1. YAZARLAR

  2. Hikmet Peker

  3. Cevapsız sorular
Hikmet Peker

Hikmet Peker

Yazarın Tüm Yazıları >

Cevapsız sorular

A+A-

Eleştirmek ile hakaret etmenin arasındaki hassas çizgiyi en iyi bizim yazarçizer tayfasının bildiği gibi, bilmezden gelerek en çok safa yatanların da bizden çıktığını kabul edenlerdenim.

Günümüz itibariyle medya ve kamuoyu gündemi ile dolayısıyla vatandaşın da acil ve önemli imzalı gündemi haline dönüşen olaylar hakkında pek çok cevap bekleyen soruların beklemekte olduğunu bilen biri olarak, bu soruların siyasi manipülasyonlara kurban edilmeden ve rafa kaldırılıp unutturulmaya mayalanmadan tekrar tekrar gündeme getirilip memleketim insanının aydınlatılması gerekliliğine inanıyorum.

Sözümün tamda burasında, tamda klavye başına geçip yazımı geçmeden önce, mesleğimde idolüm olan bazı yazarların günlük makalelerine göz atarken karşılaştığım, aşağıdaki yazı tamda altına gönül rahatlığıyla imzamı atabileceğim cinstendi. Buyurun..


**********
Rahip Brunson tutuklandığında ve tutukluluk gerekçesi açıklandığında bize ne söylendi?
Bu kişinin hem FETÖ hem de PKK ile irtibatlı olduğu, âdeta suçüstü yapılarak yakalandığı, hakkında gizli tanık ifadelerinin olduğu ve 35 yıl ceza ile yargılanacağı söylendi öyle değil mi?
Daha sonra ne oldu da mahkeme 35 yılla yargılanan kişiye 3 yıl gibi hafif bir hapis cezası verdi? Sonra nasıl oldu da ağır suçlamalar yöneltilen böyle bir kişiye ev hapsi gibi komik bir ceza verildi? Ve nasıl oldu da ev hapsinden sonra gizli tanıkların tamamı ifadelerini geri çekti?

*********
Bundan aylar önce Ada'da aktivist görünümlü bazı ajanların yakalandığı açıklandı. Bu aktivistlerin yeni bir Gezi olayı tertiplemek için toplantı hâlinde oldukları, PKK ve FETÖ ile irtibatlı oldukları şeklindeki iddialar havalarda uçuştu. Sonra? Haklarında bu kadar ciddi suçlamalarda bulunulan aktivistler çıktıkları ilk mahkemede hop serbest bırakıldı!

*********
Alman ajanı olarak bize tanıtılan Deniz Yücel isimli kişi hakkında da benzeri iddialar ortaya atıldı. PKK ile irtibattan tutun da FETÖ'ye yaltaklığa varıncaya kadar aklınıza gelecek her suçlama yöneltildi. Suçlarının ve irtibatlarının neredeyse tamamının ispatlı olduğu özellikle vurgulandı. Sonra bir gece yarısı bu kişi de serbest bırakıldı ve elini kolunu sallayarak Almanya'ya gidiverdi.

**********
Daha sonra Can Dündar isimli hain, neredeyse Rahip Brunson gibi, 5 yılla yargılanmasına rağmen serbest bırakıldı. Bırakılır bırakılmaz kaçıp Almanya'ya yerleşti.

*********
Bazı Cumhuriyet gazetesi çalışanları ile bazı Sözcü gazetesi çalışanları da Brunson gibi suçlanıyordu. Ama hepsi bir gece yarısı serbest bırakıldı.
Darbeyi öven yazılarıyla ön plana çıkan bazı Zaman gazetesi yazarları ile Samanyolu televizyonu çalışanları da aynı suçlamalarla yargılandı, onlar da serbest bırakıldı.

********
Ve son olarak...
MİT tırları görüntülerini ulaştıran kişi olarak yargılanıp hapse atılan Enis Berberoğlu, hapisten elini kolunu sallayarak çıktı ve Meclis'e milletvekili olarak kapağı attı.

*********
Hadi bir an için Rahip Brunson'ın Erdoğan'ın talimatı ile serbest bırakıldığına inanalım. Bu iddia gerçek değil ama biz yine de inanalım. Peki ya diğerleri?

Can Dündar'ı, Enis Berberoğlu'nu, Zaman gazetesi yazarlarını, Cumhuriyet yazarlarını ve Sözcü gazetesi yazarlarını da mı Erdoğan serbest bıraktırdı? Bu mümkün mü?

Mümkün değilse o zaman ortada tuhaftan da öte bir durum var. Türk yargısında anlam veremediğimiz, isimlendiremediğimiz bir sorun, bir sıkıntı var. İçeride olması gerekenler dışarıda, dışarıda olması gerekenler içeride yatıyor.

Daha yakalanıp mahkemeye çıkarıldığı anda "büyük suçlu" damgası vurulan isimlerin daha sonra kuş gibi cezalar alması ve akabinde serbest bırakılması doğal değil, normal değil...
Tesadüf hiç değil...
Birilerinin bu durumu, kamuoyuna açıklayıcı ve ikna edici bir dille anlatması gerekiyor.

Bence asıl bizim üzerinde durmamız gereken nokta tam da burası. Çünkü bize anlatılanlarla yaşadıklarımız arasındaki anormallikler ilk değil ve doğal hiç değil...

Bu yazı toplam 3258 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar