1. YAZARLAR

  2. Ahmet Güldağ

  3. Deniz altından borulu geçmeyi düşünen insan ve vasiyeti
Ahmet Güldağ

Ahmet Güldağ

MÜŞAHEDE
Yazarın Tüm Yazıları >

Deniz altından borulu geçmeyi düşünen insan ve vasiyeti

A+A-

Başlığı görünce şaşırdınız değil mi?

Bu teşebbüsün ilk düşüncesi İÖ 522-486 arasında hüküm süren Pers Kralı I. Darius’dan itibaren başlamaktadır.

Bu tarihi geniş mevzuyu burada değil de Allah izin verirse başka bir yazımda sunmak isterim.

Osmanlı Devleti’nde ise. Sultan Abdülaziz sonra II Abdülhamid düşünmüştür ama…

İdarecilerin düşüncelerinin karşıt olmasıyla ele alınamamıştır.

Cumhuriyet devrinde ilk düşünen. Nadir yetişen, sanayiciliği yanında etrafına yardım eden iyilikle doluluk yanında vatanının kalkınmasını ön planda gören birisi vardır.

Bu değerli kişi Sivas’ta doğmuş, İstanbul’da sanayici olmuş. “Neden bir Türk olarak da yapamayız mı” diye Cumhurbaşkanı M. Kemal Paşa’ya müracaat neticesi, demiryolu yapımı ihalesini de alıp başarı ile bitiren…

Bu başarısından dolayı soyadı kanunu çıkınca bizzat Atatürk tarafından “Demirağ” soyadı verilen…

Vecihi beyden sonra uçak sanayii, uçak fabrikası ve hava alanı, pilot ve paraşütçü okulu açan ileri düşünceli…

Rahmetli “Nuri Demirağ” olmaktadır.

***

Öncelikle, bu yazımda uçak sanayii ve mündericatını kurmayı başaran Demirağ’ın uçak imalini nasıl yaptığını…

İleride anlatmaya bırakarak. Kendisi için anlatılan ve yazılanlar ile belgeleri sunmak isterim.

***

Tabiî ki ancak özetlerini alabildim bu eşsiz iş adamını. Sanayiciliği ve pek çok işte müteşebbisliği yanında daha on yedi yaşında Ziraat Bankası paralarını çalıştırma işlemlerinde emin adam olarak tanınması…

Parası bulunmadığında arkadaşlarından bile yardım istemeden maaş gününe kadar aç kalma itiyadında olması. Pek çok fakirlere yardım yanında, eğitime de yardımlarda bulunması. İsmet İnönü’nün oğlu da dâhil gençleri pilot yetiştirmeye çalışması ve daha birçok meziyetleri yanında insanlığa ders verecek bir hayata sahip Rahmetli Demirağ’ın, özellikleri ne kadar anlatılsa tam neticeye varılamamaktadır.

Bu bakımdan okurlarıma istifade ettiğim kitap yazarlarından Ziya Şakir’in 1947’de yayınladığı ve baş makalesinde çok güzel bir atıfta bulunarak “O bir harp sonrası zengini değildir” dediği- kime atıfta bulunduğunu anlamışsınızdır-

İlave olarak  “Nuri Demirağ kimdir” adlı 250 sayfalık fotoğraf ve belgeleri kitabı ile…

M. Necmettin Deliorman’ın 1957’de yayınlanan “Nuri Demirağ hayat ve mücadelesi” başlıklı ve ön sözünde

“…İdealist bir iş ve endüstri adamı olarak, Nuri Demirağ. Zamanla siyasi entrika ve ihtirasların mütemadi ve mütevali hücumuna uğradı. Onu bir gün hükümetin başına bir gaile olur korkusu ile yıkmak isteyenler el ele vermişlikleri de tarihin nefretle alacağı milliyetsizlik numuneleri vermişlerdi. Bu gibi olmasa idi bugün Demirağ Türkiye’yi en ileri endüstri memleketlerinden biri haline sokacak ve bilhassa havacılık sahasında Türk semalarını baştanbaşa kapatacak muazzam eserler verecekti…” dediği kitapları salık veririm.

***

Aksiyon Dergisi’nde de belirtildiği “http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=18682”
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Cumhuriyet Arşivi’nde ki 3 Ağustos 1891 tarihli belgede, içinden demiryolu geçen tüp geçit planları bulunmakta. “Denizaltında Boru Köprüsü” (tüp geçit denmek isteniyor) yazılı proje yanında diğer başka bir projede de, İstanbul Boğazı’nın Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli noktalarından iki ayrı köprü ile bağlanmasını önerilmekte.

Yukarıda belirttiğim gibi. Boğaziçi Köprüsü tarihçesi dikkate değer ayrı bir konudur bunu daha sonra sunayım 

***

Tarihte pek çok teşebbüsü olan bu işlemde Nuri Demirağ’ın da teşebbüsü olduğunu kısaca belirteyim.

Rahmetli Nuri Demirağ. 1933’de Bir Amerikan firması ile anlaşarak hazırladığı ve iki yıl içinde tamamlanacağı belirtilen Boğaziçi Köprüsü projesini…

 Zamanın Cumhurbaşkanı M. Kemal Paşa’ya sunmak için, yakınında bulunanlardan Salih Bozok vasıtasıyla ulaştırır. Cumhurbaşkanı projeleri çok beğenir ve “Aferin Nuri’ye” diyerek Hükumete havale eder… Eder ama ne yazık ki zamanın Bayındırlık Bakanı ve meşhur İstiklâl Mahkemeleri başkanlığını da yapmış olan Ali Çetinkaya’nın Nuri Demirağ’la arası ezelden beri açık olması da karışmış ola ki “Olmaz bu iş” denilerek geri çevrilir. … Böylece yıllar sonrası bile karşıt çıkan partinin tutumu ile 1970 yılına kadar ele alınamaz.

***

Teklifinin, zamanın İsmet İnönü Hükümet’ince kabul edilmediğine üzülen Rahmetli Nuri Demirağ…

Notere verdiği vasiyetnamesinde “Gerek Denizaltında Boru köprüsü, gerekse Boğaziçi Köprüsü yapıldığında…

İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya’nın bu köprülerden geçmemelerinin sağlanmasını istemektedir.

Köprülerin çok geç yapılmaları neticesi.  Ömürlerinin vefa etmemesi ile köprülerden geçme imkânları olamamıştır zaten!

***

Bugün benimde bindiğim. Deniz altından geçerek iki kıtayı birleştiren ve her gün yüzlerce kişinin dakikalar içinde hayli yol aldığı “Marmaray”a da…

Günün siyasi muhalifleri karşı çıkmadı mı? Hatta çalıştığı ilk günlerde sabote teşebbüsleri bile olmadı mı?

***

Rahmetli Nuri Demirağ'ın teklifi ele alınsa idi. Kaç yıl evvelden beri istifade edecektik?

Neye? Niçin? Vatana değer kazandıran bu işlemlere karşı çıkıyorlar? Anlaşılır gibi değil.

Nitekim ikisi yetmeyip üçüncüsüne başlanan köprüye bile karşı çıkıp hukuk oyunları ile durdurmaya kalkmak neyin nesi acaba?

Oy alırım diye yapıyorlarsa bunun neticesini de gördüler sanırım.

Yurdumuza faydalı olacak işlemlerde. Onlarında katkısı olması daha iyi olur diye düşünürüm.

***

Sağlık ve esenlik içinde sevdiklerinizle yaşam dileklerimle…

Bu yazı toplam 5408 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.