1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan

  3. Birlikte Yaşamak Çok Mu Zor?
Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Birlikte Yaşamak Çok Mu Zor?

A+A-

GÜNÜN SÖZÜ

Robot üretmeye gerek yok, çünkü insanlar robotlaştı.

 

SİVİL TOPLUMDAN

Birlikte Yaşamak Çok Mu Zor?

 

Bundan 10 yıl önce “Gelişim ve değişim rüzgarı içine giren Türkiye’de; büyüğe saygı, küçüğe sevgi azaldı. Televizyon izleme oranı arttı, komşuluk ilişkisi azaldı. Tatil furyası çıktı, anne-baba, dost ziyareti azaldı” diye başlayan bir yazı kaleme almışız ve o yazıdaki serzenişimizi de köşemizden sizlerle paylaşmışız.

Yazımızda bir eksik varmış. Onu da Konya Sivil Toplum Kuruluşlarının Nevşehir Kozaklı’da düzenledikleri ‘Ufuk Turu’ toplantısının sonucu gördük. Meğerse toplumumuzda ‘Birlikte yaşama kültürü’ de azalmış.

Bizim birlikte yaşamamızı istemeyen dış güçler elbette vardır. Bunların içimizdeki işbirlikçileri de vardır. Bunları tekrar tekrar buradan anlatmaya da sanırım gerek kalmamıştır.

Çünkü millet olarak bu sıkıntımızı hepimiz çok iyi biliyoruz.

Yine o yazımıza dönelim.

Demişiz ki; “Hile arttı, güven azaldı. Adam gibi adamların nüfusu azaldı. Ukalalar çoğaldı, mertler azaldı. Dikenler arttı, güller azaldı. Sevgili çoğaldı, sevgiler azaldı. Para sevgisi arttı, dostluk sevgisi azaldı. Kazanma hırsı arttı, şükür diyenler azaldı. Konuşan çoğalınca susan azaldı. Baskı artınca, özgürlük azaldı. Robot çoğaldı, gerçek azaldı. Otel çoğaldı, misafir azaldı. Haram helal ayırt etmeyen arttı, bereket azaldı. Rüzgara göre sallanan çoğaldı, gölgesine sığınacak adam azaldı. Azaldı da azaldı, güzelliklerin hepsi azaldı. En önemlisi ‘Görgülü’ insan azaldı, adam gibi adamlar azaldı.”

Konya Sivil Toplum kuruluşlarının öncülüğünde düzenlenen ve ‘Birlikte Yaşama Kültürü’nün yasal, siyasal ve toplumsal ilkelerinin ele alındığı toplantının sonuç bildirgesinde yer alan; “Bugüne kadar hazırlanan anayasaların yetersizliğine temas edilerek, toplumun gerçeklerini ve taleplerini dikkate alan geniş katılımlı sivil bir anayasanın gerekliliği hassasiyetle vurgulanmıştır. Bu bağlamda toplumsal hayatın temel dinamiklerinden birisi olan dini çerçeveye ve bu çerçevenin sağlamış olduğu diyalog imkanlarına atıfta bulunularak hem nazari, hem de pratik anlamda toplumda var olan ortak yaşama zemininin önemine dikkat çekilmiştir.

Birlikte yaşama kültürü konusunda islami temel kaynaklarla paralellik arz eden tarihsel tecrübeler konusunda Endülüs, Selçuklu ve Osmanlı örnekleri dikkatle analiz edilmiş, birlikte yaşamanın tarihi örneklerinden hareketle günümüzde karşılaşılan problemlerin çözüm yollarının yine bizatihi toplumumuzun tarihsel imkanlarında mevcut olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tarihsel tecrübeler toplumumuzun bugün karşı karşıya oluğu problemlerin rahatlıkla üstesinden gelebileceğini göstermektedir.

Türkiye özelinde yapılan tartışmalarda ise; ülkemizde yaşayan insanların birlikte barış ve uyum içinde hayatlarını sürdürmek için muhtaç olduğu toplumsal, kültürel, dini ve tarihi tecrübelere sahip olduğu ancak çok- kültürlü, çok-uluslu ve çok-dinli bir devletten ‘ulus devlet oluşturma’ projesinin Birlikte Yaşama zeminini temellerinden sarstığı ifade edilmiştir. Sarsılan bu zeminin yeniden tesisinin de ancak toplumun gerçeklerine ve değerlerine saygı göstererek, evrensel insan hak ve özgürlükleri temelinde bir toplumsal, siyasal ve hukuksal yapının oluşmasına bağlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sorunların çözümü için yeniden ve acilen toplumsal bir sözleşmeye ihtiyaç vardır. Anayasa değişikliği tartışmalarının bu zeminde ele alınmasının zarureti ortadadır” sözleri, insan olarak hepimizin neler yapması gerektiğine de işaret etmektedir.

Azaldıkça azalan değerlerimizin yükselmesini istemektedir.

Önce, toplumumuzun bir bütünlük ve huzur içerisinde yaşaması için önemli çalışmalara öncülük eden Konya Sivil Toplum kuruluşlarının temsilcilerini ve Konya Sivil Toplum Kuruluşları Başkanı Latif Selvi’yi tebrik ediyorum.

Tarihimizde ve inancımızda var olan özelliklerimizi muhafaza etmenin çok mu zor olduğunu hatırlatıyor, “Birlikte niye sıkıntılar çekiyoruz” diye de sormadan edemiyorum.

 

ŞEHİRDEN

Kalkınma Kurulu Toplanıyor

 

Basından dostumuz, meslektaşımız Kon TV Genel Yayın Yönetmeni Nurettin Bay hafta sonu ziyaretimize geldi. Hoş sohbet ettik. Sohbetimizde basın dünyasını konuşacağımızı zannedenler olmuştur.

Tam tersi oldu.

Hoş sohbetin ardından Mevlana Kalkınma Ajansı, Kalkınma Kurulu’nun çalışmalarını konuştuk. Nurettin Bay, Mevlana Kalkınma Ajansı Kalkınma Kurulu Başkanlığı görevini de yürüttüğü için bugün Karaman da yapılacak toplantıyla ilgili kısa bir değerlendirmede bulundu.

Kalkınma Ajansı Genel Sekreterliği’ne atanan Ahmet Akman’ın çalışmalara önemli zenginlik katacağını söyledi.

Nurettin’in bu görevi layıkıyla yapacağına inananlardanım. Kendisine destek için de her zaman varız.

Birbirimizin eksiklerini aramak yerine, bir birimize destek olunca sorunların da ortadan kalkacağını bilmeyenimiz yoktur.

Bay’a yeni görevinde başarılar dileriz.

 

FIKRALARDAN SEÇMELER

Çok Şükür

Hoca, Timur’a armağan olarak bir çuval pancar götürüyormuş. Yolda rastladığı tanıdığı pancarı nereye götürdüğünü sorunca: Timur’a diye cevap vermiş.

Tanıdık incir götürürsen, Timur inciri çok sever deyince Hoca,  pancarı bırakıp bir sepet incir alıp gitmiş. Hoca’nın incir dolu sepetle geldiğini gören Timur, hiddetlenerek adamlarına sepeti dökmelerini ve incirin Hoca’nın kafasına atmalarını emreder. O esnada kafasına incir gelen Hoca ise “Çok şükür” der.

Bu duruma sinirlenen Timur, Hoca’yı yanına çağırır ve hem kafana incir iniyor, hem de çok şükür diyorsun. Bu nasıl iş deyince Hoca cevap verir.

Ya dostumun sözünü dinlemeyip de pancar getirseydim.

 
Bu yazı toplam 3521 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.