1. YAZARLAR

  2. Recep Çınar

  3. Bu yara dikiş tutar mı?
Recep Çınar

Recep Çınar

ORTAM
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu yara dikiş tutar mı?

A+A-
Şurası bir gerçek…
Konyaspor takımının bir oyun şablonu yok…
İstatistikler bir tarafa, gördüklerim brüt değil, net…
Kazanılan her top rakibe teslim edildi… İlk topu kazanan Bucaspor, ikinci topları süratle atağa dönüştürüp olumlu kullanırken, bizimkiler izleyici pozisyonundaydılar…
Yani, yanisi şu; Bucaspor bileğinin gücüyle turladı…
Mesele şu…
Konyaspor’da hem oyun hem de kadro yapısında sorunlar var…
Ziya Hoca hala arayış içerisinde… Resmi olarak 10. maçını oynadı Konyaspor… Hazırlık maçlarını saymıyorum… Ama Ziya Doğan hala “iskelet” denilen 13-14 oyuncuyu bir araya getiremiyor, bir arada tutamıyor…
Lig’in 9. haftası geride kalmış iskelet bir kadro yok, futbol yok, taktik yok, anlayacağınız yok oğlu yok!
Tüm bunların olması için bir 9 hafta daha mı bekleyeceğiz, onu da bilen yok…
Ziya Hoca’nın elindeki oyuncu yapısı, oynatmaya çalıştığı kurgu ile örtüşmüyor… Detaylara boğmak istemem, ama en basitinden oyunu iki yönlü oynayabilecek donanımda bir ön liberosu, bir orta 3’lüsü yok elinde… Sırtı kaleye dönük bir uç santrafor ile rakip savunmayı zorlayacak, Emenik’e gibi bir karıştırıcısı da…
Kendisinin kusurları yok mu?
Olmaz mı…
Basınla kanlı bıçaklı…
Taraftarla mesafeli…
Futbolcularla şöyle böyle…
Yönetimle kerhen…
Bilirsiniz…
Taraftarlarla, basınla, oyuncu ve yönetimiyle barışık olmayan teknik adamların, iki yakası bir araya gelmez…
Sorun bu kadar olsa amenna!
Huzuru yok bu takımın her şeyden önce…
Teknik patronuna ve yönetimine de güveni!
Sebep çok…
Güvensizliğe neden de yanlış transferler ve geride kalan 9 haftada alınan 6 puan ve ligin dibine atılan demir…
Ve bütün bu olumsuzluklara rağmen, Ziya hoca inatla kaşıyıp duruyor yarayı… Kabul görmeyen icraatları ve söylemleri ile de iştah kabartıyor… Yaptığı idmanlar bile tartışma konusu olabiliyorsa, orada düşünmek gerekiyor…
Dışarıda bunlar olurken, ya içeride, yani yönetenler nezdinde neler oluyor acaba? Artık, kol kırılıp yen içinde kalmıyor… Memnuniyetsizlik dillendirilmiyorsa da, tarafların birbirlerine bakışları şaşı…
Bir tarafta tabeladaki sıkıntı, bir tarafta ekonomik kriz, bir tarafta yarına dair umutsuzluk… En önemli tarafta ise kendini iyiden iyiye hissettiren kamuoyu baskısı…
Yönetenlerin işi kolay değil… Ya yardan ya da serden durumuyla karşı karşıyalar… Çünkü, zaman Konyaspor’un aleyhine işliyor…
Patronlar için iki ucu pisli değnek…
Belki bu yazıdan sonra “Hocamızın arkasındayız, devam” deseler de yönetenler, yine de Ziya Hoca artık boynunda kılıçla dolaşan bir teknik adam… Bu bir gerçek… Hem kamuoyu baskısını, hem yönetenlerin baskısını iliklerine kadar hissedecek…
Tecrübesiyle ve duruşuyla hem takımı hem de kendisini bu cendereden çıkarabilecek mi, bunu zaman gösterir… 
Veya bu yara dikiş tutacak mı?
Bekleyip göreceğiz…
Peki sorun sadece Ziya Doğan’da mı gerçekten? Atan, karşılayan, tutan yoksa bu takımda, birinci derecede teknik adamı günah keçisi yapmak ya da aslanların önüne atmak ne kadar insaflı olur? Onun gönderilmesi tüm sorunları çözüp, ortalığı sütliman mı yapacak ya da Konyaspor süratle üst sıralara mı tırmanacak?
Hem yönetenler hem teknik adamlar hem de oyuncular anlamında bir yetersizlik olduğu muhakkak… Olmasa zaten şimdi bunları konuşuyor, yazıyor olacak değildi bizler ve kamuoyu… 
xxx
Acı ama gerçek…
Mehmet Ali Kuntoğlu’nun yapayalnız kaldığı dönemde Konyaspor 9. haftayı 13 puanla 11. sırada tamamlamıştı… 
Ve 9 haftada topladığı 13 puana rağmen Konyaspor düşmüştü… Hem de bu takımdan da fersah fersah kaliteli bir takım olmasına rağmen…
Mevcut duruma, yani geride kalan 9 haftaya ve toplanan 6 puana baktığımız zaman, Konyaspor’un pozisyonunun ne kadar zor olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok…
Şu da bir gerçek, Konyaspor’u mahcup eden bu şehre de, Süper Lig milyon kere lüks… Kulakları çınlasın eski başkanlardan Mehmet Köseoğlu, bunu söylediği zaman, Köseoğlu’nu vatan haini ilan edenler, dillendirmeseler de  Köseoğlu’nun o zaman söylediklerini şimdi kendileri söylüyorlar…
Ne acı değil mi?

 
Bu yazı toplam 5116 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar