1. YAZARLAR

  2. Hilal Durmuş

  3. FETÖ'nün Konya oyunu: Okyanus davası
Hilal Durmuş

Hilal Durmuş

Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ'nün Konya oyunu: Okyanus davası

A+A-

FETÖ kumpası dendiğinde akla ilk gelen Ergenekon ve Balyoz davaları olur. Ben size ezber hikâyeler anlatmaktansa hepinizin bir şekilde duyduğu, yaşadığımız şehri derinden etkileyen bir operasyondan 2008 yılındaki Okyanus Davası’ndan bahsedeyim.

**

Önce Konya’nın önde gelen işadamlarından Nusret Argun ve çalışanları, iki ay sonrada, dönemin Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan ve diğerleri, “Suç örgütü kurmak, ihaleye fesat karıştırmak” gibi suçlamalarla 2008 yılında tutuklanarak Adana F tipi Cezaevine götürüldüler.

**

Mahkeme dava sonunda öyle bir karar verdi ki Nusret Argun 187 yıl, Süleyman Okudan 8 yıl, yargılanan diğer sanıklarda onlarca yıl ceza aldılar. Fakat Yargıtay tarafından karar bozuldu ve tekrar yargılama yapan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20/12/2017 tarihinde bütün sanıklar için beraat kararı verildi.

**

Hukukun en temel ilkelerinden birisi delillerin hukuka uygun elde edilmesi zorunluluğudur.  Hukuka aykırı deliller mahkemede katiyen dinlenilemez.  Bu davayı açan savcının, bu davaya mahkûmiyet kararı veren hâkimlerin bu ilkeden haberleri yoktu sanırım (!. Daha kuvvetli ihtimal ise haberleri vardı ama bu seferlik kulak arkası etmişlerdi.

+*

234 kişinin yargılanma sebebi olarak, hukuka aykırı olarak elde edilen iletişimin tespitine ilişkin görüşme kayıtları sunuldu. Nusret Argun’un telefonları hukuka aykırı bir şekilde dinleniyor ve diğer 233 kişi de bu görüşmeler neticesinde yargılanıyor. Bir de telefonda söylenen sözler yazıya başka şekilde geçiriliyor. Nusret Argun’un sekreterinin “ efendim, savcı bey aramanızı istiyor” İfadesini tutanaklara “ savcı bey, arabanızı istiyor.” diye geçiriyorlar. Minareyi çalan kılıfını hazırlıyor anlayacağınız.

**

Selçuk Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Üzeyir Durmuş, tamamlanmadan iptal edilen ve 2017 yılı dâhil olmak üzere bu güne kadar hiçbir zaman yapılmayan bir ihale için “ihaleye fesat karıştırmak” suçundan yargılanması talep ediliyor ve 4 yıl hapis cezası veriliyor. Yapılmamış bir ihaleye nasıl fesat karıştırılabileceği ise akıllarda soru işareti olarak kalıyor. “ Sen bu ihaleyi yapmadın ama yapmış olsaydın kesin fesat karıştırırdın, kesinnn.” demek istenmiş sanırsam. Bu yargılama dilinin en son hangi mahkemelerde kullanıldığını yaşı biraz geçkin olanlar hatırlayacaklardır. Ne acı sonuçlar yaşandığını da…

**

Bu dava da 234 kişi yargılandı. 15 Temmuz darbe gecesinden sonra başlatılan ve FETÖ üyelerinin birer birer yakalandığı süreçte bu 234 kişiden bir tanesi bile FETÖ yüzünden ihraç edilmedi veya yargılanmadı. 2008’de paralel yapı, bu davayı hazırlarken o kadar titiz çalışmış ki örgüte üye olmayan kişileri cımbızla çekip alıp Okyanus davasının içine koymuş.

**

Adını sayamayacağımız bu insanlar yaklaşık 10 yıldır bu dava yüzünden hayatlarını yaşayamaz hale geldiler. Sağlık sorunları baş gösterdi. Kansere yakalanan, kalp ameliyatı geçirmek zorunda kalan… En acısı ise İbrahim Postal ve Hasan Atılgan’ın aklandıklarını göremeden vefat etmeleriydi.

**

Ömürlerinin son yıllarını bir iftira ile yaşadılar ve haklı olduklarını herkese haykıramadan göçüp gittiler. Esnaf olanlar müşteri çevresini kaybetti. Devlet memuru olanlara 10 yıldır hiçbir yükselme verilmedi. Tutuklu yargılanan devlet memurlarının maaşlarında kesintiler yapıldı. Disiplin cezaları verildi.

+**

Birçoğu çalıştığı kurumda dışlandı, mobbinglere maruz kaldı, kurum içinde görev değişiklikleri yapılarak yıldırılmaya çalışıldılar. Ama hiçbiri hiçbir zaman yılmadı ve dimdik durdular. Suçları olmadıklarının bilincinde ve haklı olmanın verdiği bir gururla bıkmadan mücadele ettiler. Dava zamanaşımına uğrayacak korkusunu taşıdılar hep. Çünkü davanın zamanaşımı ile sona ermesini istemiyorlar, Türkiye Cumhuriyetine bağlı bir hâkim tarafından yargılanmak istiyorlardı. İstedikleri de oldu. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı, hâkimlik mesleğine yaraşır şekilde tarafsız ve hukuki gerekçeler ile beraat kararı verdi.

**

20 Aralık günü mahkemeye sanıklardan birisinin ailesi gelmişti. Hâkim beraat dediğinde kadın öyle bir “oh bee” çığlığı attı ki yaşanılan 10 yılın özeti gibiydi.  Acı, yalnızlık, öfke, hasret, kızgınlık, sevinç…  234 kişi ve ailesine zor günler yaşatan bu kumpas davasında parmağı olan herkesin bu dünyada da yargılanıyor olması içlerimize su serpiyor. Ahiret hesabından zaten şüphemiz yok. Haşa...

 

 

Bu yazı toplam 2667 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum