Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Gönlü karartmamalı

A+A-

Bugün içinde yaşadığımız toplumda beğenmediğimiz pek çok hâdise gönlün kararmasından meydana geliyor. İnsanların birbirlerine olan menfi muameleleri, tartışmalar, kavgalar, savaşlar, yürekleri dağlayan acıklı haller, zulümler, ölümler… Vurmalar, kırmalar, zehirlemeler, bombalamalar… Evleri başına yıkılan insanlar, namuslarına tecâvüz edilen kadınlar, organları boşaltılan çocuklar. Vah! İnsanlık yerlerde sürünüyor…

Bu ne gönlü karalık! Bu ne vahşet!

Kötülerin ve kötülüklerin çoğaldığı bir dünyâda yaşamak cidden insanın içini acıtıyor…

En akla hayâle sığmadık cânîliklerin işlendiği bir dünyâda yaşamak bizi ürkütüyor...

Bir zamanlar insan hakları beyannâmeleri yayınlayanlar neredeler acaba?…

İnsan hak ve onurunun çiğnenmemesi için çeşitli kuruluşlar kuranlar hangi deliğe saklandılar acaba?…

Ancak gönlünü karartan insanlar bu denli çılgınlık boyutuna varan çirkinlikleri işleyebilirler. Kin ve nefret duyguları gönlü kara insanlarda neşvü nema bulur. Kibrin şımarttığı insanlarda bir üstünlük hastalığı oluşuyor. Hıristiyanlığın, Batılı olmanın, seküler zihniyete sâhip bulunmanın üstünlük olduğunu zannedenlerden sâdır oluyor bu yerilen davranışlar. Kibir zamanla haset hastalığına da yol açıyor. Bu tür insanlar başkalarında olan iyi şeylere karşı kızgınlık duyuyorlar ve onları mahvetmek için gözleri dönmüşçesine saldırıyorlar. Öfke gözü dönmüşlüğün neticesidir. Bâzen öfke iyidir ama nerde kullanılacağını bilmeyen ruhları hasta insanlar bu duyguyla her türlü kötülüğü yapabiliyorlar. Yazık! Neticede insanlık tükeniyor…

Memleketimizde ve dünyâda cereyan eden hâdiseler kibrin, kinin, nefretin, gurûrun, öfkenin neler yaptırabileceğini ortaya koyuyor. İnsan bâzı duygularını saklayabilir ama kînini, kibrini saklayamıyor. Avrupa’nın hem ülkemize hem Müslümanlara takındığı tutum bunu açıklıyor. Kibir, gurur, haset gibi duygular rûhun kiridir. Müslümanları hâkir görenler ruhlarını nasıl arındırırlar bilemiyoruz. Bu halleri devam ederse kendileri için pek acıklı sonlar görülüyor… Kibrin şaşırttığı ve şımarttığı insanlar, kendilerini kaf dağının tepesinde görenler gün gelecek devran dönecek bu pek çok menfîliğe sebep olan çirkin duygularının perişanlıklarına düşeceklerdir. Hep denir ya zulümle âbâd olunmaz. Nereye kadar…

Gönlü karartanlar ancak zâlimlik yapabilirler, gönül gözü kör olanlardan ne beklenir ki? Sûriye’de sarin gazıyla kadınların-yaşlıların-çocukların ölümüne sebep olanların gönlü karadır… Gazze’de Ramazan günü evlerini Müslümanların başına yıkan işte bu gönlü kara insanlardır… Irak’ı parçalayıp, bölüp terör örgütlerine teslim eden gönlü kara, karanlık işler çeviren bu âdî insanlardır. Hem insanların vatanlarını işgal et hem evlerini başlarına yık hem de yardımdan, insanlıktan bahset? Olacak şey mi artık kim inanır bu gönlü ve kalbi karalara…

Ama acımızla berâber bizim de öfkemiz büyüyor. Müslümanlara karşı yürütülen bu topyekûn gönlü karaların saldırısı karşısında Müslümanlar birbirlerine kenetlenerek içinde bulundukları bu dağınıklıktan kurtularak sağlam bir karşı duruş sergilemelidir. Şu bilinsin ki gönlü karaların karanlık emellerine gerçekleştirmelerine müsâde etmeyeceğiz. Eksiklerimizi giderecek, daha çok çalışarak gönlü ak insanların sayısını çoğaltacağız. Tıpkı eskiden olduğu gibi dünyâya Hakk’ın ve adâletin ne olduğunu göstereceğiz inşaALLAH. Yoksa bu devran böyle elbette ki devam etmez…

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.