1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. CHP evet diyebilir mi?
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP evet diyebilir mi?

A+A-

Yıllardır bilinen, yarım demokrasi ya da sağlam bir Anayasa eksikliği serzenişleriyle dile getirilen lakin tedavi edilmesi için çaba gösterilmeyen hastalığımızın kangrene döndüğünü 15 Temmuzda gördük. Bu durum ise kaçınılmaz olan ameliyatın bir an önce yapılması demekti.

**

Deyim yerindeyse Ülkemizi felakete götüren bu tümörlerden kurtulabilmemiz, 16 Nisan'da önümüze gelecek olan sandıkta vereceğimiz karara bağlıdır. Ya eski düzen sınırlı yarım demokrasiye, dengesizlik kargaşasına ve hastalıklı Anayasalara bağlı kalacağız ya da değişen dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girebilmeye, sağlam temellere dayanan Anayasa değişikliklerine, yani Cumhuriyetin gerçek prensibi olan halkın kendi kendini yönetme sistemine Evet diyeceğiz.

**

Bu noktada bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak isterim;                                                                                                                                         15 Temmuz darbe kalkışmasından bu yana, uyguladığı siyaset, sergilediği tavır ve hainlere karşı taviz vermeyen vakarlı duruşuyla MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli, milletin yanında olduğunu göstererek gönülleri fethetmekle kalmadı Türk halkının yüreğine ve ülkemizin siyasi tarihine de adını altın harflerle yazdırmış oldu.

**

Muhalefetin büyük kanadı CHP de ise durum biraz farklı ve her zaman olduğu gibi çelişkilerle dolu. Cumhuriyeti savunduğunu, tam bir demokrasi ve özgürlüklerin gerekliliğini dile getiren CHP’nin gerçekte ne istediğine ya da referandumda nelere hayır diyeceğine bir bakalım isterseniz;

Tek parti döneminin sona ermesiyle halk tarafından tek başına iktidara gelme şansı verilmeyen CHP’nin, ancak darbelerden sonra hükümet ya da hükümet ortağı olabildiği nadiren, zar zor seçim kazanabildiği görülüyor. Bu değerlendirmeyi yaparken özellikle 1938 sonrası CHP yönetiminin politikalarının günümüze ulaşan siyasi yansıma ve yanılsamalarını da görmemiz gerekiyor. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, sürekli vurguladıkları diktatörlük yaygaraları sağlam bir zemine oturmayınca ağız değiştirmek zorunda kalıyorlar. Oysa tarihte bu aziz millete Milli Şef! dayatmasıyla diktatörlüğü reva gören de yaşatan da CHP değil midir? Bunu yaparken de her zaman olduğu gibi Atatürkçülük maskelerinin arkasına saklanmışlardır. İnönü’yü Cumhurbaşkanı seçerken hem milli şef hem değişmez parti başkanı ilan etmişlerdir.( Atatürk’ün ölümünden sonraki ilk CHP kurultayı 26 Aralık 1938’de yapılmıştır. CHP Olağanüstü Kurultayı, Parti tüzüğünde değişiklik yaparak, İsmet İnönü’yü Millî Şef, Atatürk’ü de Ebedî Şef ilan etmiştir. /Çavdar, 1995: 345)

**

Evrensel bir özgürlük olan din ve vicdan hürriyeti başta olmak üzere insanımızın kılık kıyafeti hatta bıyık şekilleri bile özgürlükçü! CHP tarafından belirlenmiştir. Bugün tam demokrasi ve özgürlük istediğini ifade eden CHP’nin o günkü ‘ebedi başkanı’ şöyle demiştir: “biz, halk idaresinin, milletimizin bünyesine ve arzusuna en uygun geldiği kanaatindeyiz” demiştir. Ancak anarşiyi, “halk idaresinin muhitinde külfetsizce dolaşabilen” bir risk olarak değerlendirmiş ve parti kadroları bünyesinde kalması koşuluyla sınırlı bir demokrasiden yana olduğunu ima etmiştir (Çavdar, 1995: 349).

**

CHP’nin Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük anlayışı böylemi olmalıydı? Yani bunların Cumhuriyet kavramları da, özgürlük naraları da, demokrasi arzuları da yalnız kendilerini kapsıyor.

**

Siyaset, Devlet ile toplumu güzel yönetme ve yönlendirme sanatı ise, halkınıza sırtınızı dönmeyecek, görmezden gelmeyeceksiniz. Hele ki yalan söyleyerek bir yere varılamayacağını bileceksiniz. Bunları yaparak o günü kurtarabilirsiniz ama tarihin sayfalarına düşülen notlar bugün ya da bir gün, mutlaka karşınıza çıkacaktır.

**

Bu Milletin boşa kürek çekecek vakti de, sabrı da kalmamıştır. Fitne dört koldan etrafımızı sarmış, içeride kazanlar yakılmaya çalışılmaktadır. Ve bu milletin her zaman olduğu gibi egemenliğine göz dikenlere vereceği bir cevabı olacaktır.

Halkın kendi kendini yönetebildiği gerçek bir Cumhuriyete, tam bir demokrasiye, insani paydaların dışına çıkmamak koşulu ile kılık kıyafet ve düşünce özgürlüğüne, hukukun üstünlüğüne herkes gibi ben de ‘EVET’ diyorum.   Allah’ın Selamı hepimizin üzerine olsun...

 

Bu yazı toplam 953 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum