1. YAZARLAR

  2. Ahmet Dalkıran

  3. Elle Kolla ve hakemle!
Ahmet Dalkıran

Ahmet Dalkıran

GÖZLEM
Yazarın Tüm Yazıları >

Elle Kolla ve hakemle!

A+A-

 

Yine Fenerbahçe, yine elle kolla atılan gol, yine hakemler kararsız şaşkın ama sonuç gol geçerli sayılıyor ve Konyaspor takımının dikkatli oyun disiplini kayboluyor, arkasından ikinci golü kalesinde görüyor. Tabii ki çok üzücü, çok acı. Bir taraftan mütevazı bütçesi ve kadrosu ile tüm dikkatini, emeğinizi, alnınızdaki son teri dökerek alacağı puanın önemini bilerek Fenerbahçe karşısına çıkan Konyaspor, diğer taraftan trilyonları harcayan Türkiye’nin büyüklerinden Fenerbahçe. Sahada varını yokunu döken Konyasporlu oyuncular ile onların emeğini çalan bir yardımcı hakem.  Fenerbahçeli oyuncuların özellikle  de dünya markası olmuş Roberto Carlos’un emek hırsızlıkları bedavadan maç kazanma istekleri, hakemi aldatma oyunu yavaşlatma hatta daha ileriye giderek yalan söylemeleri, insanları kandırmaları. 

 

Aslında Konyaspor oyuna çok iyi başladı. İyi de oynuyordu. Giray Bulak rakibinin silahlarını ve kenar hakimiyetini iyi bildiği için solda Carlos ve Uğur Boral’ın önüne Serhat ve Erdal’ı, sağ kanatta Gökhan Gönül, ve Deivid’in önüne Celalettin’i çıkarmış, Da Silva ile Fenerbahçe’nin kanatlarını kapatmayı planlamış orta sahada Josico, Emre ve Alex üçlüsünü Zafer Demir Caner ve Fahri ile adam adama oynatırken alan savunmasını da ön planda tutarak oyun kurmalarını engelleyip kazandıkları topları Carlos ve Uğur Boral’ın arkasına atarak kontrataklarla gol atmayı planlamıştı.

 

Giray hocanın sıkıntısı çok formda olan Cihan ve Mehmet Çoğum’un yokluğunun yanında yine son haftaların başarılı ismi Serhat’ın kasığındaki sakatlığı idi. Serhat sakat olmasına rağmen görevini yapmaya çalıştı. Ancak yüzde 100 oynayamadı. Serhat sakat olmasaydı Uğur Boral’da oradan fazla etkili olamayacaktı. Veysel ileride tek olmasına rağmen elinden gelen her şeyi yapıyordu. Giray Bulak’ın benimsediği oyun anlayışını takım halinde sahada oyuncularımız çok iyi uyguladılar. Orta alanda Zafer, Fahri, Caner oyun kuramadılar. Ancak çok top çalıp rakip orta sahayı da oynatmadılar. Adam adama markaj yaptıkları için oyun kurmaları da doğal olarak zor oldu. Sol tarafta Uğur Boral’ın koşularıyla rahatsızlık yaşarken aslında Fenerbahçe’ye gol pozisyonu vermedik iyi de oynatmadık işler gayet iyi gidiyordu.

 

Konyasporlu oyuncular oyunu kontrol ediyordu. Fenerbahçe üstün görüntü verirken hiç de pozisyon üretemedi. Oyun Giray hocanın istediği gibi gidiyordu. 34.dakikada kazanılan serbest vuruşta ceza sahamıza ortalanan topu Oğuzhan’ın yumruklaması Önder Turacı’nın koluyla karışık kalemize girmesi ve hakemlerin önce verip sonra vazgeçip tekrar gol vermesi tüm emekleri planları boşa çıkardı.

 

Gol net elle atılmış ve Konyasporlu oyuncular da demoralize oldular. Oyunu bıraktılar dikkatleri dağıldı ve ikinci golü yediler. Kafaları o golde takılı kalmasa ikinci golü asla yemezlerdi. Hakemler Konyaspor’un iyi oyunu berbat ettiler. Emeklerini çaldılar. Burası bir gerçek. Ancak Oğuzhan’ın o topu çok rahat alması gerekirdi. Hadi alamadın o top öyle yumruklanmaz.

 

Ya stoperlerimiz, öncelikle Miloş, Önder’in orada kafaya çıkışını seyretti. İsmail, Güiza ile eşleşmişken, Miloş adamını almadı. İkinci golde de yine Miloş’un büyük hatası ile maç koptu. Maçta Miloş ve Da Silva en kötü oynayan isimlerdi. Haftalardır stoper oynayan Serhat yerinde oynasaydı bu golleri yemezdik ancak takımda sağ bek oynayacak oyuncularımız cezalı olunca Giray hocanın çaresi yoktu.

 

İkinci yarıya mutlak gol atmayı düşünerek çıkan Konyasporlu oyuncular özellikle orta alanda Fahri, Zafer Demir ve Caner ile adam markajını bırakarak oyun kurmayı düşündüler. Kazandıkları toplarla rakibin üzerine giderek gol aramaya başladılar. Fahri ayağına aldığı her topla rakip oyuncuları rahatlıkla geçti. Oyunu Fenerbahçe ceza alanına yıkmaya başladık. Yine Fahri, Veysel’in önüne çok iyi ara pası verdi. Ve Veysel de golümüzü attı.

 

Zafer Demir ve Fahri’nin adam markajını bırakıp normal oyuna dönmeleri hücum zenginliğimizi arttırdı. Veysel atılan her topa çok iyi koşular yaptı. Ne var ki haftalardır eksikliği hissedilen çabuk golcü özelliği olan bir oyuncunun yanında olmaması onun da işini zorlaştırdı.

 

Da Silva oyunda bu işleri yapması için ileriye dönük oynatıldı ama Da Silva sahada var mı yok mu belli değildi. Zaman ilerledikçe yeşil-beyazlı oyuncular, beraberlik için yüklenirken, Fenerbahçe tamamen kapandı. Konyaspor oyuna tamamen hakim oynarken, bir türlü sonuç getirecek pozisyon üretemedi. Aragones yapmış olduğu değişikliklerle de gol yememeyi planlarken sahanın en iyilerinden Uğur Boral’ı oyundan alarak çok büyük bir hata yaptı ancak Da Silva’nın kötülüğü ve çok iyi oynayan Caner’in de yorulup oyundan düşmesi sonuç getirecek atak yapmamızı engelledi. Konyaspor bu kötü Fenerbahçe’den çok rahat puan alacaktı ama olmadı. Dünkü maçta hakem hatasının yanında her iki golde de hatalı yer tutan Miloş, yenilen ilk golde topu yanlış yumruklayan Oğuzhan ve sahada hiç olmayan Da Silva’nın dışındaki oyuncularımız çok iyi oynadılar. Fahri-Zafer, Caner daha öne çıkan oyuncularımızdı.

 

Bence bu maç bir şekilde kaybedildi ama Konyaspor’un da kazandığı çok şey oldu. Defans sorunu kalmazken orta alanda da Eskişehir ve Fenerbahçe maçlarında oynayan Zafer Demir, Fahri, Cihan, M.Çoğum’un daha tempolu oynamaya başladılar. Bu ara transfer döneminde ileriye çabuk, teknik ve golcü özelliği çok iyi olan forvet oyuncusu alındığı takdirde Konyaspor’un hiçbir sıkıntısı kalmaz. Bu maçı fazla konuşmanın bir faydası yok. Her şeye rağmen oyuncularımızı kutluyorum. Takımımıza tüm Konyalıların destek olması gerekir. Umarım düşündüğümüz transferler yapılır.
Bu yazı toplam 5352 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.