1. YAZARLAR

  2. Fatma Taşeri

  3. Eğitimde anne-babanın rolü -2
Fatma Taşeri

Fatma Taşeri

Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitimde anne-babanın rolü -2

A+A-

Eğitimi anlamak için İslam kültürüne ve o kültüre sahip çıkan ecdadımıza bakmadan geçemeyiz.

İlme, âlime ve Allah’ın emirlerine önem veren ecdadımız, İslam’ın sesini her yere duyurmuşlardır. Gittikleri her yere ilmi, irfanı, medeniyeti götürmüşlerdir. Hem bizlerin hem de yeni neslin maddi ve manevi alanda olgunlaşması, şüphesiz yüce dinimizin tavsiyelerine uyup ilme ve âlime gereken önemi vermemizle mümkündür.

Sevgili Peygamberimiz (sav); “Ya öğreten ol, ya öğrenen, ya dinleyen ol, ya da ilmi seven, sakın beşincisi olma helak olursun” (MEZMAUZ ZEVAİD) buyurmuştur.

İlim adamlarına saygıyı Hz Ali; “Bana bir harf öğreten, beni kendisine köle etmiş olur.” diye ifade etmiştir.

Bu saygı, ilim adamlarının insanlara hayrı öğretmeleri ve faydalı yolları göstermeleri sebebiyle olmaktadır.

Bizlere emanet edilen çocuklarımızın ve gençlerimizin, kendilerine, ailelerine, milletimize ve insanlığa yararlı birer birey olarak yetiştirilebilmeleri, ancak iyi bir eğitimle mümkündür. Bu eğitim onların hakkı olmakla birlikte bizimde onlara karşı bu eğitimi sağlamak en önemli görevimizdir. Bunun için Sevgili Peygamberimiz (sav): “Hiçbir baba evladına güzel edepten daha üstün bir bağışta bulunamaz” (TİRMİZİ 33) buyurmuştur.

Atının ayağından, padişahın kaftanına sıçrayan çamuru temizlemeye çalışan İbn-i Kemal’e: “Dokunmayın, bir âlimin atının ayağından sıçrayan çamuru kaftanımda taşımak benim için şereftir” diyen Yavuz Sultan Selim Han’ın bu asil davranışı, ilim adamına ve ilme verdiği değerin bariz bir örneğidir.

Bütün insanları bir tarağın dişleri gibi eşit sayan Yüce dinimiz;

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (ZÜMER S.9)

“Allah içinizden iman edenlerle, ilme nail olanların derecelerini yükseltir.” (MÜCADELE S.11)

İlim sahiplerini diğer insanlardan ayırıp yükseltmiştir. Sevgili Peygamberimiz (sav) de;

“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır”  buyurmuştur.

Evet, eğitim işiyle uğraşan meşgul olan öğretmen –öğrenci bizim baştacımızdır. Ben yukarıdaki ayet ve hadis örneklerinden bunu anlıyorum. Burada zikrettiğim  örneklerin   daha binlercesini bulabilirsiniz. İşte  ilim yolunun basamak taşlarıdır öğretmenler… Evimize ziyarete gelse başköşeye oturtulur.

Öğretmene en değerli varlıklarımızı emanet  ederiz. Bu emaneti taşımada onlara yardım etmeliyiz. Onların yanında yer almalıyız ki, bütünlük bozulmasın. Yoksa çocuklar anne-babanın tüm icraatlarını kopyala yapıştır! yapar. Bu durum  sadece öğretmen için değil, aile içerisinde de yaralar açar. Çocuk  babasına öfkelendiği zaman , anne “baban haklı” demiyor  çocuğa korumacı yaklaşıyorsa, çocukla babanın iletişimi kördüğüm olmuştur artık. Aynı şekilde baba da annesine karşı  çocuğu korumaya alıp “annen haklı” diyemiyorsa artık orada terbiyeden  ve aile bütünlüğünden söz edilemez.

Çocuklarınızı  fazla  koruma altına aldığınızda bilin ki bir nesli kaybettiniz demektir. Gerçek koruma Rabbimin korumasıdır. Aşırıya kaçmadan, değerlerini darmadağın etmeden çocuklarımıza sahip çıkalım. Çocuk bilsin ki annem-babam  öğretmenime değer veriyor. Öğretmen de kendisine ve emeğine saygı duyulduğunu hissetsin.. İnanın sorun olarak gördüğünüz birçok olay daha rahat çözülecektir. En önemlisi de Kur’an yörüngeli bir yol izlendiği için hayırlı sonuçlar elde edilecektir. Bu  çocuklar ileride alime de ilme de saygı da kusur etmemeye gayret edecektir… İşte bunun tohumunu atacak olan da yine anne-babalardır..

Fatih Sultan Mehmet’in Babası gibi …

Bu yazı toplam 4925 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.