1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. Başkanlık ve yedek lastik söylemi
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Başkanlık ve yedek lastik söylemi

A+A-

Başkanlık sistemi hatırlayabildiğim kadarıyla ilk olarak Rahmetli Turgut Özal, Cumhurbaşkanıyken gündeme gelmişti. O dönemin Türkiye şartları düşünüldüğünde gerekli ama zor görünüyordu. Zaten çok fazla gündemde kalmadan mesele kapatılmıştı. Turgut Özal’ın şüpheli ölümünden sonra da, birkaç yıl öncesine kadar nedense pek konuşulmadı, gündeme gelmedi.

Gerçekten rejim sıkıntısı yaşanacağı için mi Başkanlık sistemini kimse dile getirmedi?

Kesinlikle hayır! 

Turgut Özal’dan sonra 1993 ve 2002 yılları arası ülkemizin içinden geçtiği badireler dikkatle analiz edilirse; bırakın rejim tartışmasını, birileri tarafından ülkemizi herhangi bir hükümetin herhangi bir rejimle yönetmesinden bile aciz bıraktırıldığı anlaşılıyor.

Sadece 1996-97 arası Refah-Yol koalisyonuyla oluşan Rahmetli Necmettin Erbakan Başbakanlığındaki hükümeti istisna tutabiliriz. Ne var ki, O hükümetin de 28 Şubat kararlarıyla darbeye maruz bırakıldığı hepimizin malumudur.

Bugün başkanlık sistemine karşı çıkan CHP ve HDP neden korkuyor ya da neden çekiniyor?

Önceki yazılarımda ısrarla üzerinde durduğum konulardan biridir esasında. CHP gerçekten halkın yanında mı? Tamam, herkes bu sistemi desteklemeyebilir. Buna saygı da duyulabilir. Ancak bu, MHP’ye yakışıksız yaklaşımlara kadar varan karşı çıkma, gerçekten ülke menfaatleri için mi yoksa bir yerlere şirin görünme isteği midir? 

Halktan korkmayın Sayın Kılıçdaroğlu, Demokrasilerde halkın tercihinden korkulur mu?

‘’Pazarlık edilmesi ve yedek lastik’’ söylemlerine gelince,

CHP bu ülkenin en köklü Partilerinden biridir, her şeye itiraz ederek siyaset yapmak CHP ye yakışmamaktadır. Ülkemizi daha iyi yönetebileceğiniz Tezini ortaya koyar programınızı açıklarsınız sonra halkın kararına saygı duyarsınız. Ülkemizin menfaatleri gereği, doğrulara doğru, yanlışlara da yanlış dersiniz.

Sadece muhalefet etmiş olmak için siyaset yapmayın lütfen. 

Bunu CHP başkanlığı desteklemediği için yazmıyorum, önceki yazılarımda özellikle 15 Temmuzdan sonra verecekleri kararlar, uygulayacakları siyasetle CHP ve MHP’nin tarihe yön vereceğini belirtmiştim.

Ülkemizin 2002 öncesi yaşadığı buhranlı dönemlerini arzu edenler, FETÖ, PKK ve DAEŞ i tetikçi olarak kullanıyor. Ülkemizin ve milletimizin bu hainlerle verdiği mücadeleye hangi ülkeler hangi tutumla yaklaşıyor ortada. 

ABD büyükelçisiyle görüştükten sonra 180 derece dönüş yapan Kılıçdaroğlu’na bu durumda büyükelçiyle kapalı kapılar ardında hangi pazarlıkları yaptınız diye sorulsa yanlış mı olur? Ya da FETÖ mağdurları çıkışı ve HDP ile ortak hareketleriniz göz önüne alınınca, CHP kimlere ‘’yedek lastik’’ olmak istiyor diye sorulmaz mı? Allah’ın selamı hepimizin üzerine olsun.

 

Bu yazı toplam 1250 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum