1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Dini kim tanımlar?
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Dini kim tanımlar?

A+A-

Normalde akıl sahibi herkesin “Dini Allah (cc) ve Rasulü’nün (sav) sözleri tanımlar” şeklinde cevabını kolaylıkla vereceği bu soruyu tam da şimdilerde gündeme getirmek gerekiyor.

Ama son zamanlarda bu cevabı herkesten duymak artık mümkün değil.

Müslümanların “Edillei Şer’iyye” olarak bildikleri dinin esaslarını aşındırıyorlar.

Hem de bizim arkadaşlarımız veya tanıdıklarımız dediğimiz insanlar.

Gün geçmiyor ki İslam Dininin bir esası saldırıya uğramasın.

Kur’an-ı Kerim ayetleri manaları bağlamından koparılmak suretiyle farklı anlamlar yüklenmek suretiyle yok edilmeye veya hayattan çıkarılmaya çalışılıyor.

Hz. Peygamberimizin (sav) Sahih Sünneti ve Hadisleri yok sayılmak hatta tamamen red edilmek suretiyle din olduğundan bambaşka bir hale çevrilmeye çalışılıyor.

İslam Ümmetinin âlimlerinin genel kabulü diyebileceğimiz” İcmaı Ümmet” kendilerinin aynı fikirde olmadıklarını dolayısıyla da icma diye bir şeyin olmayacağını söyleyen bir kısım bedbaht tarafından yok sayılmaya çalışılıyor.

Yine çağdaş İslam ulemasının Ayeti Kerimeler ve Sahih Sünnet ile Hadisler doğrultusunda çağın problemleri ile ilgili ortaya koydukları görüşler modern çağın taleplerini karşılamıyor şeklinde istiskal edilerek Edillei Şer’iyye nin dördüncü unsuru olan “Kıyas” ortadan kaldırılmak suretiyle herkesin kendi menfaatine göre kendi fetvasını vereceği bir kargaşa ortamı oluşturulmaya çalışılıyor.

Bütün bu aşırılıkları yapmanın sonucunda ortaya çıkacak olan kaos ortamından istifade edecek sırtlan tabiatlı insanların nihai hedefleri Müslümanlığı diğer dinler gibi muharref bir din haline getirmekten başka bir şey değildir.

Bütün Müslümanlar bilirler ki din bir disiplindir.

Hem bir dine inanacaksın hem de o dini vaaz eden Hz. Allah’ın (cc) ve Peygamberi yani hayata uygulayıcısı olan Hz. Muhammed (sav)in sözleri olan Sahih Hadisler ile davranışları olan Sahih Sünneti kabul etmeyeceksin.

Haricilerle başlayan bu bozguncu hareketin son zamanlarda hortlatılmasına dönük faaliyetler Müslümanları yüzyıllardır içine düşürüldükleri derin uykulardan uyandırmalıdır artık.

“Dinde zorlama yoktur” ayeti kerimesini bağlamından kopararak yanlış tevil edip ortaya koydukları ucube fikirlere İslam demenin mümkünü olmadığı gibi dini esaslara inandım kabul ettim diyen bir insana inandığı düşünce sisteminin şunları yap şunları yapma diye emir vermemesi de mümkün değildir.

Böyle bir dinin hem dünyalık hem de ahretlik bir değeri yoktur inanalar nezdinde.

Müslümanların en temel ibadetleri olan Namaz ibadetinin her rekatında Kur’an-ı Kerim’den ayetler okumaya mecbur olan bir insana siz Kur’an okumuyorsunuz, Müslümanlar Kur’an okumuyorlar diyen bir güruhun dinde bir takım erozyonlara sebep oldukları artık gerçekten fark edilmelidir.

Fark edilmelidir çünkü bu insanlar Arapça okunan Kur’an-ı Kerim’i Kur’an saymıyorlar.

Dünyalık maddi menfaat elde etmek isteyen bazı düzenbazların yazıp ellerine tutuşturdukları mealleri Kur’an zanneden bu cehalet ordusunun fertlerince veya Kur’an-ı okuyan herkes anlar, bu nedenle İslam ulemasına da hatta Hz. Peygambere de (sav) gerek yok diyen hocalarının(!) dini tanımlamasına bir son verilmelidir.

Diyanet ve İlahiyat Fakültesi mensuplarının da kendilerince son zamanlarda indirilmiş din olarak vasıflandırdıkları pek çok şeyin nefse hoş gelen heva hevesten ibaret şeyler olduğu dolayısıyla da din olmadığı ortaya konulmalıdır.

Böylelikle özellikle Kur’an-ı Kerim’deki Müteşabih ayetler ile Peygamberlerin(as) kıssalarındaki Mucizelerin tercümelerindeki abuk sabuk fikirler nedeniyle Müslümanlar özellikle de din eğitimi görmemiş gençler üzerinde oluşturmaya çalıştıkları fitneler bastırılmış olacaktır.

Dinin kurucu nesli olan Sahabe Neslinde (ra) ve Selefi Salihin (Rha) dediğimiz geçmiş İslam âlimleri döneminde Ayeti Kerimeler ve Sahih Sünnet ışığında çözüme kavuşturulmuş pek çok meselenin “çağa uymuyor ve güncellenmesi gerekir” kılıfı altında yok sayılması veya yok edilmeye çalışılması karşısında her zamankinden daha temkinli olmak gerekmektedir.

Aksi durumda “Dini Kim tanımlar?” sorusunun cevabı Allah (cc) ve Rasulü (sav) yerine “Dini çağdaş cahiller tanımlar” olarak çıkacaktır.

Bu yazı toplam 446 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.