Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Dine müdahale

A+A-

Son zamanlarda sıkça gazete yazılarında okumuş veya televizyon ekranlarını parselleyenlerden duymuş olmalısınız.

Halis Din İndirilmiş dindir.

Halis Din Allah’ın (cc) Dinidir.

Din yalnızca Allah’a (cc) halis kılınmalıdır.

Uydurulmuş din yerine indirilmiş dine dönülmelidir.

Bu yukarıdaki ifadelerin bir kısmı Kur’an ayetlerinin tercümesidir ve başımız üzere yeri vardır.

Ama diğer kısmı ise tam anlamı ile uydurulmuş dinin sözcüleri tarafından uydurulmuş ifadelerdir.

Kendi söylediklerinin dışındaki her şeyi uydurulmuş din olarak kabul eden bu din bezirgânlarının hilelerine kapılmış pek çok tanıdık tanımadık insan örmek mümkün bu günlerde.

Kur’an-ı Kerim’in inzal oluşuna şahit olmuş olan Sahabe-i Kiram Efendilerimizin (ra) Rasulullah (sav) Efendimiz’den rivayet ettikleri sahih sünnet uygulamaları ve sahih hadisler yerine kendi sözlerine itibar edilmesini isteyen bu çadır hokkabazları son zamanlarda Ehli Sünnet üzere olan Müslümanlara saldırılarını artırmış durumdadırlar.

Kur’an-ı Kerim’e ilk inanan, ilk okuyan, ilk mübelliği olan ve hükümlerini hayata ilk uygulayan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sav) Sünneti Seniyyesi ve Hadislerini dine müdahale olarak gören ve göstermeye çalışan münkirler bu saldırıları ile Kur’an-ı Kerim ile aramızdaki ilk bağ olan Sahabe nesli (ra) ve Selefi Salih’in (Rha) ile olan bağımızı koparmaya çalışmaktadırlar.

Dinimizin kurucu nesli olan Sahabei Kiram (ra) ile Müslümanların bağını koparmaya çalışmalarının temel sebebi Sahih sünnet uygulamaları ve bu uygulamaların yazılı hali olan sahih hadisleri yok etmek ve böylelikle İslam Dininin temel ibadetlerini Müslümanların hayatlarından çıkarmaktır.

İbadetlerin ortadan kaldırılmasından sonra ise ortada İslam’ın sadece adının kalacağı ve misyonerlerin hayali olan dinin yok edilmesi emelinin gerçekleştirileceği tartışılmazdır.

Bu güruhun bir kısmı belki de saflıklarından dolayı hoca (!) diye peşine takıldıkları müfsitlerin akıl hocaları olan Goldziher, Margoliouth ve Schacht gibi oryantalistlerin ne yazıp çizdiklerini, ne yapmaya çalıştıklarını dahi bilmedikleri halde dini anlamak ve yaşamak adına yanlış şeyler yapıp, yanlış kelimelerle konuşmaya, anlatmaya devam ediyorlar.

Ellerine tutuşturulan yurt dışı kaynaklı projeler mahsulü gereksiz mealler, dipnotlu tefsirler ve sadece para kazanmak amaçlı yüzlerce mealler sonucunda Kur’an-ı Kerim’i sıradan bir kitap, Hz. Rasulullah’ı (sav) katliamcı bir postacı, Sahabei Kiram’ı (ra) kervan soyguncusu çapulcu, Selefimiz (Rha) ise yalancılar topluluğu olarak gören bir Müslüman tipi türetmeye çalışmaktadırlar.

İbadetleri “ritüel”, dini “felsefe”, gayb alemi ile kabir hayatını “metafizik” Hadis İmamlarını “yalancı din baronları”, İslam Fıkhını “uyduruk şeyler” olarak gören bu cahil kişiler bu cehaletlerini meal okumakla giderebileceklerini zannedecek kadar da zavallıdırlar.

Allah (cc) Rasulü’nün (sav) hadislerini 250 ila 300 yıl sonra yapılmış dine müdahale olarak gören bu inkârcılar nasıl akla hizmet ediyorlarsa, Rasulullah’ın (sav) vefatından 1400 yıl sonra yazılmış olan meal ve diğer kitapların dine müdahale olduğunu bile düşünmekten aciz durumdadırlar.

Ahkâmına en güzel şekliyle biz uyuyoruz dedikleri Kur’an-ı Kerim’i henüz orijinal metninden doğru düzgün okuyamayanlar, kırık dökük okuduklarını da zaten anlamayanlar Kur’an ayetleri hakkında “birbirinden güzel(!) yorumlar” yapmaktan da geri durmuyorlar.

Meal okuyan bir kimse ise, asla Kur’an okumuş olmaz, dolayısıyla meali kastederek “Kur’an okuyun” diyenler daha işin başında en büyük yanlışa düşüyorlar.

Kendilerine okudukları mealin Kur’an olmadığını bir kere hatırlatmakta yarar var.

Bu yazı toplam 530 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.