1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Can güvenliği hiçe sayılıyor!
Can güvenliği hiçe sayılıyor!

Can güvenliği hiçe sayılıyor!

İMO Konya Şube Başkanı Süleyman Kamil Akın, “İmar affı ile devletin asıl sorumluluğu olan halkın can ve mal güvenliğini sağlama sorumluluğunu da bırakmış olduğunu gördük” dedi

A+A-

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şube Başkanı Süleyman Kamil Akın, 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin 19. yıldönümü ile ilgili oda binasında basın açıklaması yaptı. Başkan Süleyman Kamil Akın’a yönetim kurulu üyeleri eşlik etti. Deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğine vurgu yapan Akın, “İnşaat Mühendisleri Odası olarak deprem gerçeğini unutmadık, unutmayacağız. 17 Ağustos Gölcük ve 12 Kasım 1999 Düzce depremiyle ortaya çıkan her acının yükünü kalbimizde taşıyoruz” diye konuştu.  İnşaat mühendisliğinin sorumluluk isteyen bir meslek olduğunu aktaran Akın, “İnşaat mühendisliği, yer altında ve yer üstünde güvenli ve sağlıklı yapı üretebilen ve bunu örnek uygulamalarla rkanıtlayan bir bilim dalıdır. İnşaat mühendislerinin, güvenli ve sağlıklı yapılar üretmenin yanında, insanlarımızın sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarını sağlamak gibi bir görevi de var” dedi.

DAYANIKLI YAPILAR ÜRETİLMELİ

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu, bu sebeple yapıların mevzuata uygun yapılması gerektiğini belirten Akın, konuşmalarını şu şekilde sürdürdü: “Deprem bir doğa olayıdır ve önlenemez. İzlenmesi gereken tek yol; yapıların, mesleki derinliği olan, ahlaki ve etik anlayışı yüksek meslek insanları tarafından, mühendislik bilimine ve ‘Deprem Yönetmeliklerine’ uygun olarak tasarlanması ve üretilmesidir. Ayrıca standartlara uygun malzemeler kullanılarak etkili bir denetim mekanizmasının da uygulanması gerekmektedir.” 1999 yılında yaşanan depremlerin ardından konunu tekrar ele alındığını söyleyen Akın, “1999 Gölcük ve Düzce depremlerinin ortaya çıkardığı can kayıpları ve büyük ölçekli ekonomik kayıplar, her kurum ve kuruluşun konuyu yeniden düşünmesine neden oldu. Bu kapsamda yapı denetimi, nitelikli mühendislik eğitimi, Mühendislik hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesi ve ilgili mevzuatlar ülke gündeminin ilk sırasında kendine yer buldu” dedi.

TEMEL SORUN PLANSIZLIK VE ÇARPIK KENTLEŞME

Deprem gerçeğinin Kabul edilerek önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizen Akın, “Deprem gerçeği ile birlikte depreme karşı alınması gereken önlemler, toplumsal ölçekte yeniden sorgulandı. Yapı güvenliğinin sağlanması için yapılan ve yapılması gereken uygulamalarla birlikte, yeni bir ‘Afet’ bilincinin oluşturulmasına kadar geniş yelpazede sorunlar ele alındı” ifadelerini kullandı.

“Sorun depremin kendisi değil doğurmuş olduğu sonuçlardır” diyen Akın, konuşmalarına şu şekilde devam etti: “İnşaat Mühendisleri Odası’na gore temel sorun; plansızlık, çarpık kentleşme, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların niteliksizliği ve denetimsizliğinden kaynaklanıyordu. Henüz imalat aşamasındaki inşaatlarda bile üst üste gelen çökme haberleri, bugün bile imalat ve denetim mekanizmalarının etkili çalışmadığını ve sistemin hala doğru işlemediğini ortaya koymaktadır.”

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ DEVRE DIŞI BIRAKILDI

Sakıncalı yapıların imar affı ile yasal statü kazandığını, bu durumun ciddi sorun teşkil edeceğini dile getiren Akın, “Türkiye’de yapı stokunun büyük bir bölümü deprem riski taşımaktadır. Bu yapıların iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesi gerektiğini defalarca ifade ettik. Seçim öncesi ülke tarihinin en kapsamlı ‘İmar Affı’ çıkarıldı.  Af  kapsamında hiçbir mühendislik hizmeti almayan ve bu kanun kapsamında mühendislik hizmeti alması talep edilmeyen yapılar, herhangi bir kontrol mekanizması olmaksızın, kuralsızca sadece mal sahibinin beyanı ile kayıt altına alınarak yasal statü kazanmaktadır” sözlerini kullandı. İmar Affı ile mühendis ve mimarların hiçe sayıldığını söyleyen Akın, konuşmalarını şu şekilde tamamladı: “Yapının deprem dayanıklığı konusunda mimar ve mühendisler devre dışı bırakılarak mal sahibinin beyanı dikkate alınıyor. Bu tavır ile güvenli yapı üretimine de ihtiyaç olmadığı ortaya konulmuştur. Mühendislik hizmeti almamış, kaçak olarak üretilmiş olan yapıların süresiz olarak yasal hale getirilmesi, devletin asıl sorumluluğu olan halkın can ve mal güvenliğini sağlama sorumluluğunu da bırakmış olduğu anlamını taşımaktadır.”

SALİH ACIBADEM

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum