Murat Türkoğlu

Murat Türkoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Çifte Bayram

A+A-

Allah’ın ve Resulunun selam ve bereketi üzerinize olsun ey hane halkı! Hamd olsun alemlerin Rabbi olan, bir ve tek olan, merhameti sonsuz, Zul Celali vel ikram sahibi olan Allah’ımıza , salatu selam olsun iki cihan güneş,i on sekiz bin alemin sultanı Peygamberimiz Muhammed Sav. efendimize ehlibeytine ve ayak izi üzere gidenlere salatu selam olsun ta ezelden kıyamete kadar.

Vermiş olduğu sağlık, huzur ve nimetler vesilesi ile bir Ramazanı Şerifin daha Bayramına ulaştıran Rabbimizin şanı çok yücedir.

Öyle bir ibadettir ki oruç, onun mükafatını bizzat kendim yazacağım demekte Rabbimiz. Arsız nefslerin terbiyesinden tutalım da , dünyadaki açların varlığını bilmeye kadar idrak verilmekte yapılan oruç ibadetiyle.

Bir imsak vakti ile akşam vakti arası nefsin istek, heva ve heveslerine gem vurmak ve akşam vakti ile orucu açabilmek..

 İftar sofralarında ki o tatlı koşuşturma,o heyecan, o susamışlık ile birlikte gelen vuslatı görünce şöyle bir tefekkür canlanır gönlümde. Bizler dünya hayatın da; mutlak sonu olan bir kapısın dan girip diğer kapısından çıkacağımız birer yolcularız. Bu yolculuk, tıpkı imsak ile akşam vakti arasında ki oruçlunun haline benzemek de.

İnsan, ilk olarak Bezmi Elest de vermiş olduğu bir söz neticesi ile dünya hayatına gönderilmiştir. Burada ki asli görev Elest de verilen sözleri yeniden hatıra getirmek ve o söz gereği kulluğunu ispat edebilmek. İşte nefslerin şahlandığı dünya hayatın da o nefslere gem vurabilen , onun sonsuz arzularına sus diyebilen tıpkı iftar açan bir oruçlu gibi ebedi vuslata kavuşanlardan olacaktır. Yüce Rabbimiz bizleri Yunus Emre misali "Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri

İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni’" arzusu ve gayreti ile ebedi Cemali ile vuslata erenlerden eylesin.

Bu görüş, daha önceki yazılarımız da ve veyselkarane.com sitesinde de geniş platform da  "marifette oruç" başlığı altında anlatılmıştır. Arzu eden kardeşlerimiz marifete dair daha bir çok konuyu oradan da takip edebilirler. Çifte bayram dedik ve biliyorum ki sizleri fazla merakta bıraktık ama önce sizlere bir tiyo bir sır vereyim

Bu yıl binlerce kardeşimizin çok kolay oruç tuttu ve hatta yıllardır sağlık rahatsızlığı yüzünden oruç tutamayanlar bile çok kolaylıkla oruçlarını tutabildiler.

Sevgili Tasavvuf yazarı Muharrem Karabay öğetmenimizin Aşkı Üveysi kitapların da bu işin sırrı açıklandı. Gerçekten doğru bir şekilde yalnızca aşk ile yapılan ibadetler ile Rabbimiz bizlere türlü kolaylıklar veriyor. Ne diyelim Yaşa ve Gör hitabı neden söylenmiş şimdi idrak edebiliyoruz.

Bayram demek sevinçtir mutluluktur gururdur vuslattır ..

Zahiren bayram belki üç belki beş gün sürer ve aslında bir fregmandır . Asıl bayram ise Rabbimize vuslata erişle olacak sonsuz bir bayram Bu sözleri söylememde ki gaye Allah’ın kuran ı kerimin de kendini anlatması ile ortaya çıkıyor aslın da. O Allah ki, merhametinin kudretinin sonu yok ve ümit var olacağız.

Sevinç dedik susmayalım.  Dünya da bir ilk olarak çıkan Aşkı Üveysi kitapları ki içeriği gereği böyle iddealı söylemler yapıyorum, Rabbimize hamd olsun ki o kitaplarda bu güne kadar hiç söylenmemiş ve her daim Şanlı Peygamberimizi  ve bizleri üzen bir iftiranın da sonu gelmiştir. Okumamış olan kardeşlerim için burada kısaca anlatmaya çalışacağım bu konuyu.

Peygamberimiz ile Hz Ayşe annemiz evlendiklerin de annemizin sekiş dokuz yaşların da olduğu iftiralarını hepiniz duymuşunuzdur.

O kadar aşağılık kişiler var ki toplumumuz da, utanmadan haya etmeden sekiz yaşında bir çocukla , alemlere rahmet olarak indirilmiş olan Peygamberimizin evlenebileceğini hala ve yüzsüzlükle söylemekteler.

O dönemde Arap yarımadasın da kız çocuklarını buluğ çağına erdiğin de  bir yaşında sayıyorlardı. Yani bir kız adet görmeye başladığın da bir yaşında olmuş oluyordu ve o günden itibaren yaş sayılıyordu.

Takribi 12-13 yaşların da oluyorlardı ki o bölgenin iklim şartların dan dolayı. Hz. Ayşe annemiz de aynı şekilde buluğ çağın da bir yaşın da idi . Sekiz yaşın da evlenmiş ise 12 nin üzerine 8 yaş daha koyduğumuz da en az yirmili yaşlara gelmekte ve bunun bu şekilde bilimsel açıklamasını dünyada ilk defa Muharrem Karabay bizzat kendi kitapların da ele almıştır. Şimdi soruyorum gökte uçan uçağı bile sözüm ona duasıyla düşüren ,  eteğime tutunun sizi cennete götüreyim  diyen yalancılara; neredeydiniz bu iftira atılırken en sevdiğine habibim dediğine Rabbimizin.. Yok maalesef bilmiyorlardı her şeyi bilenler bu yalanı bilmiyorlardı, işin aslı o deyildi zaten hiç de sorgulamadılar körü körüne misali. Ne diyelim bildiren öğreten Rabbimize hamd olsun. Şahsım adına çifte bayram ki artık her yerde bu konuyu haykıra haykıra anlatıp sevinç yaşıyorum ve artık Peygamberimin yüzü gülsün istiyorum ve sizler de öğrendiniz. Sizler de o kutlu nebinin ümmetisiniz kardeşlerim dediğisiniz bu sevinci sizde yaşayın ve yaşatın. Yok değilse hala bazı yerler de küçücük kızlarımız evlatlarımız sapık zihniyetin elinde o yaşlar da bir istismar olarak kalmaya devam edecekti..!

Dostlarını daima vefa ile hatırla, Arayan sen ol, bulan sen..

Tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen…. der  Mevlana

Rabbimiz daima bizleri; vefakar ve kucaklayan eylesin.

Her gecenizi Kadir, her gününüzü Bayram eylesin, ilminizi nurunuzu artırsın..

Bizleri bu dünyada kardeş eyledi ve inşallah da ebedi hayat da Peygamber efendimize komşu eylesin.

 

 

 

Bu yazı toplam 463 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.