1. YAZARLAR

  2. Murat Ata

  3. Aladağ ve Arakan ağlıyor
Murat Ata

Murat Ata

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Aladağ ve Arakan ağlıyor

A+A-

 

Kibir duvarları örülmüş insanlığın arasına, küçük dağların malikleriyle dolmuş dünya. Kan olup akan gözyaşları dile gelse de bir konuşsa, Filler kaçışır, kovalardı karıncalar da. İçimde hep bir umut olsa da, eriyor tükeniyorum yaşananlardan sonra. Hiç yazmasa mıydım diyorum kendime ara sıra. Daha mı güzel anlatırdı hislerimi bom boş beyaz bir sayfa.

 

Aladağ’dan yükselen çığlıklar kulaklarımı yırtıyor, feryatlar kor oluyor yüreğime düşüyor. Çiçekler tutuşuyor, fidanlar yanıyor, kızım dur ne olur gitme! Analar yine ağlıyor.

Su taşıyan birer karınca olabilseydik İbrahim’e, Rabbim alevleri gül bahçesine çevirirdi belki de.

 

Lakin!

 

Daha cenazeler toprağa düşmeden, yaşanan bu acının, elim hadisenin siyaset malzemesi yapılması da, yangına odun taşımaya benzedi. Hani çıksa biri hançer vursa, başkalarını bilmiyorum ama benim içimi bu derece acıtmazdı galiba.

 

Yıllarca İslam ve Müslümanlardan rahatsız olan bu anlayışın, halkçı adıyla halkı aşağılayarak saldırma tutkusu nereden geldi? Nasıl bir kelepçe vuruldu yüreklerine ki yaptığı benzetmelerden utanmadılar? Bu aldatmaca ve göz boyama daha ne kadar sürecek?

 

Tüm Şehit ve Gaziler eşittir vurgusu yapanlar, Şehit ve Gazilerimizin başörtülü anneleri kapı önlerinde ağlarken bu eşitliğin neresindeydi acaba? Sadece bu yaklaşım bile, ortaya çıkan içler acısı durumu gözler önüne seriyor. Düşündükçe, boğazıma bir yumru oturuyor sonra küçük kesikler misali sızlamaya başlıyor.

 

Zor imtihanlardan geçiyoruz. Allah yardımcımız olsun, gücümüzü artırsın, düşmanlarımıza fırsat vermesin. Geçtiğimiz hafta aldığım bir e-mail beni derinden sarstı. Üzerine bir de bu olaylar yaşanınca yazımın ve duygularımın üzerinde bir sis perdesi oluştu. Gelen mailin içeriğinde gördüğüm fotoğraflar kanımı dondurdu. Arakan’da yaşanan vahşeti biliyoruz. İnanın orada yaşanan ıstırap bildiğimizin binlerce kat üstünde. Ben gördüğüm fotoğraflardan bunu anladım. Istırabı anlatabilmek adına söylüyorum, öğrenci yurdunda yaşanan faciaya üzüldük kahrolduk, olay ihmal sonucu da olsa kaza diye adlandırılabilir. Sorumluları da mutlaka adalet önünde hesap vereceklerdir.

Arakan’da Budistlerin göz göre göre diri diri yaktığı yüzlerce Müslüman var. Çivilenen, kızgın sac üzerinde kızartılan çocukların, kardeşlerimizin fotoğraflarını gördüm. İnanın orada ki vahşet zulmün de ötesinde çok başka bir boyutta yaşanıyor. Buna seyirci kalınmaması bir şeyler yapılması lazım.

 

Türkiye’mizin önderliğinde tüm Müslümanların ve insanlığın katılımını sağlayacak bir organizasyonla Arakan’da yaşanan zulmün durdurulması için bir miting düzenlenebilir.

 

Bu zalimleri korkutup zulmü durdurabilir. Sürekli algı yapılan kötü imaj yüklenmeye çalışılan İslam’ın, yaşatma üzerine olduğu, insana ve hayata verdiği değeri, Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.) nın üstün ahlak öğretisini, ayrıştırıcı değil, birleştiriciliğini, Arakanda Müslümanlık için can veren kardeşlerimiz adına 15 Temmuzda yaptığımız gibi tüm dünyaya göstermeliyiz.

 

Bunu başardığımız takdirde, zulme uğrayan Müslümanların gelecek günlere daha bir umutla bakacağı, Avrupa ve dünya halklarının Müslümanlar hakkındaki düşüncelerinin değişebileceği kanaatindeyim. Böyle bir organizasyon yapılmalıdır. Yapılacaksa da bunu Türkiye’miz yapacaktır.                                           

Allah’ın Selamı hepimizin üzerine olsun.

Bu yazı toplam 1244 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.