1. HABERLER

  2. 3. SAYFA

  3. FETÖ sanığı Tuğgeneral Sağır: "Sanal bir suçtan tutukluyum"
FETÖ sanığı Tuğgeneral Sağır: "Sanal bir suçtan tutukluyum"

FETÖ sanığı Tuğgeneral Sağır: "Sanal bir suçtan tutukluyum"

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında...

A+A-

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski Sivas 5'nci Piyade Er Eğitim ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fatih Celaleddin Sağır'ın yargılanmasına devam edildi.

Sivas 2'nci Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Sağır, tutuklu bulunduğu Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Ses Görüntü ve Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçlamalarıyla yargılanan Sağır üzerine atılan suçlamaları reddederek, "Sanal bir suçun faali olarak burada bulunmaktayım. Sivas'ta kalkışma yaşanmamıştır. Ortada sanal bir suç bulunmaktadır. Hak ve adalet benim tutukluluğumu gerektiriyorsa burada bulunayım. Hak ve adalet istiyorum" dedi.

Duruşmaya SEGBİS ile İzmir 2'Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nden katılan eski Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Kurmay Başkanı Tümgeneral tanık Hamza Koçyiğit, sanık Sağır ile görevi gereği zaman zaman telefonla görüştüğünü söyledi. Sağır'ın 15 Temmuz gecesi emir astsubayı vasıtasıyla telefonla aradığını belirten Koçyiğit, "15 Temmuz gecesi bağlık birliklerin birçok komutanı aradı. Darbe teşebbüsü ile ilgili ne yapılması gerektiğini sordular. Aynı şekilde Fatih Celalettin Sağır da 23.30'da emir astsubayı vasıtasıyla aradı. Kalkışmanın cunta faaliyeti olabileceğini, ordu içerisinde bir grup tarafından kalkışma olabileceğini izinli olan personelin çağrılmaması gerektiğini, karargah dışından kimsenin sokulmaması gerektiğini söyledim. Sanık darbeyi desteklemiş olsaydı beni aramazdı. Zira beni aramayanlar, ya da arayıp da ulaşamadığım birlikler darbe faaliyetinde bulundular. Sanığın darbeye destek vermesi yönünde bende en küçük intiba uyanmadı. Emirleri uygulamayacağını söyledi ve darbeye destek vermediğini bu şekilde belirtmiş oldu. Kurmay başkanlığına bağlı harekat merkezi aracılığıyla darbeye iştirak eden birliklerin, darbeye katılan personel ve silahları sözlü olarak bildirin dedik. 16 Temmuz'da da bunu mesajla ilettik. Ancak bize ilk başta sağlıklı bilgi akışı gelmiyordu. Fatih Celalettin Sağır'ın birliğinin darbeye iştirak ettiği yönünde de herhangi bir bilgi gelmedi" diye konuştu.

Çorum L Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Erzincan 3. Ordu Karargahı eski Harekat Kurmay Yar Başkanı Tuğgeneral Ekrem Çağlar ise sanık Sağır ile çeşitli dönemlerde farklı illerde görev yaptığından dolayı tanıdığını ifade etti. Sanık ile darbe teşebbüsünün olduğu gece telefon konuşmalarının olmadığını belirten Çağlar, "Ortak yerlerde çalıştığımızdan dolayı bir dostluğumuz oldu ancak hiçbir dönemde sanığın cemaat yapılanmasını över, onunla ilgili konuşur tarzda bir konuşmamız olmadı. Sanığın bu yapıyla ilgili mensubiyeti olduğunu dair hiçbir bilgim, görgüm ve intibahım olmadı. Sanığın Ergenekon ve Balyoz sürecinde de bu yapıyla ilgili bana hiçbir yorumu olmuş değildir" şeklinde konuştu.

Tanık Astsubay Mustafa Bektaş, eşinin doğumu nedeniyle 12 Temmuz'da izne ayrıldığını darbe gününün öncesinde birlikte herhangi bir hareketlilik olmadığını dile getirdi.

Tanık Orduevi Müdürü Personel Albay Sadık Yoldaş ise, "Sanık birlikte olduğumuz zamanda veya telefonda konuştuğumuz zamanda birliklerin hazırlanması veya destek anlamına gelebilecek herhangi bir emir vermedi. Konutuna gitmeden önce birliğe dışarıdan bir şahsın alınmaması ve böyle bir durum olduğu halde kendisine haber verilmesi gerektiğini söyledi. Farklı bir uygulama yapılmaması gerektiğini söyledi. Tugay komutanımızın her günkü hali vardı. Bunun dışında telaş ve panik gibi bir halini görmedim. Darbe teşebbüsü gecesi onu en çok gören kişi bendim. Soğukkanlıydı. Sert bir mizaçlı kişi olduğu için her konuyu ona açamazdık. O gece de aramızda samimi bir konuşma geçmedi. Sanığın o gece darbe yanlısı, darbe karşıtı veya bekle, gör şeklinde bir tavrını sezmedim. Gayet soğuk kanlıydı. Ertesi gün kendisini arayıp mühimmat ve araç sayımı ile ilgili yazıyı imzalaması gerektiğini söylediğimde "tugay komutan yardımcısına imzalatın" şeklinde talimat vermişti. Kendisi o anda emniyete davet edildiği halde bunu belli etmedi. Tavrı önceki günler nasılsa aynıydı" ifadelerini kullandı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.