1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. Ayakkabı kutularına isim konulur mu?
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ayakkabı kutularına isim konulur mu?

A+A-

Geçtiğimiz hafta içinde Sözcü gazetesi yazarlarından birinin köşe yazısı sosyal medyada dolaştı. "Çoban’’ başlıklı bu yazıyı okurken aklıma bir sürü soru takıldı. Bu sorulara cevap veremeyeceklerini bildiğim için sormaya gerek duymuyorum. Lakin bazı tespitlerimi ve tavsiyelerimi de dile getirme gerekliliği hissediyorum.

**

Özellikle belirtmeliyim ki saygı çerçevesinde yapılan eleştiriler gereklidir diye düşünenlerdenim. Lakin, daha yazının başlığında çobanlığı aşağılama ifadeleriyle kullanmanın, eleştiri ile alakası olmadığı da açıktır. Çoban başlığıyla kaleme alınan yazı, esasında kendi düşüncelerinde olmayan kişileri koyun diye niteleyenlerin, düşmüş olduğu çelişkileri ve kendilerini bile inkar ediyor olmalarının itirafıdır.

**

İnsanın yaptığı işten daha çok o işi nasıl yaptığına bakılmalıdır. Malum zihniyetin, işlerin nasıl yapıldığına değil unvanı kimin kullanacağı takıntısına, isimle alakadar olmalarına ve ilerici düşüncelerinin garabet harikası görüntüsüne şunlar söylenebilir.

**

"14 Yılda ülkemizin gerçekleştirdiği yatırımları ve yapılan hizmetleri ayakkabı kutularına sığdırmaya çalıştınız. Yapılan hizmetlerin ve yapanın karşısında durduğunuzu, hakarete varan ifadelerle dillendirdiniz, şimdi de 14 yıldır yapılan hiçbir şeye Atatürk adı verilmedi diyerek çuvalladınız. Gördüğünüz tek şey Külliye idi onu da çamur atmak maksadıyla kullandınız. Siz, yürüttüğünüz mantık ve söylemlerinizle, Avrasya Tüneline değil, ayakkabı kutularına! isim aramalıydınız. Verilen isimlerle uğraştığınız kadar, memleketin selameti için uğraşsaydınız ülkemiz yüz yıl daha ileride olurdu.’’

**

Samimiyetle belirtmem gereken düşüncelerden biri şudur ki; Şayet 15 Temmuza gelinen süreçte Ülkemizin lideri, Kemal Atatürk’te olsa Sultan Abdülhamid Han da olsa bu darbe girişiminin gerçekleşeceği, bugün Atatürkçü geçinenlerin ise, Atatürk’e de diktatör yakıştırması yapacağı, batılılara ülkemizi büyük bir hapishane ve cehennem diye tarif edecekleri gerçeğinin değişmeyeceğidir. Çünkü zihniyetin kökünde ihanet, işgalcilerle ortaklık vardır. İstihbarat birimlerimizin güvenlik faaliyetlerini, İslami gruplara silah taşınıyor yaygarasıyla dillendirmenin haçlı zihniyete taşeronluktan başka izahı yoktur. Belki bu sebepten, bu hainlere Alman Cumhurbaşkanı madalya, diğer batılılar da ödüller vermiştir.

**

 Ülkemiz dört bir yandan kuşatılmak istenirken, ekonomik ve siber saldırıların ardı arkası kesilmezken, Türkiye büyük bir hapishane, bir cehennem diyebilmek ihanetin belgelenmesi demektir.  Tüm bu olumsuzlukları düşünürken bile bizler yorulurken, bu mücadelenin komutanını karalamanın, FETÖ ye kol kanat germenin altından da çok pis kokular gelmektedir.

**

Bu zor süreçte Atatürk’le Sultan Abdülhamid Han’ı isim bahanesiyle mukayese etmek de bence uygun değildir. İki devlet büyüğümüz de zamanlarının önemli devlet adamlarıdır, bu milletin değerleridir. Bu değerler üzerinden yara oluşturma gayreti çok manidardır, Provokasyona müsaittir. Gezi olaylarının arkasındakilerin çığırtkanlığına dönüşmektedir. Bu çabanın muhataplarına fırsat vermemek, hizmeti ve hizmet edeni sahiplenmek adına tünelin adı "RECEP TAYYİP ERDOĞAN’’ Tüneli olmalı, isim tartışmaları da kapatılmalıdır.

**

Bu isimde birleşmek, Almanya kapılarında Avrupalılara ağlayan hainlere ve işgalci zihniyete verilecek en güzel cevap olacaktır. Şu da unutulmamalıdır ki; Türkiye’miz, ülkesini gönülden sevenlere, zorluklar içinde yaşıyor olsalar da Cennettir, Cennet olarak kalmaya da devam edecektir.  Allah’ın Selamı hepimizin üzerine olsun.

Bu yazı toplam 1190 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.