1. YAZARLAR

  2. Şevki Çobanoğlu

  3. Avrupa'da Borç Krizi, Türkiye'nin Avrupa Birliği Macerası -3-
Şevki Çobanoğlu

Şevki Çobanoğlu

EKONOMİK MESELELER
Yazarın Tüm Yazıları >

Avrupa'da Borç Krizi, Türkiye'nin Avrupa Birliği Macerası -3-

A+A-

Avrupa’da Borç Krizi, Türkiye’nin Avrupa Birliği Macerası ve Gümrük Birliği -3-

Orhan ARSLANTAŞ: Söylediklerinizden anladığıma göre hükümet (Tansu Çiller Hükümeti), Gümrük Birliği Anlaşması ile yapılan anlaşmaları okumamış gibi geliyor bana.
Şevki ÇOBANOĞLU: Konuyu tamamlayalım ondan sonra sorunuza gelelim. Türkiye yapılan anlaşma ile Avrupa Birliği’nin alacağı siyasi kararlara uymak zorunda kalacaktır. Avrupa Birliği tarafından alınan kararlar Türkiye’yi bağlayacaktır. Türkiye tam üye olmadığı için kararı veto etme yetkisi de yoktur. Türkiye, Avrupa Birliği’nin aldığı kararlara uymak mecburiyetinde kalacak, hatta bu kararlara uymadığı takdirde silahlı müdahale ile bile karşı karşıya kalacaktır.
Orhan ARSLANTAŞ: TV’deki panele katılan profesör zat, “Türkiye ulusal bir devlettir ve ulusal bir bağımsızlığı var. Eğer biz Gümrük Birliği’ne girersek bağımsızlığımızı Avrupa Birliği’ne teslim etmiş olacağız” demişti. Hükümet, Gümrük Birliği konusunda Avrupa Birliği ülkelerinin bize sunduğu anlaşmayı okumadı gibi geliyor bana.
Şevki ÇOBANOĞLU: Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne girmesi için 30 bin sayfayı kapsayan mevzuat var. Avrupa Birliği mevzuatının tamamı bilinmiyor. Hatta Dışişleri Bakanı (Deniz Baykal) neyin altına imza koyduğunu bilmiyor. Bu anlaşma, gerek ekonomik, gerekse siyasi ve gerekse dini vecibeleri kapsayan bir anlaşmadır.
Roma Anlaşması, gerek dini, gerek siyasi, temelinde Hıristiyanlığa dayanan bir anlaşmadır. Yarın dini inançlarımıza dahi müdahale edebilecek boyutları da kapsamaktadır.
Orhan ARSLANTAŞ: Portekiz Dışişleri Bakanının, bizim dışişlerini uyardığını okudum gazetelerde. Portekiz Dışişleri Bakanı, “Aman biz büyük bir heyecanla Gümrük Birliği Anlaşması’nın altına imza attık, arkasında neler çıktı, neler. Lütfen neyin altına imza attığınızı okuyun” demiş. Bu uyarıya rağmen ben hâlâ imzalanan metinlerin okunduğu kanaatinde değilim. Bu anlaşma ile neler yapılmak isteniyor? Neden alel acele Gümrük Birliği’ne girdik?
Şevki ÇOBANOĞLU: Bu olay birkaç yıllık bir olay değil. Gazetelerin manşetlerinde yer aldığı gibi bu 100 yıllık bir olaydır. Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra Batı ile bütünleşme hadiseleri gündeme gelmiş ve bu olay Batı’yı sevindirmiştir. Bu olay gerek Türk halkını gerekse İslâm Âlemini üzmüştür. Batı’nın sevinci Türkiye’yi işgal etme plânlarından kaynaklanmaktadır. Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne değil de neden Gümrük Birliği’ne aldılar? Avrupa Birliği ülkeleri, bizi gerek ekonomik, gerekse kültürel yönden yıpratmak gibi bir yola girmişlerdir. Ekonomik yönden yıpratılan toplumlar daha çabuk işgal edilebilir. Yahudiler önce Filistin topraklarını satın almışlar sonrada “buralar bizimdir” diyerek, Filistinlileri çadıra dahi reva görmemişlerdir. Türkiye’de yapılmak istenen şey önce sanayinin çökertilmesi, ekonomik yönden halkımızın mağdur edilmesi, bundan sonra toprak mülkiyetinin yabancılara tanınmasıdır. Yabancılara toprak mülkiyeti hakkının tanınmasından sonra yerli sanayinin Batılıların eline geçmesi şeklinde cereyan edecektir. Daha sonra bizim ülkemizde bir yabancı hâkimiyetinin olacağıdır. Her zaman söylen bir söz var “onlar ortak, biz pazar.” Onlar ortak olacak, bizim insanlarımızın da onlara köle olması hedefleniyor.
Orhan ARSLANTAŞ: GAP sonrası değerlenen topraklar, Yahudi ve Ermenilere peşkeş mi çekilecek? Herhalde bu anlaşmanın içerisinde yerleşme hakkı da var. Bu konuda bize malumat verir misiniz?
Şevki ÇOBANOĞLU: GAP Bölgesi, Yahudiler tarafından Büyük İsrail Projesi içinde gösteriliyor. İnşallah amaçlarına ulaşamazlar. Fakat Güneydoğu’daki hadiseler tamamen Batı tarafından organize edilmektedir. Güneydoğu, petrol ve maden bakımından oldukça zengindir. Bölgede silahlı çatışmalar devam ederken, 1992 yılında bir ABD petrol şirketinin Silopi’de petrol arama izni alması ilginç bir hadisedir. Buralarda Batı’nın güttüğü emeller bellidir. Bu konuda yöneticilerimiz ve halkımız uyanık olmalıdır.
Orhan ARSLANTAŞ: Bu durumda Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı tutumu bellidir. Bu güne kadar karşı olan Yunanistan’ın tutumu Gümrük Birliği’ne girişte neden değişti?
Şevki ÇOBANOĞLU: Yunanistan bizim karşımızda bir koz olarak kullanılmaktadır. Yunanistan’ın hedefinde Kıbrıs konusunda tavizler alma yatmaktadır. Yunanistan bizim karşımıza özellikle çıkarılmaktadır. Öteden beri ya Kıbrıs ya Gümrük Birliği politikası uygulanmaktadır. Başbakan Tansu Çiller ve Dışişleri Bakanı Deniz Baykal hangi şartların altına imza attıklarını açıklamamışlardır. Bazı noktalar açıklık kazanmamıştır. Yunanistan yıllardır sürdürdüğü karşı politikayı neden durdursun. Yunanistan taviz almış ve susmuştur. Kıbrıs Rum kesimi başkanına ABD Temsilcisi “Başkan” diye hitap ederken, Rauf Denktaş’a “Sayın Denktaş” diye hitap etmesi, bizim temsilcimiz olan Denktaş’ın hafife alınmasını gösteren bariz örnektir.
Orhan ARSLANTAŞ: Peki davul-zurna ile karşılanan Gümrük Birliği’nin ekonomik faydası olmayacak, siyasi faydası olacak mı?
Şevki ÇOBANOĞLU: Ekonomik faydası olmadığı gibi siyasi hiçbir faydası da olmayacaktır. Siyasi olarak Roma Anlaşması’nda Avrupa’nın birliği esas alınmıştır. Roma ve Bizans’a kadar uzanan siyasi bir hedefi vardır. Avrupa Birliği Anlaşması Roma’da imzalanmıştır. Siyasi noktada, Türkiye’nin zaman içinde bölünüp, parçalanmasını hedef almaktadır. Türkiye’de bugün okullarda başörtüsünden dolayı baskı yapılması, öğrencilerin okullarından uzaklaştırılması gibi büyük bir haksızlıklar vardır. Burada İslâm dünyası ile olan bağlarımız koparılmaya çalışılmaktadır. Zaman içinde Avrupa Birliği’nin gerek kültürü, gerek yaşayışı baz alınarak bizim insanımız üzerinde baskı kurulacaktır.
Orhan ARSLANTAŞ: Şimdiye kadar birçok Avrupa ülkesi bize selâm bile vermezken, birden bire Gümrük Birliği’ne almaya çalışmaları Türkiye’deki insanların dini yaşayışa yönelmeleri, Batılıları bir an önce Türkiye’nin bir ucundan tutmalarına sebep olmuş olabilir.
Şevki ÇOBANOĞLU: Türkiye’deki İslâmi gelişmeden söz etmek lâzımdır. Batı ülkelerinde ve Türkiye’deki Avrupa sevdalılarında, “Aman Türkiye Gümrük Birliği’ne girmediği takdirde, İslâmi sistem ortaya çıkacak” korkusu ve yaygarası vardır. Bugün Batı, zenginliğinin kaynağını Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinden sağlamaktadır. Batı bu kaynağı kaybetmemek için bu tür yollara başvurmaktadır. Nasıl Osmanlı’nın son döneminde Sevr Anlaşması ile ülkemiz askeri ve ekonomik yönden işgal edilmeye kalkışılmış ise, bugünde Gümrük Birliği Anlaşması ile bizi baskı altında tutmaya çalışmaktadırlar. Alınan kararlarla bizi buna uymaya zorlamaktadırlar. İnşallah Türkiye bu sorunu kısa zamanda aşar.
Devam Edecek

Bu yazı toplam 2500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.