1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Çanakkale Ruhu
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Çanakkale Ruhu

A+A-

Sultan Fatih devrinde adamın biri bir dükkana girip şeker istemiş; satıcı şekeri tartıp vermiş. Adam, biraz da helva isteyince, bende kalmadı, komşudan alıver demiş. Müşteri, ama şurada helva var, niçin vermiyorsun diye çıkıştığındaysa, “Ben siftah ettim, komşum henüz siftah etmedi, helvayı da ondan almanızı istedim!” diye cevap vermiş.

Bugüne gelelim.

Peynirin içinde sütten başka bir çok katkı maddesi çıkıyor.

Sucuk, Allaha emanet.

Et yerine atı kesip satmaya çalışanlar.

Renk vermek için boyanan kırmızı biber.

Tereyağı diye peynir suyu karışımlı ürün satanlar.

Hülasa, yediğimiz gıdanın içine ne atacaklarını şaşıranlar.

Dün halkın yapısına baktığımızda öne çıkan iki bağ var.

Biri ‘Cami cemaati’, diğeri ‘Mahalle cemaati’.

Sabah Namazı’na gelmeyen cemaati, öğle de göremeyenlerin ziyaret telaşı.

Mahalle de gayri ahlaki olayların, tartışmaların olmaması için mahalle büyüklerinin

‘Akil’ insan rolü üstlenmeleri.

Devlet adamı gibi sorumluluk almaları.

Cami’ye kurşun değil, çöp atan toplumdan gerekli tepkiyi görürdü.

Camiler insanların temel eğitim aldığı mekteplerdi.

İmamlar edep ve ahlak eğitmenleriydi.

Toplum helali, haramı burada öğrenir, uygulanması talimatını buradan alırdı.

‘Hak yemek’ vicdanen en büyük suçtu.

Vatan ve millet sevgisi hep verilirdi.

Çünkü bu ikisi namus bekçisi olarak kalplere kazınırdı.

Çanakkale ye bu ruhla gidildi.

Çanakkale’ye gidenler bu ruhla destan yazdı.

Muhammed Boztaş kardeşim günün önemine binaen bir bilgi paylaşmış.

Tam da günümüzü anlatıyor.

Hatta içinde bulunduğumuz ruhu yansıtıyor.

“Evler büyüdü ama aileler küçüldü,

Zeka arttı ama vicdan azaldı,

Uzay yakınlaştı, akrabalar uzaklaştı,

İletişim araçları artı, muhabbet azaldı,

İlaçlar arttı, kanserde çoğaldı.

Bilgi arttı güven azaldı,

Ben’ler büyüdü, Biz’ler azaldı.

Allah sonumuzu hayır etsin.”

Gelelim o ruhun verdiği zafere.

Hatta destansı zafere.

Çanakkale bugün hepimizi coşturan gerçek bir destan.

Biz bu destanı hep beraber yazdık.

Tarihine bir uzanalım.

Çanakkale Zaferi bu yıl 101.yılını geride bıraktı.

Savaş deniz de 19 Şubat 1915'de başlayıp 18 Mart 1915 bitmiş, kara da ise 25 Nisan 1915'de başlayıp 9 Ocak 1916 yılında Osmanlı'nın zaferi ile sonlandı. Tam 101 yıl önce bugün uğruna binlerce şehit verilen Çanakkale destanı İngiliz ve Fransız donanmalarının geri püskürtülmesi ile yazılmıştır.

Çanakkale zaferinin bize bıraktığı bir miras var.

 ''Çanakkale geçilmez, Vatan bölünmez.''

 

Niye Çanakkale’yi seçtiler.

 

İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zapt etmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir.

Savaşın asıl tarafı Almanya’nın hedefi ve savaşacağı Rusya’nın beklentileri hepsi bu destanın içinde.

Ama savaş bizim topraklarda.

Hatta ilerleyen dönemde Osmanlı’nın yok edilmesi öncelik oldu.

Niye mi?

Masada olmasın diye.

Sonucu malüm.

İngiliz ve Fransız gemileri ile topladıkları askerleri Çanakkale’den geldikleri gibi gittiler.

Milletimizin varoluş destanı olan Çanakkale Zaferi’nin 101. Yıldönümünde tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Çanakkale Zaferi bizim millet olarak sadece geçmişimizin hatırası değil, geleceğe yürüyüşümüzün de en güçlü ilham kaynağıdır.

Ama o günkü ruha da çok ihtiyacımız var.

Bu yazı toplam 8235 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.