1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Deizmin tuzağı mealcilik
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Deizmin tuzağı mealcilik

A+A-

Söze başlarken yanlış anlamaları peşinen önleyebilmek adına deizm ve mealcilik ifadelerinden neyi kasdettiğimizi peşinen ortaya koymuş olalım. Deizm den kasdettiğimiz dünyayı yaratan bir Allah’a (cc) inanmış olmakla birlikte bir dinin inanç ve ilkelerini benimsemeyen yani ilahi dinlerin Allah (cc) tarafından ortaya konulmuş ilkeler bütünü olduğuna ve peygamberlerin (as) Allah (cc) tarafından görevlendirildiklerine ve örneklikleri olduğuna inanmayıp bir nevi yaratıkları yarattıktan sonra onu kendisi işlemesi için kendi başına bırakan bir tanrı inancıdır. Mealcilik ise, Kur’an-ı Kerim’in Allah (cc) tarafından Hz. Muhammed (sav) aracılığı ile gönderilmiş son ve en mükemmel kitap olduğuna inanmakla birlikte Kur’an tercümesi diyebileceğimiz ve içinde pek çok sorunlar barındıran mealleri Kur’an zanneden düşüncedir. Kur’ancıların Ehli Sünnet inancından temel farkı ise Allah (cc) tarafından Kur’an-ı Kerim’de övülmüş olan Hz. Peygamberi (sav) örnek olarak, O’nun sahabeleri olan Muhacir ve Ensar (ra) ile onları güzellikle takip ettikleri için yine Kur’an-ı Kerim’de övülen Tabiin neslini kabul etmemeleri hatta zaman zaman şirk ile suçlamalarıdır. Daha başka bir şekilde ifade etmek gerekirse toplumsal olarak yaşanmak üzere indirilen İslam Dinini meal dedikleri ne idüğü belirsiz tercümeler üzerinden kendim okur kendim anlar kendim karar veririm bireyselciliğidir Daha doğrusu pozitivizm denen dinsizlik düşüncesinin İslam âlemine giriş basamağıdır mealcilik. Çünkü pozitivist düşüncelerle yetiştirilen bir nesil belli dönemler sonucunda aklına çok güvenmeye başladığında varacağı sonuç ya bende anlarım düşüncesi ile mealcilik ya da Ben Peygambere ihtiyaç duymam görüşü ile deizmdir. Bu düşünce şeklinin âlemdeki ilk temsilcisi şeytandır. Çünkü kibre kapılıp kendisinin aslının farklı olduğunu bahane ederek Allah’ın (cc) bilgisi ve emrine muhalefet ederek Âdem (as) secde etmekten imtina etmiştir. İslam’ın ilim ve irfan kökünden kopuk bir kısım batı özentisi içinde olan ve Müslümanların bu günkü perişan hallerinin düzelmesinin sadece bilimle olabileceğini iddia eden akademisyenlerin batı kalıplarıyla İslami şekillendirmek istemesi sonucunda aklı ve insanı ilahlaştıran hümanizmin metotlarıyla Kur’an-ı açıklamaya kalkma denemesi maalesef bir kısım gençleri cezbetmektedir. Dünya nimetleri yönünden bolluk içinde yaşayarak canının istediğini yapma konusunda Allah’ın (cc) koyduğu sınırları aşmakta ve her şeyi mubah görme anlayışı sonucunda cenneti dünyada oluşturabileceği gibi bir düşünceye kapılarak dünyevileşen kişilerin işlerin planladıkları gibi gitmemesi ve ayaklarının ilk sürçmesinde içine düştükleri psikolojik durumda şeytan ve nefislerinin verdiği telkinlerle çok rahat bir şekilde ilahi sınırları aşıp inkâra yönelebilmekte oldukları görülmektedir. Farklı bir şey söylemiş olmakla yazdıkları kitapları ve mealleri satacaklarını zanneden bir kısım akademisyenlerin Kitap ve sünnet konusunda uluorta konuşmaları ve bırakın Sahih Sünneti ve Hadisleri Kur’an-ı Kerim’de bile bu günkü çağdaş akılla bağdaşmayan çelişkili ifadeler bulunduğunu iddia ederek Kur’an’ın pek çok hükmünün bugün uygulanmasını mümkün olmadığını iddia etmelerinden kafaları karışan dini konularda yetersiz bilgiye sahip olan gençlerin Kur’an dâhil her şeyden şüphe eder hale gelmeleri onları deizm bataklığına sürüklemektedir. Kur’an’ın kendisine nazil olduğu Hz. Peygamber (sav) ile Sahabelerinin (ra) yanlış yapacaklarına inanan ancak nüzulünden 1400 sene sonra ortaya çıkan bir kısım akademisyenlerin yanlış yapmayacağına inanan Lise ve üniversite gençliğinin ilk aşamada deist daha ileriki aşamalarda ise ateist olması kaçınılmaz oluyor. Bu sebeple diyoruz ki Kur’an-ı bilmeden sadece biraz daha fazla para kazanmak amacıyla piyasaya sürülen yüzlerce mealden bir veya birkaçını alarak ben Kur’an-ı kendim okur kendim hüküm çıkarırım basitliğinin sonucunda mealcilik deizmin bir tuzağı haline getirilmiştir. Geleneği reddedenlerin asıl sorunu Allah’ın (cc) Kitabı ve Rasulü’nün (sav) Sahih Sünneti ile hadislerini ortadan kaldırmak isteyenlerin emperyalist oyunlarını görememeleridir.

Bu yazı toplam 372 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum