1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Domuzları Yok Etsek
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Domuzları Yok Etsek

A+A-
GÜNÜN SÖZÜ
Allah’ı anmayan vicdan, hakimsiz mahkemeye benzer.

CEZA TAHTASI
DOMUZLARI YOK ETSEK

Gündem, ‘Domuz gribi’.
Şimdi GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar)lu ürünler de gündeme girdi.
Biliyorsunuz ‘Kuş gribi’ tehlikesi geçirdik.
Kuşları tavukları torbalara doldurup diri diri yok ettik.
Çilli tavuğumu, beyaz güvercinimi vermem diyenlere “Sus. Yoksa gripten ölürsün” diye tehdit sopası gösterdik.
Ne oldu?
Tavuk ve yumurta sektörü öldü öldü dirildi.
Küçük işletmeler gitti, büyükleri daha büyüdü.
Nerden geldi bilinmez ama şimdi ‘Domuz gribi’ türedi.
Hiç duymadığımız bir hastalık çeşidi.
Domuzun, domuzluğunu bilirdik de; bu kadar kısa sürede ülkelere yayılıp öldürücü olduğunu bilmezdik.
Kuş gribinde tavukları ve kuşları temizledik.
Göçmen kuşlarının yollarını değiştirmesi için baskı yaptık.
Domuz gribinde ‘aşıdan’ başka konuşulan yok.
“Aşı olacağız, olmayacağız. Bak; Başbakan da olmayacak”
Peki domuzları niye yok etmiyoruz.
Zor bir itlaf. Çünkü AB karışır bu işe.
Bizim ne yiyeceğimize karıştığı gibi.
Alın size bir öneri. “Domuz çiftlikleri kapansın.”
Madem kuş gribinde hastalık domuz etinden geçti. Sadece domuz eti yiyenlere değil, bize de zarar verdi. O zaman meseleyi kökten çözmeyi niye düşünmüyoruz.
Domuzlara bir çözüm bulalım.
Hatta domuzluk yapanlara da.

SERADA TEHLİKE YOKMUŞ
Domuz gribi derken GDO’lu ürünler de bizi korkutmaya başladı.
Bunlar ABD ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ithal gelenler.
Son zamanlarda hep felaket tellalı gibiyiz.
Seller, gripler, depremler
Yüreklerimizi hop oturtup, hop kaldırıyor.
Biz de pazarlarda tezgahları dolduran sera sebzelerini sorduk.
Konya TV’nin ekranına Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı H. Hüseyin Motuk’u davet ettik.
Başkan Motuk ekranda yaptığı konuşmada GDO’lu ürünleri ithal gelen Mısır, Soya ve Koza da sınırladı. Pirinci teğet geçti.
Sera sebzelerinde ilaç kalıntısı yoksa tehdit değil dedi.
Ancak çok önemli noktaya dikkat çekti.
Bu ilaç kalıntısı ile ilgili.
Zirai mücadele ilaçlarının bilinçsiz kullanımının kanserojen tehlikesi içerdiğini anlattı.
Uzman kontrollerinin bunu önleyeceğine dikkat çekerken, Konya da sebze hali ile pazarlarda gıda denetiminin yeterli olmadığını sorguladı.
Yer parası için çok sıkı denetim yapan belediye görevlilerinin gıda güvenliği için aynı hassasiyeti göstermediğine vurgu yaptı.
Numune olarak alınacak sebze ve meyvelerin kontrolü için yeterli düzeyde laboratuar olduğunu da belirtti.
Daha da önemlisi bu konuyla ilgili uzan bilgisi vermek için randevu talep ettiği Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’le bir türlü görüştürülmediğinden yakındı.
Doğrusu başkanı dinlerken bu konudaki serzenişi benim de moralimi bozdu.
Ne yani?
Önemli bir konu olmasına rağmen Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı şehrin belediye reisi ile görüşemeyecek mi?
Büyükşehir Belediye Başkanı Akyürek’le görüşememe konusunda Muhtarlar şikayetçi, Oda başkanları şikayetçi. Randevu talep edenlerin yüzde 90’ı şikayetçi.
Ama başkan Motuk’un çağrısı çok önemli. Konya’da yaşayan halkın sağlığı için önemli.
Gıda güvenliği için denetim olmalı.
Rusya geri gönderiyor, Belçika yerinde denetliyor. Biz niye görmezden geliyoruz?
Çelikten mi yapılıyız.

FIKRALARDAN SEÇMELER
ÜÇÜNCÜ GÜN BİRAZ GÖRDÜM

Dünya Kadınlar Günü’nde bir çok ülkeden kadının katıldığı Dünya Kadın Örgütü  toplanmış. kararlar alıyorlar. Kadınları kimse ezemez. Herkes eşittir vs. Bundan sonra kendimizi ezdirmeyeceğiz, kocalarımızın isteklerini yerine getirmeyeceğiz demişler. Sonuçlarını da gelecek sene tekrar toplanıp değerlendirmek üzere kongreyi bitirmişler.
Aradan bir yıl geçmiş. Tekrar toplanmış sonuçları değerlendiriyorlar.
Önce İtalyan kadın söz almış;
- Eve ilk gittiğimde kocam benden yemek yapmamı istedi, bende bundan sonra yemek yapmayacağımı kendisinin yemek yapması gerektiğini söyledim.
1. gün bir şey göremedim,
2. gün kendisine yemek yaptı,
3. gün bana da yemek yaptı o günden beri evde yemeği kocam yapıyor.
Sıra Alman kadına gelmiş;
- İlk gün eve gittim. Kocam benden elbiselerini yıkamamı istedi. Ben de ona bundan sonra temiz elbise giymek istiyorsa kendisinin yıkayacağını söyledim.
1. gün bir şey göremedim,
2. gün kendisinin elbiselerini yıkadı,
3. gün benimkileri de yıkadı. O günden beri evdeki bütün elbiseleri yıkıyor.
Sıra bizim Türk kadına gelmiş;
- İlk gün eve gittim. Kocam bulaşıkları yıkamamı istedi. Bende ona bundan sonra temiz tabakta yemek yemek istiyorsa bulaşıkları yıkaması gerektiğini söyledim.
1. gün bir şey göremedim,
2. gün bir şey göremedim,
3. gün gözümün birisi azcık açıldı görmeye başladım.

Bu fıkrayı Diş Hekimi dostum Ali Erdem Çiftçi göndermiş. Kendisine teşekkür ediyorum.
Bu yazı toplam 4434 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.