1. YAZARLAR

  2. Nevzat Laleli

  3. Damat İle Geline Öğütler
Nevzat Laleli

Nevzat Laleli

YUVAMIZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Damat İle Geline Öğütler

A+A-

Yuvamız yazı serisi

 

Yuvamız evlendirme konularını değişik açılardan ele alarak işlediğim bir yazı serisi. Bu yazı serisinden, bunun gereği olan ve 29.Kasım.2008 tarihine kadar 72 çift (144 kardeşimizin) evlenerek yuvalarını kurmalarına sebep olan Yuvamız Evlendirme Bürosunun (www.yuvamiz.net ) çalışmalarından tek maksat gütmekteyiz. Gençlerimiz başta olmak üzere bütün bekârlarımızın kendine uygun eş bularak evlenmeleri ve bu surette dünya ve ahiret saadetine erişmeleridir. Bu işin ihtiyari (istersek yaparız) bir iş olmadığını ve Nur suresi 32. ayette Cenab-ı Hak tarafından buyrulmuş mecburi (mutlaka yapılması gerekli) bir iş olduğuna inanmamızdır.

Ancak “Mutlu yuvanın kurulması” temasıyla yazdığım 50 den fazla yazı, ayrı konuları işliyor gibi görünse de aslında birbirlerini tamamlayan yazılardır. “Bu yazıların birkaç özet yazı ile de hulasa edilmesi iyi olacaktır” düşüncesiyle böyle komprime yazılar hazırladım. Bunlardan ilki yeni yuva kurmuş Damat ve Geline bazı öğütlerin verilmesi ile başlamaktadır.

Şüphesiz öğütlerin tamamı bunlar değildir. Ancak bunlar bile yeni kurulan yuvanın devamını sağlayan ve onlara mutluluk kazandıran önemli öğütlerdir.

GELİN KIZIMIZA ÖĞÜTLER

Hanım kızım, baba evinden ayrıldın. Anne ve babanın senin hata ve kusurlarını bile affettikleri bir yerden, aldığın karaları çoğu zaman yalnız başına uyguladığın bir ortamdan ayrıldın ve sana koca olacak bir insanla birliktesin. Artık alacağın bütün kararlarda iki kişinin görüşü alınmalı ve kocayın dediklerini uygulamalısın. Zira mutluluk, bir evde bir kişinin (ki bu aile reisi olan kocadır) karar vermesiyle sağlanır. Meşhur atasözümüzü hatırlamalısın. “Horozun çok olduğu yerde, sabah tez (erken) olur

Ancak şurası da bir gerçektir ki gelin hanımlar güzel sözleriyle ve tavırlarıyla kocalarına her istediklerini her zaman yaptırma gücüne sahiptirler.

 Diğer dikkat edeceğin konular ise;

● Beyine hoşlanacağı isim ve sıfatlarla hitap etmelisin.

● Onun sevdiği yemekleri güzel yap ki, o evini ve seni özlesin.

● Beyin evden çıkarken onu uğurla; aksam döndüğünde güler yüzle karşıla!

● En çok güzel görünmen gereken kişinin beyin olduğunu bil.

● İffetini ve hayânı muhafaza et. En güzel elbisenin takva elbisesi olduğunu unutma; her işinizi murakabe edenin Allah’ı olduğunu her an hatırla.

● Sevgini beyinle ve çocuklarınla paylaş. Evinin direği ol. Beyin evde olmadığı zaman gözü arkada kalmasın.

● Beyine her fırsatta teşekkür etmeyi unutma! Gücü yetmeyeceği külfetin altına sokma, başkalarına da şikâyet etme.

● Beyini işlerini makam ve mevkisini bil. Sevincini ve üzüntüsünü paylaş.

● Beyinin izni olmadan ve onun müsaade etmeyeceği yerlere gitme.

● Tutumlu ol. Müsrif olma. Zor zamanlarda da sakın isyan etme.

● Temiz ve tertipli ol. Beyinin elbiseleri de temiz ve ütülü olsun.

● Beyinin akrabalarına ve onun sevdiklerine yedirip içirmekten kaçınma. Onlara güzel davran.

● Kaynananı tecrübeli bir anne olarak sev ve say ki, beyin üzülmesin.

● Annenin evine gereksiz ve aşırı gitme ki, evdeki işlerin aksamasın. Annenin de (onu da kırmadan) yeni yuvandaki işlerinize karışmamasını sağla.

● Çocuklarını hayırlı bir evlat olarak yetiştirmeye gayret et ki, onlar milletine hayırlı evlatlar olsun ve millet de sizi hayırla yâd etsin.

SEVGİLİ DAMADA ÖĞÜTLER

Baba ocağından, anne kucağından ayrılmış ve sana gelmiş bir kızın senin eşin olmayı kabul ettiğini unutmamalısın. “Onda hoşlanmadığın bir huy varsa unutma ki mutlaka hoşlanacağın huylar da vardır. Hoşlandığın huylar sebebiyle diğer huylarını bağışlayıcı ol. Bil ki zorlukla hiçbir şey hallolmaz, eğer zor kullanırsan yuvanı bozar ve dağıtırsın

● Evinden çıkarken hanımına Allah'a ısmarladık diyerek çık. Onun gönlünü hoş tut.

● Pencerelerden yolunu gözletme, kendini uzun zaman bekletme vakitlice evine gel.

● Dışarıda yediğinden içtiğinden evine de getirmeye çalış.

● Hanımının kusurlarını başkalarına anlatma, güzelliklerini ve güzel huylarını an.

● Evini harçlıksız bırakma, onları kimseye muhtaç etme.

● İş hayatinin sıkıntılarını eve yansıtma. Evde sevinç olsun.

● Düğüne ya da gezmeye gittiğinde mümkünse hanımını da götür.

● Evine geldiğinde selamla ve güler yüzle gir ki, ev halkı senin geldiğine sevinsin.

● Evini Kuransız, kitapsız ve namazsız bırakma. Sabah namazına kalktığında ev halkını da kaldır ki, rahmet ve bereket gün boyu sizinle olsun.

● Gayretli ol, kıskanç ol. Ancak tecessüs etme (meraklı olma), su-i zan ile (kötü niyetle) hareket etme. Ayıp ve kusur araştırmakla meşgul olma.

● İnsaflı ol; hanımının gücünün yetmeyeceği işleri ondan bekleme. Gerekirse ona yârdim et.

● İşlerinde hanımınla da istişare etmeyi unutma.

● Beklenmedik anlarda sürpriz hediyelerle gönül almasını bil.

● Dünya evine girmek, dünyaya dalmak değildir. Ahiretini unutma. Din, vatan ve insanlık için çalışmayı terk etme.

● Şunu bil ki, az olan helal kazanç, çok olan haram kazançtan hayırlıdır. Haram lokma yeme, hanımına ve çocuklarına da yedirme. 
Bu yazı toplam 3231 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.