Sadık Küçükhemek

Sadık Küçükhemek

İŞİN ASLI
Yazarın Tüm Yazıları >

Dindar Nesiller

A+A-
CHP, en son katsayı düzenlemesini bir kez daha Danıştay’a götürdü. Bunun üzerine Sayın Başbakan Erdoğan,  “Niye imam hatiplerden rahatsız oluyorsunuz. Dindar nesiller yetişmesin mi istiyorsunuz?”   demiştir. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu sözü polemik konusu yaptı. “Sen dindarsın, sen dindar değilsin diyerek memleketi niye bölüyorsun” dedi. Ardından CHP İstanbul İl Gençlik Kolları yürüdü: "Özgür birey özgür toplum" yazılı pankartlar taşıdı ve "Özgür genç, özgür gelecek, CHP iktidar olacak, halk özgür, memleket özgür olacak.” diye slogan attılar.
Laik- Kemalist ve sol- sosyalist yazarlar, "Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, daha dindar toplum için dört yıllık (2012–2016)  yol haritasını, Erdoğan’ın, “Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözüyle ilintilediler. Diyanet İşleri Başkanlığı, “Bizim bu projemizi ilintilemeniz doğru değildir” dedi.
Laik- Kemalist ve sol- sosyalistler bununla yetinmediler,  İmam hatiplerin önünü kesmek ve Diyanet’in söz konusu projesini baltalamak için, “Devletin dindar nesil yetiştirme gibi bir hakkı yoktur. “Laik-Kemalist" veya "sol/sosyalist nesiller" yetiştirme görevinin olduğunu savundular.”
Muhafazakâr kesimin bir kısmı ise bu konuda  şöyle dedi:  “Demokratik ülkelerde dindar olmak veya olmamak bireylerin özgür iradelerine bırakılır, toplumun dindar kesimleri eğitim faaliyetlerine katılır, bu amaçla özel eğitim kurumları açabilir. Batı ülkelerinde kiliseler tarafından açılmış ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim kurumları vardır; bizde de olabilir.”
CHP,  pozitivizm felsefesi üzerine bina edilmiş bir zihniyettir. Bu sebeple bu zihniyet, bunun dışındaki görüşlere hayat hakkı tanımamaktadır; tanıyacak olursa kendisinin yok olacağını bilmektedir. CHP İstanbul İl Gençlik Kolları, “Özgür birey özgür toplum yazılı pankart açmakla, “Özgür genç, özgür gelecek", CHP iktidar olacak, halk özgür, memleket özgür olacak.” diye slogan atmakla,  pozitivizmden başka bir düşünceye hayat hakkı tanımıyorum” demek istemektedir.  Pozitivizm= özgürlük demektedir.
Yani insan, nefsinin heva ve hevesinin istediği şekilde yaşamasını özgürlük bilmektedir. Özgür birey, özgür toplumdan bunu anlamaktadır. Bu zihniyet öyle sağır,  öyle kör ve öyle katı kalplidir ki, örnek aldığı Batı’yı halen tanımış değildir. Batı’nın kökü pozitivizme değil, Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa dayanmaktadır. İnsan heva ve hevesinin kurbanı olduğu zaman işte böyle sapla samanı karıştırır.
Pozitivizm, beş duyu organları deney ve gözlem yolu ile elde edilen bilgilere inanmak bunun dışındaki bilgileri reddetmek anlamına gelir. Buna göre vahye dayanan bilgiler reddedilmektedir.
Vahyi reddetmek,  insan zihnine pranga vurmak demektir. Bu durum şımarıklık ve yüzsüzlüktür. Cumhuriyetin kuruluş felsefesi pozitivizm üzerine bina edildiği için CHP böyle pervasızca konuşmakta ve pankart açmaktadır. 
Özgürlük, din ve vicdan hürriyetinin sağlanması demektir.  İslam dini, özgürlüğün teminatıdır. Ayeti kerimede ifade buyrulduğu gibi,  “Dileyen iman eder, dileyen iman etmez.” İman eden insanın dinini öğrenmek, tebliğ etmek ve yaşamakla mükelleftir. Ayrıca bütün kapıları İslam’a açmakla da yükümlüdür. Mekke’nin fethiyle İslam’ın kapıları bütün dünyaya açılmıştı, Tanzimat ile tekrar kapatıldı. İşte tekrar açmak Müminlerin görevidir. Açıldıktan sonra dileyenin iman edip gereğini yerine getirmesi, dileyenin iman etmeyip inancına göre yaşaması imkânına kavuşması gerekir. Tarihte bu durum gerçekleşmiştir. İşte özgürlük budur.
“Devletin Laik-Kemalist" veya "sol/sosyalist nesiller" yetiştirme gibi bir görevi yoktur; çünkü bu durum insan fıtratına aykırıdır.  Yani vahye pranga vurmak anlamına gelir. Bu durum arızidir. Devletin görevi bu prangayı söküp atmak ve izah ettiğim hususu gerçekleştirmektir. Vahye pranga vurmayı özgürlük saymak, ilme ve bilimsel gerçeklere aykırıdır. Özgürlük kavramını gayesi dışında tarif etmektir.
Muhafazakâr kesime gelince, muhafazakârların bir kısmının gerçeği bir türlü söylememesi siyasi ve ekonomik çıkarıyla örtüşmediğinden dolayı olabilir. İslam dini ile Yahudilik ve Hıristiyanlığı aynı kefede değerlendirmeleri ise  ya bilgi eksikliğinden veya inanç zafiyetinden kaynaklanmaktadır. 
Bu yazı toplam 6450 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.