1. YAZARLAR

  2. Nazmiye Gülbaş

  3. ET'me bulma dünyası
Nazmiye Gülbaş

Nazmiye Gülbaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ET'me bulma dünyası

A+A-

Kırmızı et protein, demir ve çinko bakımından zengin bir gıda olmakla birlikte gıdalardan alınan demirin sindirilmesine de yardımcı oluyor. Kan yapar, kansızlığı önler, bedeni canlı tutuyor. Zihinsel gelişmeyi sağlarken, çocuklarda büyümede önemli etkisi var. Şişmanlığı önlüyor. Hasılı kelam et, vitamin ve mineral deposudur diyor uzmanlar.

Peki sağlıklı bir beslenme için kırmızı et tüketimi ne kadar olmalı?

Uzmanlar sağlıklı ve dengeli beslenmek için bir insanın günde ortalama 100 gram kırmızı et tüketmesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Dünya kişi başı kırmızı et tüketimi sıralaması istatistiklerine göre en çok kırmızı et tüketen ülke 120.2 gram ile ABD iken, bu rakam Türkiye'de ise 25.3 gram.

Türkiye'de kırmızı et fiyatları Ak Parti iktidarında dolar bazında 2.5 kat arttı. Avrupa ülkelerine göre eti çok pahalı yiyoruz. Almaya ve İngiltere'de 17 liradan kıyma bulabilirsiniz. Polonya, Hollanda, İspanya, Avustralya’da 20-24 arasında fiyat değişiyor. Türkiye’de kırmızı etin üretim fiyatı Fransa ve Avusturya’nın 2, Avustralya’nın ise yaklaşık 4 katı. Dünya et tüketimi istatistiklerine göre 2015 yılında en pahalı et tüketen 3. ülkeyiz.

Türkiye bundan birkaç on yıl öncesine kadar tarımda ve hayvancılıkta kendine yeten bir ülke idi. Yanlış uygulanan tarım ve hayvancılık politikaları ile bugün hem tarımda hem de hayvancılıkta dışarıya bağımlı bir ülke konumuna gelmiştir maalesef! Tarım bakanları değişse de sistem hiç değişmiyor ne hikmetse.

Çiftçilerimiz ve besicilerimiz Ak Parti iktidarlarına büyük bir umut bağladılar. Yıllardır ha düzeldi ha düzelecek diye sabırla beklediler. Ancak ne yazık ki Ak Parti iktidarları ile uygulanan tarım, hayvancılık politikası sukut-u hayale uğramalarına sebebiyet vermiştir.

Ak Parti 2006 yılında domuz besleyenlere destek amaçlı Ziraat Bankası tarafından kredi sağlanmasına yönelik bir yasa çıkarttı.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yayınladığı Türk Gıda Kodeksi Kırmızı Et ve Hazırlanmış Kırmızı Et Karışımları Tebliği'yle domuz etini helal etlerle aynı gösterdi. Yani domuz üretimi teşvik edildi. Türkiye'de Tarım Bakanlığına bağlı 80-85 kayıtlı domuz çiftliği olduğu söylenmekte. Kayıtsız olanları varın siz düşünün.

Mesela İstanbul Hacımaşlı köyünde 5 bin civarı domuz olduğu söylenmekte. Çiftlikte senede 3 milyon kg et üretiliyor ve bu rakam neredeyse  kırmızı et üretiminin yarısı. Sadece İstanbul'da 100'den fazla kayıtlı domuz çiftliği olduğu biliniyor. Pekâlâ neden büyükbaş ve küçükbaş dururken domuz üretimi bu kadar fazlalaştı? Çünkü domuz çabuk üreyebilen bir hayvan. Yılda 3-4 kez doğurabiliyor ve her seferinde 10-15 yavru dünyaya getiriyor. Domuz yavrusu 6 ayda 100 kg kadar olabiliyor ve kesilebiliyor. Artı maliyeti çok düşük olduğu için domuz tercih edilirken, bulduğu her şeyi de tüketen bir hayvan. Cam hariç dışkı, ceset, çöp, çürük çarık besinler dahil aklınıza ne gelirse yiyebilen bir yaratık. Bununla birlikte bir de teşvik kredisi olunca domuz çiftliklerinin yayılması kaçınılmaz oluyor.

İşin tuhafı bu teşvik kredileri kanunları çıkartılırken (dinimizde HARAM olan domuza) domuz yetiştiricilerine sağlanan bu desteğe ne koca koca alimlerden, hocalardan ne de halktan hiç bir tepki gelmiyor.

Bazıları bunları abartılı bulabilirler. O zaman şöyle soralım:

Kurban Bayramı büyükbaş ve küçükbaş kesmek için neden hayvan bulunamıyor?

Canlı büyükbaş, küçükbaş hayvan yok ve ithaline gidiliyor!

Kurban Bayramı sıkıntı çekilirken, sair günlerde et ihtiyacı nereden karşılanıyor?

Tabii bir kısmını ithal ediliyor.

Şimdilerde kırmızı et ithal etmek yeniden gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Avrupa ziyaretleri esnasında Et ve Balık Kurumu ile ülkeler arasında et ithalatı için imzaların atıldığını açıklamıştı. Türkiye Polonya, Fransa ve Sırbistan'dan 67 bin ton karkas et ithal edecek. Diğer yandan 300 bin kesimlik kuzu Avustralya'dan gelecek. Et ve Süt Kurumu bu yıl Kurban Bayramı'nda 80 bin baş koyun ithal etmişti.

Bosna Hersek savaşı sırasında ''Sırp Kasabı'' diye anılan Sırplar'dan 5 bin ton eti ağız tadıyla, afiyetle yiyebilecek miyiz peki?

Karkas et ithalinden sonra lop ithalinede izin verildi verilmesine, ancak lop etin denetimi zor olduğu için domuz eti olup olmadığını anlamak zaman alan ve meşakkatli bir süreç.

Buna ne kadar dikkat edilecek acaba?
Selam ve dua ile...

Bu yazı toplam 698 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.