1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Bakan Varank ’Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nin açılışına katıldı
Bakan Varank ’Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nin açılışına katıldı

Bakan Varank ’Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nin açılışına katıldı

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi'nin (Model Fabrika) açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Deneyimsel öğrenme, sadece sınıf...

A+A-

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi'nin (Model Fabrika) açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Deneyimsel öğrenme, sadece sınıf eğitimlerine dayalı programlara kıyasla hatırlanma oranlarında 6,5 kata varan bir gelişme sağlıyor" dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi'nin (Model Fabrika) açılışına katıldı. Açılışta yaptığı konuşmada Bakan Varank, "Ankara Sanayi Odası, 1. Organize Sanayi Bölgesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteğiyle kurduğumuz bu merkezin sanayimize çok yeni bir bakış açısı getireceğine yürekten inanıyorum. Bu merkezle birlikte, yalın üretim ve sanayinin dijital dönüşümüne ilişkin duyduğumuz pek çok teorik kavram pratiğe dökülür hale gelecek. Sanayicilerimiz, yaparak ve uygulayarak öğrenme şansına sahip olacak; kendi fabrikalarına döndüklerinde burada edindikleri tecrübeleri iş süreçlerine yansıtabilecekler" ifadelerini kullandı.

'Deneyimsel öğrenme, sadece sınıf eğitimlerine dayalı programlara kıyasla hatırlanma oranlarında 6,5 kata varan bir gelişme sağlıyor'

'Teknikleri bilmek yetmiyor, bunun bir iş yapma kültürü olarak yayılması da gerekiyor" diyen Bakan Varank, şunları kaydetti:

'Aslında yalın üretim kavramı yeni bir mesele değil, temel ilkeleri 1950'lerde ortaya çıktı. Özetle şu soruya cevap arıyor; "En az kaynakla, en kısa zamanda, en ucuz ve hatasız üretimi, müşteri talebine de yanıt verebilecek şekilde, en az israfla nasıl gerçekleştirebiliriz?" Mikro düzeydeki bu problemi çözdüğünüz zaman, makroekonomik açıdan da önemli bir rekabet üstünlüğü sağlıyorsunuz. Yalın üretimin ruhunu anlamak kadar, uygulamada hayata geçirmek de çok mühim. Teknikleri bilmek yetmiyor, bunun bir iş yapma kültürü olarak yayılması da gerekiyor. Türkiye'de bunu başaran firmalarımız elbette var. Fakat hala istediğimiz seviyelerde değil. Bunun önemli sebeplerinden biri, firmaların deneme şansının görece kısıtlı olması. Belki makinelere zarar verme korkusu, belki yeni fikirlere kapalı olma olgusu, belki de üretim sürecindeki mevcut geleneklerden sıyrılmanın zorluğu, pek çok firmanın bu alanda geri kalmasına yol açtı. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz merkez, tam da bu sorunlara çözüm olacak nitelikte. Ülkemizin ilk yetkinlik ve dijital dönüşüm merkezi olan bu yerleşkede, firmalarımız artık deneme şansına sahip olacaklar. Uzman kadrosu, modern makine ve ekipmanıyla bu merkezde, ilk aşamada kesikli üretim (montaj ve işleme) yapan imalatçılara hizmet verilecek. Alt yapı zamanla, sürekli imalat sektörlerini kapsayacak ve dijital dönüşüm uygulamalarını da içerecek şekilde genişletilecek. Teorik eğitimlerin tamamlanmasını müteakip, katılımcılar uygulayarak öğrenme aşamasına geçecekler. Böylelikle, hata yapmaktan korkma psikolojisini yenmiş olacaklar. Bu büyük bir vizyon değişikliği. Deneyimsel öğrenme, sadece sınıf eğitimlerine dayalı programlara kıyasla hatırlanma oranlarında 6,5 kata varan bir gelişme sağlıyor. Ayrıca bu teknikler, katılımcıların kalıcı yetkinlikler kazanmasında doğrudan etkili oluyor. Vurgulamak istediğim bir diğer husus da merkezin yönetişim modeline ilişkin. Burada kamu, özel sektör, üniversite ve sivil toplum taraflarını kapsayan katılımcı bir yönetim anlayışı söz konusu. Dolayısıyla ortak akılla hızlı kararlar vererek, programın teknolojideki gelişmeleri içerecek şekilde güncel kalması amaçlanıyor.'

'Bu merkezde OSB'de bulunan meslek lisesi ve meslek yüksekokulunda okuyan öğrenciler de eğitim görecekler'

Merkezin resmi açılışından önce hali hazırda 50 firmanın üst yönetimine fragman eğitimlerinin verildiğini belirten Varank, "Bu merkezde teorik ve uygulamalı eğitimlerin yanı sıra, öğren-dönüş programları, üniversite-sanayi işbirliği projeleri, araştırma, ürün ve sistem geliştirme eğitimleri de düzenlenecek. Projenin başından beri üniversitelerimiz sanayicilerimizle iç içe çalıştılar ve programı birlikte oluşturdular. Ne mutlu ki bundan sonraki süreçte de her iki taraf birlikte çalışmaya hazır. Çok önemsediğim bir konu da meslek eğitimi yoluyla sanayideki ara eleman ihtiyacının karşılanması. Bu merkezde OSB'de bulunan meslek lisesi ve meslek yüksekokulunda okuyan öğrenciler de eğitim görecekler. Dolayısıyla öğrencilerimiz, staj yaptıkları ya da çalışmaya başlayacakları firmalara burada edindikleri tecrübeleri de yansıtacaklar. Bu sayede sanayimize en temel seviyeden giren çırak öğrencilerimizde de yalın üretim kültürü oluşmuş olacak. Aldığım bilgilere göre merkezin resmi açılışından önce hali hazırda 50 firmanın üst yönetimine fragman eğitimleri verildi. Otomotivden beyaz eşyaya, plastikten mobilyaya, dökümden gıdaya pek çok sektörde faaliyet gösteren firmalardan alınan geri bildirimlerle eğitim programına küçük eklemeler yapıldı. Eğitimlere katılanlardan aldığımız olumlu görüşler, programın önümüzdeki dönem başarısı için iyi bir gösterge" şeklinde konuştu.

'2020 yılına kadar ülke genelinde bu tip merkezlerin sayısını 10'a çıkartmayı hedefliyoruz'

Firma düzeyinde elde edilen başarıların Türkiye'nin makroekonomik temellerine doğrudan katkıda bulunacağının altını çizen Bakan Varank, "Önümüzdeki haftalarda Ostim bölgesi ve Akyurt bölgesinde de farkındalığı artırmaya yönelik tanıtımlar yapılacak. Yine ocak ayının ilk haftasında Ankara Sanayi Odası'nın komite temsilcileri merkeze davet edilerek, yalın üretimin verimliliğe olan katkıları somut uygulamalarla gösterilecek. Bu merkez sadece Ankara'yla sınırlı kalmayacak, çevre illerimize de hitap edecek. Ayrıca, 2020 yılına kadar ülke genelinde bu tip merkezlerin sayısını 10'a çıkartmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki haftalarda Bursa'daki merkezi de sanayicilerle buluşturacağız. Attığımız bu adımlar, sanayimizin verimlilik ve dijital dönüşüm alanlarında önemli bir eşiği atlamasına ciddi katkı sağlayacaktır. Teknoloji artık hayatımızın her yerinde. Günlük yaşantımız, tüketim alışkanlıklarımız ve üretim modelleri yeni teknolojik eğilimlere göre şekilleniyor, dönüşüme uğruyor. Rekabetin ve kaynak verimliliğinin kuralları yeniden belirleniyor. Teknolojiyi geliştiren, onu yönlendiren ve üretime hızla adapte edebilenler, işte bu yeni dönemin kazananları. Türkiye'nin de kazanan olmasının önünde hiçbir engel yok. İşte biz tam da bu noktadan hareketle milli teknoloji, güçlü sanayi vizyonunu ortaya koyduk. Vizyonumuza giden yolun yüksek katma değerli üretim, verimlilik, dijital dönüşüm ve bölgesel kalkınmadan geçtiğini biliyoruz. Bu merkez, vizyonumuzu hayata geçirme adına attığımız adımlardan bir tanesi. Bu adımda, siz değerli sanayicilerimizin iş birliğine ihtiyacımız var. Firmalarınızın burada sunulan hizmetlerden azami seviyede faydalanması ve iş gücünüzün en iyi şekilde eğitilmesi için istekli, aktif olması gerekiyor. Yüksek verimlilik, yerli ve yabancı rakiplerinize karşı rekabette üstün olmanızı sağlayacak. Firma düzeyinde elde edilen başarılar da, elbette ülkemizin makroekonomik temellerine doğrudan katkıda bulunacak" açıklamalarında bulundu.

'Eğer biz globalleşen dünyada rekabet edebileceksek, işletmelerimiz kar edecekse, başkalarından daha verimli çalışmak mecburiyetindeyiz'

ASO Başkanı Nurettin Özdebir de, "Türk sanayisinin özellikle de Ankara sanayisinin dünyayla nasıl rekabet edebileceği konusunda kafa yormaktayım. Yapmış olduğum gözlemler ve TÜİK'in vermiş olduğu istatistikler moralimizi bozmuştu. Dünyada büyük firmalarla KOBİ diyebileceğimiz firmalar arasında yaklaşıl 1'e 2 verim farkı varken bizim ülkemizde bu verim farkının 1'e 5 olduğunu öğrendim. Bunun doğal bir sonucu olarak globalleşen dünyada malların artık serbest dolaştığı bir ortamda benim sanayicim rekabet etmekte, fiyat uydurmakta zorlanmaya başladı. Eğitimcilerimizin eğitimlerini yaptık. İşletme deneme eğitimleri yaptık ve iş yeri sahiplerimize fragman eğitimleriyle dünyada üretimin nasıl yapıldığını, yapmış olduğumuz işlerde nerelerde kaçaklarımızın olduğunu, modern dünyada insanların nasıl bir tasarım içimde çalıştıklarını uygulama olarak göstermek istiyoruz. Eğer biz globalleşen dünyada rekabet edebileceksek, işletmelerimiz kar edecekse, başkalarından daha verimli çalışmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin verimliliğinin artırılması açısından imalat sanayinin ve diğer sektörlerden de ders çıkarılacak hususlar var" değerlendirmelerinde bulundu.

'Ülkemiz de son yıllarda artan bir ivmeyle birçok faaliyeti yürüttü'

Ankara Valisi Vasip Şahin, "Bütün ülkelerin temel amacı, insanlarının daha ferah bir ortamda, geleceğine daha emin şekilde baktıklarını ve kendine güvenen toplum halinde yaşamalarını sağlamak. Bizim ülkemiz de bu hedef doğrultusunda son yıllarda artan bir ivmeyle birçok faaliyeti yürüttü. Belli bir noktaya gelindi ve göründü ki bir eşikten daha geçebilmek için daha başla şeylerin de yapılması lazım. Sadece üretmekte ya da satmakla olmuyor. Ürettiğimizi daha kaliteli, katma değeri daha yüksek ve teknolojiyle daha fazla uyuşmuş bir şekilde üretmek zorundayız. Son yıllarda da dijital teknolojinin çok daha fazla üretimde yer alması gerekiyor. Bunları kullanabilecek insan yani beşeri sermayenin iyi yetiştirilmesi gerekiyor" diye konuştu.

Konuşmaların ardından merkezin açılışını yapan Bakan Varank, daha sonra tek tek stantları gezerek bilgi aldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.