Nurten Selma Çevikoğlu

Nurten Selma Çevikoğlu

İZ DÜŞÜM
Yazarın Tüm Yazıları >

Bugünkü Diyanet

A+A-
Toplumun dîni hayâtını yönlendirmede her zaman olumlu rol oynayabilecek konumda bulunan Diyânet İşleri Başkanlığı bugüne kadar hep mevcut hükümetlerin izin verdiği kadar din hizmeti sunabilmiştir. Her türlü menfiyâtın, ahlaksızlığın fütursuzca ve son hızla yayıldığı bir çağda insanları ayakta bırakacak dinamiklerin de ayni hızla devreye girmesi gerekiyor. Hem bedenen hem ruh yönüyle çöken bir insan kitlesi var karşımızda. Ülkemizin bu konuda bir eğitim seferberliğine ihtiyaç olduğu kanaatini taşıyoruz.
Bu düşünceden hareketle bizim ülkemizde halkın dîni ihtiyaçlarını karşılayacak kurum olan Diyânet İşleri Başkanlığı’nın üzerine düşen vazifeyi yapması icap eder. Ancak şimdiye kadar hep hükümetlerin istediği kadar hizmet üreten ötesine karışmayan bir Diyânet teşkilâtı vardı karşımızda. Son zamanlarda Diyânet İşleri Başkanlığı’nın insanımıza sunduğu kaliteli ve içi dolu hizmetler hakikaten bizleri derecesiz sevindiriyor. Diyânet artık halkıyla iç içe ve bugüne değin hep horlanan, küçümsenen dindar insanlara en kâmil ve en modern hizmetleri götürebilmek için kurum âdeta ter döküyor. Mevcut teknolojiyi halkının ayağına götürebilmek adına yeni faaliyet alanları oluşturmuş durumda. Yine Diyânet halkımızın, insanımızın ruh dünyâlarını doyurucu çalışmalarını birbiri ardına ortaya koymakta.
Diyânet İşleri Başkanlığı’nın yakından tâkip ettiğimiz hizmetleri gerçekten göz dolduruyor bizim de memleketimizin geleceği adına gözlerimiz, yüreklerimiz sevinçle doluyor. Bugün vâr olan Diyânet, şimdiye kadar çizdiği klasik anlayışın dışına çıkarak her sahada söz sâhibi olma yolunda. Aileden, kadına, çocuklara, teknolojiye, trafiğe kadar pek çok konuda ciddi atılımlar ve değişimler gerçekleştirdi. Eğer amaca uygun çalışan elamanları olursa özellikle de ‘Aile İrşat Büroları’ çok faydalı bir çalışma. Görevlilerini yetiştirmek amaçlı düzenlenen seviyeli seminerleri de doğrusu takdir topluyor. Yediden yetmişe herkese kucak açması beklenen din işlerinden sorumlu kurum, en nihâyetinde bizlere; ‘işte Diyânetimiz böyle olmalı’ dedirtiyor. Bakın siz değerli okurlarımıza duyurmak istediğimiz önümüzdeki günlerde uygulanacak olan hatta bâzı yerlerde ön uygulamaları başarıyla tamamlanan, çocuklarımız için gâyet yararlı bir faaliyet;
Diyânet İşleri Başkanlığı, câmilerde çocuklar için oyun alanları oluşturacak. Diyânet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü, çocukluğun aynı zamanda oyun ve eğlence demek olduğunu belirterek; ‘Çocuk nasıl parka gülümseyerek, severek gidiyorsa câmiye de öyle gelmesini istiyoruz.’ diyor.Yetkili Müdür, câmilerin sâhiplerinin gelecek adına çocuklar olduğunu vurgularken; çocukların zihin dünyâsının büyükler gibi sâdece ibâdete endeksli olmadığına dikkat çeken Yetkili, şöyle devam etti: “Çocuklar'Anne-baba beni câmiye götür' diyebilsin istiyoruz. Bunu diyebilmesi için zeminin hazırlanması lâzım. Çocuğa hitap eden materyallerin burada çoğalması lâzım! Bu amaçla câmilerde ilk önce ‘çocuk eğlence merkezleri’ kurmayı arzu ediyoruz. İlk örneğini Kocatepe'de gerçekleştirdik. Bütün ülkede 82 bin câmimiz var, bunların büyük bölümünde bu projeyi hayâta geçirirsek bizim için önemli bir kazanım olacaktır." Diye konuştu.
Kurum Müdürü, çocuk ve kadınların câmilerde fitne unsuru olarak telakki edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Kadınların da sosyalleşmesi adına câmilere gelmesinin önemine işâret eden Yetkili, ‘Geleneğimizde genelde çocukları taşıyan annelerdir. Çocuklar ile câmiye gelindiğinde, çocuk ağladığında babası aşağıda çok rahatça ibâdet edebilir ama birisi ona sataşacak endişesi ile namazın bitmesi kadına çile gibi gelebilir. Çocukların câmiye gelmesinde kadınların etkili olacağını düşünüyoruz.’ şeklinde bilgiler verdi.
Câmilerimizin çocuklara açılması bugün büyük bir ahlâki dejenerasyon yaşayan insanımız adına en akıllıca bir karardır. Geleceğin büyükleri olacak çocuklarımızın camiyi tanımaları, câmilerden uzak kalmaması hatta câmilerle bütünleşmesi adına bu çalışma son derece isâbetli bir hizmettir. Kutluyoruz bu karara imza atanları. Ancak câmiler insana huzur veren çok büyük çaplı yapılar. Her ne kadar ufak tefek aksaklıkları olsa da genelde bir şekilde birçok eksiği karşılanıyor. Biz halk olarak namaz vakitleri dışında da câmilerimizin pek çok yararlı hizmet için kapılarının açılmasını arzu ediyoruz. Bir zaman Konya’da namaz vakitleri dışında atıl ve boş duran mahallemizin câmisinde ortaokul gençleri için bir çalışma yapmak istedik, olmadı. İzin alınması için yapılması gereken bir dizi resmi yazışmalardan bahsedildi. Elbette haklılar, her aklına gelen bir şeyler yapmak isterse bunun önü alınamaz, anlıyoruz. Fakat söylemek istediğimiz şudur; Diyânet kendi uhdesinde olan onca câmiyi yalnızca namaz kılmaya tahsis etmemeli, bu israftır. Peygamber aleyhisselam zamânında câmilerin çok yönlü işlevleri vardı. Bizler inananlar olarak câmilerin çocuk hizmeti, her yaşta genç hizmetleri, hanım hizmetlerini vermesini arzu ediyoruz. Ayrıca okuma salonları, çocuklar ve gençler için ders çalışabilecekleri ve dîni bilgi öğrenebilecekleri etüt salonları, psikolojik danışmanlık alabilecekleri özel danışmanlık hizmetleri vermesini arzu ediyoruz. Yine Konya’da bir doktor arkadaşım bana şöyle demişti: ‘Câminin altına eğer isterlerse kütüphâne ve bilgisayarlarla tam donanımlı bilgi merkezi kurabilirim’ Düşünelim her câminin en alt bölümleri böylesi hizmetleri neden veremesin? Böylesi bir donanımın maddi yapısını üstlenecek birçok hayırsever var. Yâni câmiler insanımıza çok yönlü işleve sâhip hizmetler vermeli. Biz inanıyoruz ki inşaALLAH zaman içinde öncelikle büyük ibâdet merkezleri arkasından da diğerleri böylesi hizmetleri verebilsin.
Diyânet kapsamında yaptığı reform düzeyindeki yenilik hizmetleri kapsamını genişleterek halkına indi ve Kur’an öğrenmek isteyen ama câmiye gitme imkânı olmayanın ayağına giderek kutsal kitâbımızı öğretmeye başladı. ‘Diyânet İsleri Başkanlığı, Kur'ân okumayı öğrenmek isteyenlerin evine kadar hizmet götürüyor. Üç yıldır bu işi yapan Karşıyaka Müftülüğü, en son eşini kaybeden ve psikolojik desteğe ihtiyâcı olan 45 yaşındaki Songül Özdemir için akşamlan iki saat ayrıldığını söyledi. Karşıyaka Müftüsü de, ilçede Kur'ân öğrenme isteğinin her geçen gün arttığını hatta kursların yetmediğini vurguladı. 8 olan kurs yeri sayısını 11'e çıkardıklarını ve yer bulmakta zorlandıklarını belirten Müftü, ‘Kur'ân öğrenmek isteyenlere hizmet veriyoruz. İstek hâlinde engelli veya kurslara gidemeyecekolanlara evde de öğretiyoruz.’ Dedi.
Yukarıda bahsettiğimiz gibi halkıyla bütünleşmiş olarak çalışmalar başlatan Diyânet İşleri halkın nabzını tutan anketler de yaptırıyor:
Diyânet İşleri Başkanlığı, 2012 ile 2016 yılları arasında uygulayacağı ‘Stratejik Planı' hazırlamak için vatandaşlara yönelik anket yaptı. Ankete 4 bin314personel ve 6 bin 492 vatandaş katıldı. Ankete katılanlara, ‘başkanlıktan beklentilerinin neler olduğuna’ ilişkin açık uçlu sorular da yöneltildi. Bu kapsamda toplam 11bin 43ayrı beklenti geldi. Yeni metotlar kullanılarak din eğitiminin geliştirilmesi ve yaş sınırı kaldırılarak Kur'an eğitiminin yaygınlaştırılması beklentiler arasında öne çıktı. Eğitim materyalleri ve dînî yayınların ücretsiz dağıtılması en fazla dile getirilen talepler arasında yer aldı. Buna karşın câmilerde sık sık para toplanmaması gerektiği vurgulandı. Katılımcıların çoğunluğu, kadına, aileye, gençlere ve çocuklara yönelik hizmetlerin yetersizliğine dikkat çekti. Ankette öne çıkan diğer öneriler şöyle: ‘Toplumun tüm kesimlerine eşit, hoşgörülü, samimi, hakkâniyet ölçüsüne riâyetederek, kaliteli, erişilebilir ve doğru hizmet sunulmalı’, ‘Halkın dînî konularda bilinçlenmesi sağlanmalı’, ‘Beşeri münâsebetlere dikkat edilmeli’, ‘Din hizmetinin sunumunda teknolojiden faydalanılmalı’, ‘Gelişim ve yeniliğe açık olunmalı’, ‘Basın-yayın hizmetleri geliştirilmeli’, ‘Câmilerin hem fiziki yapıları (engelli ve yaşlılar için düzenleme yapmak vb.) hem de câmi içi din hizmetleri (vaaz, hutbe, câmi dersleri vb.) geliştirilmeli’, ‘Başkanlığa ait bir TV ve radyo istasyonu kurulmalı.
Diyânet câmiası halktan gelen bu haklı talepleri zâten gündemlerine almışlardı ve biz bu isteklerin hepsini yerine getirebilmek için var güçleriyle çalışacaklarına inanıyoruz. Ne zamandır Diyânet teşkilâtının basın yayın konusunda çok ciddi atılımlar yapma hazırlığında olduğunu da biliyoruz. Yakın zamanda ‘Diyânet TV’ kurulacak inşaALLAH. Halkın mânevi yönden yapılanması için medya çok önemli! Bugün bu sahâyı halkı ve kurumu adına tâkip edenDiyânet boş durmuyor gerekli mercilere tespit ettiği menfiliklerin durması için üzerine düşen görevi yapıyor. Bakın işte bir örneği;
Dizi senaryolarında işlenen uyuşturucu, içki kullanımı ve aile yapısını zedeleyici çarpık ilişkiler, ‘Türk Diyânet Vakıf-Sen'i harekete geçirdi. Başbakanlık, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) başvuru yapan vakıf, dizilerde masum şekilde işlenen bu unsurların kullanılmasına karşı önlem alınmasını istedi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı, bâzı dizilerin toplumsal erozyona yol açtığını belirterek, ‘Dizilerde içki kullanımına ve çarpık ilişkilerin toplumun gözünün içine sokulmasına dur denmesi gerekiyor. Dizilerde sigaraya gösterilen hassâsiyet, içki ve çarpık ilişkiler için de gösterilmeli.’ Dedi. Başbakan Yardımcısı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve RTÜK’e gönderilen başvuru yazılarında; ‘Ailenin toplumun temel taşı olduğu’na dikkat çekildi. ‘İslam Dîninin, ailenin korunmasını, toplumun tamâmının korunması olarak gördüğü’ hatırlatılarak, çocukların beden sağlıkları yanında ruh sağlıklarının da korunması gerektiği ifâde edildi.
Yine câmiye devam edenlerin profilinin gençleşmesi gerektiğini belirten Diyânet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, camiye gidenlerin, en az 2 genci de yanma alarak getirmesini istedi. Mehmet Görmez, Sakarya L Tipi Cezaevinde yatan mahkûmlan ziyaret etti. Mahkûmlarla bir süre sohbet eden Görmez'in ziyaretinden duydukları memnûniyeti dile getiren tutuklu ve hükümlüler bu tür ziyâretlerin hep yapılmasını istediler.Daha sonra cezaevinin kütüphane bölümündeki eserleri inceleyen Görmez, Diyânet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyânet Vakfı ve İslam Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan eserlerin en kısa sürede cezâevi kütüphanesine kazandırılacağını müjdeledi. Cezâevi ziyâretinin ardından yurtdışı hizmetlerinde yeni ufuklar belirlendiğine değinen Görmez, şöyle devam etti: ‘Biz artık Türkiye'nin en ücra köşesinde mihrâbı bekleyen her arkadaşımızla, her Kur'an öğreticimizle hizmetlerimizi planlarken, Rusya içinde kalan 20 milyon Müslüman'ı da, bütün Türk ve Müslüman coğrafyasını da düşünmek zorundayız.’ Diye konuştu.
Ne diyelim bu kadar güzel çalışmalar kısacık zamanda imza atan Diyânet’i kutluyor milletimiz adına yaptığı son derece başarılı çalışmalarında üstün muvaffâkiyetler diliyoruz.
Esen kalın.
Bu yazı toplam 5284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.