1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Düğünlerimiz
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Düğünlerimiz

A+A-
Yuvamız yazı serisi

Bir yuvanın kurulmasında genellikle son halka, düğündür. Düğünlerde birçok akraba, dost ve arkadaşın bir araya gelmesi sağlandığı gibi, tertiplenen eğlenceler ve misafirlere ikramların yanı sıra damat ve geline takılacak takılar yine bu toplantılarda yapılmaktadır.
Örf ve adetlerimizin sürdüğü düğünlerde, erkek ve kadınlar kendi aralarında düğün yapmaktadırlar. Yemekler ayrı sofralarda yenmekte, ayrı yerde oturulmakta, düğün eğlenceleri de yine ayrı ayrı yapılmaktadır. Tarihimize bir göz atıldığında o dönemlerde kız kaçırma, tecavüz ve aile yuvalarının yıkılması gibi olayların hemen hemen yok denecek şekilde az olmasının sebebinin, erkek-kadın birlikte olmamasıyla baştan önlenmesidir.
HADİS-İ ŞERİFLER
Sevgili peygamberimiz; “Nikâhın efdali (iyisi), külfeti (maddi ve manevi yükü) az olanıdır” buyurmuştur.
Düğünlerde davetlilere yemek vermek sünnettir. Enes bin Malik (r.a) den rivayet edilen bir hadis-i şerifte, Nebi (s.a.v) Zeynep binti Cahş için velime ziyafeti verdiği ve ziyafette bir koyun keserek misafirlere ikram ettiği bildirilmektedir. (Sahih-i Buhari 11/1813)
 Düğünlerde uygun müzik aletlerinden bir şeyler çalmak yine peygamberimizin teşvik ettiği hususlardır. Aişe (r.a) rivayet ettiği hadis-i şerifte; Hazreti Aişe, (terbiyesi altında bulunan) bir kızı Ensar’dan (Medineli) bir kişi ile evlendirmişti. Nebi (s.a.v) “Ya Aişe! Hani sizin def çalan ve şiir söyleyen bir muganniyeniz (topluluğa şiir söyleyen, şarkı okuyan kimse) yok mu? Ensar’ın böyle oyun hoşuna gider” buyurdu. (Sahih-i Buharı 11/1811)
“Düğünlerinizi mescidlerde yapınız” buyuran peygamberimiz, mescitlerin daha geniş olması sebebiyle daha çok misafiri ağırlamanın mümkün olacağını ve düğün yapmanın manevi boyuta sahip olduğunu ifade etmişlerdir.
NASIL YAPILIYOR
Batı kültürünün bize yansıyan şekli, düğünlerde salon kiraları, giyim kuşam ve tuvaletler gibi yerlere bol para harcanması ve israfın fazlaca yapılmasıdır. Bu düğünlerde erkek ve kadın karışık olarak bir salonda bulunmakta, birlikte yenmekte, birlikte içilmekte ve birlikte eğlenmektedir. Gelinin, nikâh esnasında damadın ayağına basması, damadın gelini misafirlerin önünde öpmesi, caz müziği çalınması, gelin ve damat ile misafirlerin kadın-erkek dans etmeleri, pasta kesme merasimleri ve pastanın gelinle damadın birbirlerine karşılıklı olarak yedirmesi, yerine göre bazı alkollü içeceklerin alınması, gelinin vücudunun bazı yerleri açıkta bırakan çok açık elbiseler giymesi, kuyruklu gelinliğini küçük bir kıza taşıttırılması, yeni çiftin balayı adıyla turistik otellere gitmeleri gibi şeyler de yine batı kültüründen gelen adetlerdir.
Örf ve adetler olarak karşımıza çıkan yanlışlar ise; başlık parası alınması, kadın ve erkeğin birlikte oturmaları, birlikte yemeleri ve birlikte eğlenmeleri, takı merasiminin isimler okunarak ve davetlilere de ilan edilerek yapılması, bazı alkollü içkilerin içilmesi, dansöz oynatılması ve dansöze para yapıştırılması, paraların havaya atılması, düğünlerde havaya silah sıkılması, töre cinayetleri gibi hareketlerdir.
BİR ANADOLU DÜĞÜNÜ
Atalarımız düğün yaparken, cirit atma, ok atma, yağlı güreş gibi oyunları programlarlar, yarışmalarda galip gelenlere hediyelerini verirler ve yapılan düğün merasiminin aynı zamanda çekişmeli bir yarışma havasına sokarlardı. Ve en önemlisi fakir zengin herkesin düğün yemeğinden yemelerini sağlarlardı.
 Konya da yapılan düğünlerde, davetlilerin mümkün mertebe çok olmasına, bir gün öncesinden yemeklerin hazırlanmasına, yemek tenceresinin kapağının dua ile açılmasına, sofraların geniş siniler halinde kurulmasına, kapı önünden geçen yolcuların bile düğün yemeğini yemelerine, sabah erkenden önce erkek misafirlere, daha sonra hanım misafirlerin ayrı mekânlarda ağırlanmasına, düğün yemeklerinin tek kapta sunulmasına, yemeğin israf edilerek dökülmemesine, kız evine gelin almak üzere arabalarla gidilmesine, kayın pederin beline kırmızı bir şerit bağlanmış gelini kızın babasından almasına ve bir düğün kafilesiyle evine getirmesine, gelin gerdeğe girinceye kadar hanım misafirler ile komşu hanımların ziyaret ederek hayırlı olmasını dilemelerine, damadın yatsı namazından çıkan cemaatle gelerek dualarla gerdeğe sokulmasına, ilk gecenin Allah katında duaların kabul edileceği bir gece olduğundan ikişer rekât şükür namazı kılmalarına evli çiftlerin sabaha kadar odalarının ışığının sönmemesine, sabah namazından önce sadıc’ın gelerek damadı alması ve onu sabah namazına camiye götürmesine dikkat etmektedirler.
Yemek menüsü de Konya’da bir başkadır. Önce içi nohutlu yoğurtlu düğün çorbası yanında salata veya turşu, arkasından üzeri kızarmış parça et konulmuş pilav ile onu takiben genellikle irmik helvasının gelmesi. Bu yemek çeşidinden birkaç kere isteyebilirsiniz. Siz yemek bitti derken üzerinden dumanları çıkan ekşi bir bamya çorbası ile yemek menüsü tekrar başlar. Arkasından pirinç pilavı ve yanında pirinçten yapılmış zerde adı verilen tatlı ile komposto veya şerbetlerle tamamlanır.
Davetliler, hediyelerini ve takılarını içerisini isimlerini yazdıkları paketler içerisinde ev sahibine teslim ederler. Burada kimin ne getirdiği ve getirmediği ilan edilmez. Misafirler yeni evlilere kullanacakları eşyaları almaya gayret ederken, ev sahibi de hediye getirenleri ilan etmeyerek onların güçlerinin yetmeyeceği hediyeleri almalarına zorlamış olmaz.
Bu yazı toplam 3430 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.