1. YAZARLAR

  2. A. Galip Doğan

  3. Fıkıhi Soru ve Cevapları
A. Galip Doğan

A. Galip Doğan

FIKIH BİLGİSİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Fıkıhi Soru ve Cevapları

A+A-

Soru 1. Hocam, şehit olan müminin cenazesi yıkanır mı? Namazı kılınır mı?

Cevap 1. Şehit: Din müdafaasında, vatan müdafaasında, mal ve ırz müdafaasında ölen kimseye şehit denir. Şehitler ölmez. İmam-ı Azam’a göre şehitler yıkanmazlar. Kanlı elbiseleriyle kabre konurlar. Fakat namazı kılınır. Elbiseyle gömülür. Şayet savaş anında cünüpse, hayızlı ise yıkanır.

İmam-ı Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre ise o şekilde de olsa yıkanmazlar.

İmam-ı Şafiye göre ise şehit olan bir kimsenin cenazesi yıkanmaz, üzerine de namaz kılınmaz. Kanlı elbisesiyle defnedilir.

Hükmü şehit; suda boğulan, ateşte yanan, vebadan ölen, doğumda ölen, akrep, yılan zehirlenmesinden ölen, trafik kazasında ölenler hükmen şehit sayılırlar. Bunlar yıkanır, kefenlenir, namazları kılınır.

Soru 2. Hocam, bu yıl hacdaydık. Her vakitte cenaze namazı kılınıyor. Kılmazsak ne olur? On tane cenaze geldi, hepsinin namazı birden kılındı. Bu nasıl oluyor?

Cevap 2. Bir kimse cenaze namazı kılarsa Uhud Dağı kadar sevap alır. Peygamber efendimiz (s.a.v) buyuruyor, kim cenaze namazı kılar, cenazeyle gider, defne de katılırsa bir Uhud Dağı kadar sevap alır.

Ehli sünnet mezheplerine göre cenazeler toplu olarak kılınabilir, caizdir. Ama müsaitse ayrı-ayrı kılınmasında fazilet vardır. Hacda herkes tavafta, zikirde, şükürde. Ayrı-ayrı kılsalar çok zaman alır. Bundan toplu kılıyorlar. Sakıncası yoktur.

Soru 3. Hocam, ölen kimse kabre konunca dirilir mi? Ziyarete gelenleri tanır mı?

Cevap 3. Evet, kabre konunca cesetle ruh birleşir, yukarıdakileri görür, eyvah, Yarabbi, beni tekrar dirilt de ibadet edeyim der.

Soru 4. Hocam, bir çocuğumuz ölü doğdu. Babası, dedesi yıkanmadan, namazını kılmadan gömdüler. Hala içimden tutuyor, neden yıkanmadı, neden namazı kılınmadı. Ne yapabiliriz, üzerine namaz kılınır mı?

Cevap 4. Hanefi mezhebine göre çocuk sağ doğarsa, sonradan ölürse hükmen hukuki haklara hazırdır. Buna isim konur, kefenlenir, namazı kılınır. Ama ölü doğulmuşsa ona ad konmaz, yıkanmaz, namazı kılınmaz, bir bez parçasına sarılıp gömülür. Babası, dedesi doğru yapmış, üzülmeyin, ağlamayın, yarın size şefaati olacaktır.

Şafii mezhebine göre doğduğu zaman nefes almışsa, ağlamışsa sağ doğmuşsa, onun hükmü büyük insan hükmü gibidir. Ölü doğmuşsa yıkanmaz, namazı kılınmaz. 

Soru 5. Hocam, bir zatın yanına gittik. Keramet sahibidir dediler. Herkes elini öptü, ben de öptüm. Niyetimi bildi, bana söyledi, nasıl bildi kavrayamadım. Açıklarmısınız?

Cevap 5. Olağanüstü hallerde bu peygamberlerde olursa mucize, velilerde olursa keramet olur. Yani metafizik olayı. İnsanda 5 duyu var. 6. duyu kalp gözünün açık olmasıdır. Keramet Allah vergisidir. Allah izin vermedikçe veli kerametini gizli saklar. İzin verilirse o zaman gösterir. Şeriatı olmayanın tarikatı, kerameti de olmaz. Ona istidrac denir. Mümin kerameti kabul eder.

Soru 6. Hocam, beyat nedir? İntisap  nedir? Şeyhe beyat şartmıdır?

Cevap 6. Çok önemli bir soru. Beyat halifeye, İslam emirine yapılır. Farzdır. İslam’ın ilk emri oku, 2.emri iman, 3.emri Emiri bulup beyat etmektir. Bir hadiste Allah Rasülü Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: Kim beyatsız ölürse onun haccı da yoktur, namazı da yoktur, zekatı da yok. Hadisin devamında böyle buyuruyor: Kim beyatsız ölürse cahiliyet ölümü ile ölür. Beyat tek kişiye yapılır.

İntisap bir mürşide, bir tarikat erbabına intisap eder. Müstehaptır. Gerçek mürşide intisap edilir. O mürşitler de İslam halifesine beyat ederler. Beyat farz, intisap ise müstehaptır.

Soru 7. Hocam, benim arkadaşlarım Cuma namazı kılmıyorlar. Beş vakit namazını kılıyor, Cuma’yı kılmıyor. İslam devleti değildir, onun için kılmıyoruz diyorlar. Ne dersiniz?

Cevap 7. Peygamberimiz (s.a.v) hicret ettiğinde bir müddet Kuba Köyü’nde kaldılar. Hazreti Ali’nin gelmelerini beklediler. Bir Cuma günü Kuba’dan Medine’ye hareket etti. 650-700 ilerledikten sonra Cenab-ı Hakk cumayı farz kıldı. O zaman devleti yoktu. Ne olacağını da bilmiyordu. İlk hutbesini söyledi: Allah (cc) bu yerimde, bu mevkiimde Cuma’yı farz kılmıştır. Gerek sağlığımda, gerekse benden sonra, adil, adaletsiz imam olsa – kim küçümseyerek cumayı kılmazsa Allah iki yakasını bir araya getirmesin.

Soru 8. Hocam, nikah kıyarken mihrden söz edilmedi, hiç konuşulmadı. Bu nikah caiz mi?

Cevap 8. Mihir Hanefi’ye göre vacip, Şafi’ye göre sünnettir. Mihir senedi yapmak sünnettir. Nikahın şartlarından değildir. Nikaha bir zarar vermez. Amma mihirde kadının hakkıdır. Allah (cc) Kur’an’da şöyle buyuruyor: Nikah ettiğiniz kadınların mihrini seve-seve verin.

Soru 9. Hocam, muta nikahı nedir? Bu nikahı kıydıktan sonra karı koca olabilirlermiş. İzah edermisiniz?

Cevap 9. Cahiliyet döneminde Mekke’de muta nikahıyla evleniyorlardı. Peygamber efendimiz (s.a.v) bunu yasak etti. Dört mezhebe göre muta – geçici şartlarla nikah caiz değildir, kıyılması da haramdır. Biri dinledikten sonra bu tür nikah kıyan varsa haram işliyor, zina ediyor. Bundan sakınmak lazım.

Soru 10. Hocam, biz kocamla mahkemede boşandık. Şimdi tekrar birleşmek istiyoruz. Evlenebilir miyiz?

Cevap 10. Avukatlarınızla birlikte vekalet veriyor, boşanıyorsunuz. İslam’a göre ise erkek üç talakla dinen boşamadığı müddetçe karısı boş olmaz. Şayet beyin ağzından başka şart çıkmamışsa siz tekrar birleşe bilirsiniz.

Selam ve dualar.

27 Kasım 2014

İrşad Dayanışma Vakfı Başkanı

Ali Galip Doğan

Bu yazı toplam 8143 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum