1. YAZARLAR

  2. Süleyman Küçük

  3. Deist Müslümanlar(!)
Süleyman Küçük

Süleyman Küçük

ÇAĞRIŞIMLAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Deist Müslümanlar(!)

A+A-

Hz. Allah’ın (cc) varlığını ve yaratıcılığını kabul etmekle beraber muharref olan ve olmayan tüm dinleri reddettiği için dinlerin kitaplarını, peygamberlerini, ibadetlerini, mükellefiyetleri ile dünya ve ahirete ait tüm kavramları reddetmeye deist denildiğine göre Müslüman nasıl deist olabilir diye sorabilirsiniz.

Ya da Hz. Allah’ı (cc) yaratıcı olarak kabul ettikten sonra fiziki dünyaya dair tüm kavramlarda doğayı işlevsel hâkim, aklı da bilginin kaynağı olarak kabul eden birisinin nasıl olurda kendini Müslüman olarak tanımladığını sorabilirsiniz.

Ama 21. Yüzyılda oluyor işte.

Hz. Allah'ın (cc) varlığına inanan fakat birliğine inanmayan ve insanlara hayat tarzı olarak uyulması için gönderdiği dini red eden, Hz. Muhammed’i (sav) Peygamber olarak, Kur’an-ı Kerim’i de dinde birincil ilahi kaynak kitap olarak kabul etmeyen, ölümden sonraki hayatı, ahireti, cennet ve cehennem ile melek, şeytan gibi dini kabullerin hiçbirisini kabul etmeyenler kendilerine hangi ismi yakıştırdıklarına bakılmaksızın din dışı kaldıkları bir gerçektir.

Dinde ritüel dedikleri ibadetlerin ve yapılmadığında sorumluluğunun olmamasını savunmaları açısından günlük hayatta, pratik anlamda ateistler ile aralarında bir farklılık olmamasına rağmen doğaya ve insana olan saygılarından dolayı bunları bir yaratan bir olması gerektiğine inanmaları üzülerek ifade etsek de onları Müslüman yapmıyor.

Bütün bunları ifade ettikten sonra yüzlerindeki Müslüman maskelerini kendilerinin kaldırdığı bir grubu ifşa etmek zor olmayacak.

Bu gün adları Müslüman olsa da yukarıda sayılan ve kendilerini din dairesi dışına iten kabulleri nedeniyle bazı hususları bilmek gerek.

Mesela “Bize sadece Kur’an yeter” diyen Kur’aniyyun güruhuna baktığımızda benzer kabulleri ileri sürdükleri görülüyor.

Hz. Allah’ı (cc) yaratıcı olarak kabul ettikleri halde Hz. Muhammed’i (sav) örnekliği kıyamete kadar devam edecek bir Peygamber olarak kabul edemeyenlerin yüzlerindeki maskeyi soyduğunuzda altından kimi zaman deist, kimi zaman ateist bir din düşmanı çıkmaktadır.

Biraz olsun din dâhilindeler diyebileceklerinizin ise İslam’daki ilk bozguncular olan Mutezilenin çağdaş versiyonları olarak görebilirsiniz.

Bu gurupların hemen hepsinin batı kaynaklı Peygambersiz ve şeriatsız bir din oluşturmaya dönük çalışmaların memleketimizdeki ileri karakolları olarak vazife gören dernekleri vakıfları ve basın yayın organları aracılığıyla Müslümanların inançlarını ifsada dönük faaliyet gösterdikleri ortaya çıkmıştır.

Üniversitelerin İlahiyat Fakültelerinde yuvalanmalarını tamamlayanların hoca olarak Müslümanların karşısına çıkarılmaları İslam Dinini yok etmek, şeri hükümleri Hristiyanlık ve Yahudilikteki gibi tahrif etmek ve Hz. Peygamberimizin (sav) Sahih Sünnet ve Hadislerini ortadan kaldırmaya dönük batı kaynaklı bir proje olduğuna inanıyoruz.

İlahiyat Fakültelerinde hatta Diyanet camiası içinde olmaları nedeniyle Müslümanlarda “dini bilir” imajı oluşturmaya çalışan bu belamlar verdikleri din dışı fetvalarla özellikle dini eğitim almamış gençleri zehirlemektedir.

Düzenledikleri her toplantıda, katıldıkları her televizyon programında ve yazdıkları her yazıda Kur’an-ı Kerim ayetlerini kendi heva ve heveslerine göre manalandırmaktan çekinmeyen bu sözde ilim adamlarının sürekli olarak Sahabe neslinden (ra) başlamak üzere Selefi Salihin neslini (Rha) kötülemekte olduklarını görürsünüz.

Buna karşın kendilerinin akıl hocaları olan Goldziher başta olmak üzere batılı müsteşrikleri bırakın en basit bir konuda red etmeyi, tenkit ettiklerini bile göremezsiniz.

Kafalarındaki batıl düşünceye uygun bir şekilde din uyduran bu modern belamlar tarafından Kur’an-ı Kerim ayetlerinin her tür modern çağdaş seküler düşüncenin de kaynağı olduğunu öğrenmek mümkündür.

Mesela bunların bir kısmı tarafından bir taraftan Kur’an’ın tarihsel olduğu iddia edilirken diğer taraftan bu düşünceye aykırı bir biçimde laiklik ve demokrasinin Kuranın özü olduğunun iddia edildiğini görmek mümkündür.

Sasında bunların yüzünden indirilen maske o kadar çok ki sadece deizm maskesi ile sınırlamak gerçek yüzlerini ve amaçlarını görmeye engel olur diye inanıyoruz.

Bu yazı toplam 1432 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.