Esra Beyza Kaplan

Esra Beyza Kaplan

Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmiş gelecek

A+A-

Hayatlarımız çok sıradanlaşmadı mı?

Herşey çok basitleşti... Eskiden her bayramın, her eğlencenin ayrı bir tadı olurdu. Eskiden Ramazanlar bile güzel olurdu. Herkes evinden bir kap yemek getirir, mahalleli birleşir, ağız tadı ile yemekler yenir, sohbetler edilirdi. Şimdi küçük beldelerde devam ediyor bu gelenek. Sokaklarda çocuklar oynuyor, yaşlısı - genci sohbet ediyor, eğlenceler düzenleniyor.

**

Ama büyük şehirlerde durum bu şekilde değil. Konyamızın da eski tadı yok artık. Şimdi iftardan sonra ekmek teknesini açan insan sayısı azaldı, insanlar caddelere çıkıp hava bile almıyorlar. Herkes sadece kendi evinin içinde ki derde düşmüş. Birbirlerini iftara çağıran kişi sayısı bile azaldı.

**

Biz böyle mi öğrendik oysa... Hep büyüklerimiz bize anlata anlata bitiremezlerdi, şimdi ne oldu da biz bu kadar kıymet bilmez olduk? Oysa sokaklarımız da eğlenceler olsa, insanlar birbirleri ile kaynaşsa, her mahallenin kendi içinde verdiği iftar yemekleri olsa kötü mü olurdu ? bence olmazdı...Gel gelelim ki herkes senin benim gibi düşünmüyor, ne gerek var canım oturur yerim kendi evimde diyor, diyenlerin de kendine göre haklı sebepleri vardır elbette.

**

Eskiden Karagöz - Hacivat oynatılırdı, açık sinemalar olurdu, şehir tiyatroları ise dolup taşardı. Şimdi sadece küçük beldeler de bu geleneklerin bazıları devam ediyor. Günümüz de insanlar bunlara tarihi eser gözüyle bakıyor. Bir rafa kaldırmışlar bütün hepsini, özledikce, hatırlamak için arada bakıp, özen gösteriyorlar. Gerçekten bu şekilde mi yapmalıyız, bu değer vermek, sahip çıkmak mı?...

**

Geleceğimiz geçiyor, geçmişimiz kayboluyor, artık hiçbirşey yerini koruyamıyor... Şimdi, ne o eski iftarlar var: sahur vakti girince davulcuların mahalle mahalle, sokak sokak dolaştıp maniler söylediği, iftar vakti girince patlayan topu işitip büyük bir heyecanla sofraya oturduğumuz, çeşit çeşit yemeklerle donatımış sofralar, edilen muhabbetler... ne de o eski muhabbetler var: Ramazan da sofrada ki bereketi dillere döken, sıcaklığı-samimiyeti arttıran, gönül yoldaşlığı sağlayan..

**

Geçmiş bir geleceğimiz oluyor, farkında bile değiliz. Samimiyet değil menfaat arıyoruz. Kaybediyoruz aslında bir nevi, en kötüsü de kaybettiğimizi fark etmiyoruz. Keşke yine Ramazan denilince akla gelen şen günler yine olsa, keşke eskiden bahsederken özlem ile bahsetmesek.

İftar sofralarınız bereketli, gönülleriniz huzurlu, Ramazan Ayınız hayırlara vesile olsun...

 

Bu yazı toplam 827 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.