1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. ATSO’da İsrail ve Almanya tedirginliği
ATSO’da İsrail ve Almanya tedirginliği

ATSO’da İsrail ve Almanya tedirginliği

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ATSO) Davut Çetin, Türkiye'nin İsrail ve Almanya arasındaki sorunların Antalya'yı doğrudan etkileme potansiyeline...

A+A-

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (ATSO) Davut Çetin, Türkiye'nin İsrail ve Almanya arasındaki sorunların Antalya'yı doğrudan etkileme potansiyeline sahip olduğuna işaret ederek, her iki ülke arasındaki sorunların büyümeden çözüme kavuşması gerektiğini söyledi.

ATSO Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Süleyman Özer başkanlığında ATSO Meclis Toplantı Salonunda gerçekleşti. Mecliste konuşan ATSO Başkanı Davut Çetin, Türkiye'nin İsrail ile Almanya arasındaki siyasi gerginliğin Antalya'yı doğrudan etkileyeceğine dikkat çekti. Çetin, İsrail ve Almanya'nın sergilediği tutumu kabul etmediklerini ancak sorunun diplomasi ve siyasi hukukla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

"Almanya ve İsrail sorunu Antalya'yı doğrudan etkileme potansiyeline sahip"

Her iki ülke arasındaki siyasi gerilimin büyümeden önlenmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, "Almanya ve İsrail ile sorunlar turizmi ve Antalya'yı doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle her iki ülkeyle sorunların büyümeden çözüme kavuşmasını diliyoruz" dedi. Çetin, İsrail hükümetinin Mescid'i Aksa'nın kutsallığını hiçe sayarak sivillere karşı silah kullanılmasına izin verdiğini belirterek, "Bu tutumu şiddetle kınamak gerekir. Bununla birlikte, bizim Musevi vatandaşlarımızı, hatta İsrail vatandaşlarını, İsrail Hükümeti ile bir tutmak hatasına düşülmemelidir. Musevi olmak İsrailli olmak değildir. İsrailli olmak, İsrail Hükümetini desteklemek değildir" diye konuştu.

Alman hükümetinin son dönemde Türkiye'den kaçan darbecilerin iltica taleplerini kabul etmesini de kabul edilemez olarak gördüğünü kaydeden Çetin, "Ancak, sorunu diplomasi ve uluslararası hukuk ile çözmeliyiz. Alman şirketlerine soruşturma söylentileri yayılmış, Almanya tarafı ekonomik yaptırımları gündeme getirmiş, Sayın Başbakan ve Sayın Ekonomi Bakanı ılımlı açıklamalar yapmışlardır. Ekonomiyi ve turizmi etkileyecek yeni bir kriz olmamasını diliyoruz" şeklinde konuştu.

"Numan Kurtulmuş'un çabuk ısınmasını ümit ediyoruz"

Hükümetteki kabine değişimi ile ilgili de görüşlerini paylaşan Çetin, "Geçen ayın önemli bir gelişmesi hükümetteki değişikliktir. Ekonomi yönetiminde Sayın Mehmet Şimşek'in devam etmesini özel sektör cephesinde olumlu karşılanmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı görevi yeniden değişmiştir. 2015'de bakanımız Sayın Ömer Çelik'ti, sonra Sayın Yalçın Topçu 3 ay bakanlık yaptı. Akabinde sayın Mahir Ünal 6 ay görevde kaldı, sayın Nabi Avcı bir yıl görev yaptı. Böylece iki yılda beşinci bakanımızı görmüş olduk. Sayın Numan Kurtulmuş'un Kültür ve Turizm Bakanlığına çabuk ısınmasını ümit ediyoruz" dedi.

"Rusya pazarı 2014'ü yakalamak üzere"

Antalya turizmdeki verilerin tahminlerinin üstünde geliştiğini dile getiren Çetin, "Rusya pazarı 2014'ü yakalamak üzere. Almanya'da haziran ayında düşüş durmuştu, bundan sonrasını Allah bilir, biz son günlerdeki sorunun büyümemesini ümit ediyoruz. Eğer böyle devam edersek 9 milyon turist rakamını aşacağız ancak mevcut fiyatlar nedeniyle turizm gelirinde büyük ihtimalle arzu ettiğimiz büyümeyi yakalayamayacağız" ifadelerini kullandı.

"Ekonomi canlansa bile küçük esnaf için çözüm olmuyor"

Antalya'da esnafın sorunlarının devam ettiğini kaydeden Çetin, yapısal reformların hız kazanmasını gerektiğini söyledi. Yapısal sorunların devam ettiğini belirten Çetin konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin cari açık sorunu, kur riski sorunu, dış kaynak ihtiyacı fazla değişmedi, enflasyon ve işsizlik halen yüksek. İşsizlik bir önceki aya göre azaldı, fakat geçen yıla göre azalmadı, arttı. İç pazarda KGF destekli kredi canlılığında sona geliniyor. Ekonomi canlansa bile küçük esnaf için çözüm olmuyor. Yani, ekonomide kısa vadede risk az, fakat orta ve uzun vadede görünüm değişmiyor. Böyle bir dönemde yapısal reformların hız kazanmasını bekliyoruz, fakat Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu hafta iç tüzük değişikliğini görüşüp sonra Ekim ayına kadar tatil kararı aldığını okuduk. Umarız ki, Ekim'den sonra vergi yasası gibi ekonomik reformlar ele alınabilir. Mevcut iç tüzüğe göre Meclisin yılda en fazla 3 ay tatil hakkı var, keşke bu süre de makul düzeye çekilse. Yapısal sorunların devam etmesine rağmen, ekonomide geçen yıla göre hızlı bir toparlanma olmuştur. Tabii ki, bu toparlanma kendiliğinden olmamıştır. Şu son 2 yılda, özellikle 2015 Haziran seçimlerinden bu yana yaşadığımız dönem, benzeri olmayan bir dönemdir. Geçen yıl Antalya ekonomisi 2001 krizinden daha kötü bir dönem yaşadı."

"Antalya için Ankara'yı mesken tuttuk"

Ekonomideki durgunluğu, esnafların sıkıntısı için taleplerin tümünü değerlendirdiklerini hatırlatan Çetin, "Biz de bu talepleri dosya haline getirerek bir dönem Ankara'yı mesken tuttuk. Durgunluk bütün ekonomiye yayılınca taleplerimiz uygulamaya kondu; vergi, SGK primi yapılandırmaları ve SGK ertelemesi destekleri getirildi. İşsizlik artınca yıllardır istediğimiz, şahsen Sayın Ahmet Davutoğlu'ndan söz aldığım istihdam desteği de uygulanmaya başladı. Bunlar finansman sorununu çözmedi, birçok üyemiz ciddi kredi ve finansman sorunu yaşamaya başladı. Bunun üzerine TOBB ve Gümrük-Ticaret Bakanımızla toplantılar yaptık. Kredi desteği için çok ısrar ettik ve Nefes Kredisi böyle başladı. Daha çok üyemizin bu imkandan yararlanması için yeni fon kaynakları yaratmak üzere sayın bakanımızdan, ilgili müsteşar yardımcısına, genel müdüre kadar tüm yetkililerle biraraya geldik, farklı model önerilerinde bulunduk. Oda ve borsalarımızın katkısıyla, TOBB'un katkısıyla 27 bin işletme yıllık yüzde 9.9, aylık yüzde 0.82 faizle kredi kullandı. Oda olarak imkanlarımızı zorladık, TOBB'dan ek kaynak talep ettik ve aldık. Bunun sonucunda 37,4 milyon TL kredi kullanıldı ve nefes kredisinden en fazla faydalanan illerden birisi Antalya oldu. Nefes kredisi KOSGEB kredisine model oldu, Hükümete yol gösterdi, kredi talebinin ne kadar ciddi olduğu ancak bu fonlara ulaşılamadığı anlaşıldı. Böylece faizsiz KOSGEB kredisi 11 milyar lira planlandı, ama 6.5 milyar lira civarında kaldı. Süre 31 Temmuz'a uzatıldı"

"TRT payının faturalardan çıkması yönündeki talebimiz sürüyor"

Beyaz eşya ve mobilyada vergi indirimini geçen yıl konuştuklarını belirten Çetin, mobilya ve konuta getirilen KDV indirimi hakkında esnafların indirimi kalıcı olarak istediklerini belirtti. Bütün KDV sisteminin yeniden ele alınmasının artık zorunlu hale geldiğini söyleyen Çetin, TRT payının tüm elektrik faturalarından çıkarılması yönündeki taleplerin de sürdüğünü ifade etti.

"Disipline ihtiyaç bulunmaktadır"

Son olarak Kaleiçi için Valilik tarafından alınan kararları doğru bulduklarını belirten Çetin, "Kaleiçi için Sayın Valimiz yeni bir düzen çalışması başlatmıştır. Kaleiçi'nde, kent merkezinde, hatta bütün Antalya'da trafik, park etme, gürültü, tabela kirliliği gibi konularda daha fazla disipline ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışmanın bu sorunları azaltmasını diliyorum. Kaleiçi evimizi de önümüzdeki ay bir sergiyle açıyoruz. Bahçedeki kafeyi bir Antalya markası işletecek. Böylece Kaleiçi yeni bir cazibe merkezine kavuşmuş olacak" dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.