutlu görünen insanları vardı, ülkemin. Onlara değil ama onları bu hale getiren şartlara kaşlarımı çatardım ben de, 11 ay boyunca. Şimdi kaşlarımı çatmayı özledim. Ne zamandır o mimiği yapamıyorum ve bu botoks etkisini benimseyemiyorum. Bu ne ki, “ev kira mı yoksa kendinin mi?” diye soran meraklı teyzesini bile özledim, memleketimin. Gözlerin, “bunun üzerine bu mu giyilir?” diye soran sessiz ama geveze dilleri de, artık istedikleri kadar konuşabilirler, oysa benim pek bir yakıştırarak giydiğim kıyafetlerim hakkında. “Bu nevi ilginin kaynağı sevgi değil, kötü niyettir” derdim hep. Olsun. Kusur arayan mütecessis gözlerin pencereleri, en azından tanıdık ve bildik diyarlara açılıyordu. Buradaki gibi değil…

Refah seviyesi… Benim refahım, kendi lisanımı konuşabiliyorken ve hemen hemen aynı kültürü paylaştığım insanların şehrinde ve ülkesinde yaşayabildiğim zaman artacak galiba. Buranın temiz ve genelde yağmurlu havasının yerine, ülkemin biraz kirli havasını solumama, birkaç hafta kaldı.

 

Bu yazı toplam 547 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum