1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. Atatürk'e değil de vatana askerler lazım?
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk'e değil de vatana askerler lazım?

A+A-

Bu yazının bir bölümü birilerine cevaben yazılmıştır. Aşırı hissiyat ve hassasiyet içermektedir. Fitnecilerin sahiplendiği değerlerin derinlerine inmekte, ipliklerini gözler önüne dökmeyi hedeflemektedir.

**

2014 yılında Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığına aday olduğunda üzülmüştüm. Başbakan olarak Liderlik vasıflarının milletimizde ve çalışma arkadaşlarında oluşturduğu Sinerji kaybolacak diye korkuyordum. Ülkemize kattığı Vizyonun sürmesini ve zirve hedefini tutturabilmemizin önündeki engelleri aşabilmemizi aktif olarak siyasette kalmasına bağlıyordum...

**

Ülkemizde şimdiye dek uygulanan Cumhurbaşkanlığı, Millete hizmet eden, emeği geçen ve çok teveccüh gören siyasi parti liderlerini, ya da darbeyle yönetim devirmiş generalleri emekliliklerinde onurlandıran neredeyse sembolik diyebileceğimiz bir makamdı. Bu nedenle ülkemize hizmetlerinin devamı gerekirken, Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki Cumhurbaşkanlarımız gibi emekli olacağı düşüncesi yüreğimi acıtıyordu. Ancak iyi ki düşündüğüm gibi olmadı. İlerleyen zaman içinde 15 Temmuz başta olmak üzere yaşadığımız olaylar gösterdi ki, hem Cumhurbaşkanımız hem de halkımız birbirine büsbütün kenetlendi.

**

Tabi bu durumdan rahatsız olan bir kesim var. 17-25 Aralık operasyonlarıyla beraber FETÖnün hedeflediği amacın ’Sözcü’lüğünü üstlenen basın yayın kuruluşları, bu görevi sürdürebilmek için canla başla didiniyorlar. Referandum sürecinde de arı kovanlarına çomak sokmaya devam edeceklerine şüpheniz olmasın. Her şeyden önce belirtmek isterim ki, milletimizin her bir bireyinin düşüncesine ve tercihine herkesin saygı göstermesi gerekir.(Terör ve ihanet dışında) Sosyalist geçinen solcuları halen anlayabilmiş değilim. Yıllarca kendilerine çıkmayan oyları aşağılamaktan, hiçe saymaktan geri durmadılar. Eşitlikten, özgürlüklerden ve halkçılıktan söz ederken, halkı sadece yönetilecek kişilerden ibaret zannederek kendi ayaklarına sıktılar. Uyguladıkları siyasetten gördükleri zararı kabullenme ve öz eleştiri yapma cesaretini gösteremedikleri gibi kafalarını kumdan çıkarma niyetleri de görünmüyor.

**

Malumunuz hafta içinde gündeme gelen terbiyesizce kaleme alınmış bir yazı vardı. Yazıya neresinden bakarsanız kendilerini ele verdiği anlaşılıyor. Çok uzatmadan dişe dokunur birkaç örneği sizlerle paylaşayım; Damat Ferit Paşa, Hasan Tahsin kıyaslaması var. Damat Ferit Paşanın İngiliz yanlısı olduğunu biliyoruz, Hasan Tahsin’i de İzmir’de düşmana ilk kurşunu sıkan Kahraman yiğit olarak rahmetle anıyoruz. Ancak sorun şu ki, daha geçen hafta İngiliz basını sizinle aynı yalanı kullanarak sarayın altın klozetlerini haber yaptı. O halde İngilizlerle aynı safta olan Damat Ferit’çiler siz olmuyor musunuz? Sizin ifadenize göre Hasan Tahsin’ler Evet diyor!

**

Kelle, Şehit, Yiğit, Cingöz diye karşılaştırma var. Sizin yazılarınız içinde bugüne dek şehitliğe inandığınıza dair bir vurguya rastlamadım. Üstüne üstlük ben askerliğimi de yaptım, siz de yapmış olabilirsiniz konu o değil. Diyeceğim o ki, Benim annem başı örtülü diye yemin törenime alınmamıştı, burada cingöz diye adlandırdıklarınız kim ola ki? Yine sizin ifadenize göre bu memleketin Yiğit askerleri de Evet diyor!

**

Terbiye sınırlarını aşan ifadelere gelince, biz bir yerlere kıl, tüy olunabileceğini bilmiyorduk. Sizin ifadenizle birilerinin, bir yerlerinin kılı olunabildiğini sayenizde öğrenmiş olduk. Kimlerin neresine ne olduğunuzu ise bırakalım da sizlerin özeli olarak kalsın. Bu milletin seçtiği Cumhurbaşkanına dolayısıyla da bu millete Sin-Kaf’lı küfürler edenleri televizyonunuzda canlı yayınlara çıkardığınızı el üstünde,baş köşelerde tuttuğunuzu hepimiz gördük. Sizin ifadenizle de bu millete küfür edenler de hayır diyor!

**

Haram-Helal, Doğru- Yalan karşılaştırmasında ise Helalin ve Doğrunun sandıktan çıkacağına hiç şüphemiz yok. Şaklabanlık ve Atatürk’ün askerleri mukayesesi de, kimin hangi çağda yaşadığının, karanlık ve aydınlık mukayesesinin cevabı olarak karşımızda duruyor. Bizler inanıyoruz ki insanlar fanidir, yaşarlar ve ölürler tıpkı Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi. Günahıyla sevabıyla amellerinin karşılığını öbür dünyada görmektedir. Bu durum da kötüydü ya da iyiydi hatta onun askerleriyiz demenin Atatürk’e kazandıracağı ya da kaybettireceği bir şey yoktur. Baki olan Haktır ve Hakka asker olabilmek esastır. Bizler Hakkın ve vatanımızın askerleri olabilme mücadelesindeyiz Tıpkı Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları gibi.  Allah’ın Selamı hepimizin üzerine olsun…

 

Bu yazı toplam 1689 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum