1. YAZARLAR

  2. Sadık Küçükhemek

  3. Eşkıya Kılıklı Yahudi
Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Eşkıya Kılıklı Yahudi

A+A-

Basından öğrendiğimize göre Edirne’de bulunan büyük Sinagog’u Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek ibadete açılacaktır. Bu konuda Edirne Valisi Dursun Şahin şöyle dedi: “Dünyanın 3. Büyük Sinagog’u restore edildikten sonra müze olarak açılacaktır. Biz Yahudilerin Sinagog’unu restore ederken, onların mezarlıklarının etrafını temizlerken, projelerini kurula gönderirken o eşkıya kılıklı insanlar Kudüs’te Müslümanları katlediyor. Bizim yaklaşımımız nerede, onların yaklaşımı nerede?”

Bu açıklama üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü şöyle dedi: “Sinagog ile ilgili tasarruf bize aittir, Edirne Büyük Sinagogu'nun ibadethane olarak hizmet verecektir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün açıklamasından sonra Edirne Valisi Şahin, binasının kullanım şekliyle ilgili kararın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu söyledi.

Türkiye Hahambaşılığı ve Türk Musevi Cemaati de sinagogun en başından beri tasarlandığı gibi ibadethane ve müze olarak kullanılacağını belirtti.

Söz konusu sinagog Halife II. Abdülhamit’in fermanıyla inşa edilmiştir. Fransız mimar France Depre tarafından Viyana Sinagogu model alınarak hayata geçirilmişti. 1900’lerin başında Edirne'de 20.000 civarında Yahudi nüfusu vardı. 1907 yılında Edirne kent merkezinde sayısı artmış olan Yahudi cemaatin ibadethane ihtiyacını kökten karşılamak amacıyla 2010 yılının son aylarında da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restorasyon kapsamına alınmıştır. 

İsrail ile Türkiye arasında tarihi bir bağı simgeleyen sinagoga ilgi, İsrail’in Filistin’i işgal etmesi ve Edirne’deki Yahudi Cemaati'nin İstanbul’a yerleşmesiyle azaldı. 1983 yılından bu yana kullanılmayan sinagogun mülkiyeti 1995'te Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçti. Kullanılmasa da tarihi açıdan Museviler için büyük önem taşıyan sinagog, Edirne’de Doğan Türk Sinagog Musikisi'nin (Maftirim) de kaynağını oluşturuyor.

Geçmişi, 1492 yılında Avrupa’daki baskılardan kaçarak Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Seferad Cemaati’ne kadar uzanan sinagogun bugünkü binası 1907'de inşa edildi.

Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onlar sırf «Rabbimiz Allah'tır» dediler diye haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah bir kısım insanları diğer bir bölümü aracılığı ile savmasaydı nice manastır, havra ve içlerinde Allah'ın adı, çokça anılan cami yıkılıp giderdi. Kim Allah'a yardım ederse bilsin ki Allah da mutlaka kendisine yardım edecektir. Hiç şüphesiz Allah güçlü ve üstün iradelidir.” (Hac: 40)

Bu ayeti kerimeden anlaşıldığı gibi ibadethaneler müzeye çevrilemez ve gayesi dışında kullanılamaz. İbadethanelerin gayelerine uygun kullanılması, restore edilmesi Müslümanların asli görevidir.

Sinagog veya kilise mescide çevrilebilir; bunun bir sakıncası yoktur; çünkü mescitlerde de Allah’ın ismi zikredilmektedir. Tarihte bunun örneği çoktur. Mesela Ayasofya Kilisesi Fatih Sultan Mehmed tarafından mescide çevrilmiştir.

Mescitler kiliseye veya sinagoga çevrilemez; çünkü Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın aslı tahrif edilmiştir. Son din İslâm dinidir. Rabbimizin ifadesiyle, “Allah katında makbul olan din İslam dinidir.”

Mescitleri kiliseye, sinagoga çevirmek veya müze halinde kullanmak İslâm dinine baş kaldırmak anlamına gelir. Burada şu gerçeği ifade etmeden geçemiyorum: Ayasofya’nın ibadete açılabilmesi için İslâm âleminin, siyasi ve ekonomik bakımından Batı’dan üstün olması gerekir. Ayasofya’yı müzeye çeviren Batı’dır; onlar istedi resmi ideoloji gereğini yaptı.

Malumunuz Mekkeli Müslümanlar sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için Mekke’den çıkarılmıştır. Bu bağlamda bütün peygamberler yurtlarından çıkarılmışlardır.

1948 yılından beri Batı’nın ileri karakolu olan eşkıya kılıklı Yahudi, Filistin’i sırf «Rabbimiz Allah'tır» dedikleri için yurtlarından çıkarmışlardır. Şimdi de Müslümanların içine düştüğü kargaşadan faydalanarak Mescid-i Aksa’yı talan etmeye çalışmaktadır.

Bu durumda Mescid-i Aksa’yı korumak ve gayesi dışında kullanılmasını önlemek, Sinagog’un müzeye çevrilmesine engel olmak  ve Ayasofya’yı tekrar ibadete açmak dünya Müslümanlarının asli vazifesidir.

Edirne valisini kınayıp, eşkıya kılıklı İsrail’i yaptıklarından dolayı kınamayan Gençler Grubu dâhil bütün Müslüman gençler bu şuurda mı yoksa başka hesaplar peşinde mi? Hoşça kalın.

Bu yazı toplam 6124 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum