Ahmet Turan

Ahmet Turan

PARANTEZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Akıncılar

A+A-

Tarihimizin iyi bilinmesiyle ilgili milli şairimiz ne güzel söylemiş. 

‘Tarih, tekerrürden ibaret derler. 

İbret alınsaydı tarih, hiç tekerrür eder miydi?’ 

Bugün yaşadıklarımıza bakınca tarihin tekerrür ettiğini görüyoruz. 

Yazı başlığımız ‘Akıncılar’. 

Akıncıların tarihteki yerini ve önemini hepimiz çok iyi biliriz. 

Aslında bugün, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Anadolu’nun Türk yurdu olmasını sağlayan Miryokefalon (Myriokephalon) Savaşı’nın Konya sınırları içerisinde yapıldığını belgeleyen 

önemli çalışmasını sizlerle paylaşacaktım. 

Savaşın yapıldığı yer konusunda araştırmacılar tarafından farklı zamanlarda çelişkili iddialar ortaya atılmasına rağmen son yıllarda Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in inatçı takibi sonucu tarihçi hocaların da katkısıyla Konya Ovası’nın savaşın geçtiği yer olduğunun kanıtlanmasını, Bağırsak Boğazı’nı, Konya Şehir Meydanı’nın isminin ‘Kılıçarslan Şehir Meydanı’ oluşunu aktaracaktım. 

İnşallah yeni yazımızın konusu bu olacak. 

Bugün Akıncıların mirasının nasıl yaşatıldığını aktaracağım. 

Bildiğiniz gibi tarihimizdeki ‘Akıncı’, öncüdür, gönüllüdür, fedaidir, dalkılıç ve kelle koltuktadır.  

Yolu o açar ve o gösterir.  

Ardından ordu yürür. 

Akıncıların parolası ise, “Yazılan gelir başaydı. Yazılan mademki başa gelecekti, ölümden korkmak niyeydi? Bu yiğitler gözlerini budaktan sakınmaz, her yerde şahadeti ararlardı. Gece Abid olan bu Hak fedaileri, gündüz birer Arslan kesilirlerdi.  

Akıncılardaki ruh hâlini anlamak, Kur’an-ı Kerim’in çeşitli yerlerinde geçen, “Malınızla ve canınızla cihat edin.” ayetini kavramaya bağlıdır.  

Çiftçilerin ellerindeki tohumları toprağın altında çürümeyeceğine inandıkları ve ellerindeki tohumları tereddüt etmeden toprağın bağrına saçıp beklemeye durdukları gibi, akıncılar da yapmış oldukları güzel işlerin karşılığını mutlaka göreceklerine inandıklarından, hayatlarını Hakk’ı korumaya ve ülkelerini savunmaya adamışlardır.  

Mirasını kimler yaşatıyor? 

Konya merkezli yardım dernekleri var. 

Ayder, Ribat, Rida, Cansuyu gibi. 

Bu derneklerdeki gönüllüler yılın üç yüz altmış beş günü Osmanlı Coğrafyasındaki mazlum kardeşlerimize yardım götürmek için kelle koltukta seyahat ederler. 

Haçlı zihniyetinin bugünkü piçleri tarafından hayatları zindan edilen, yetim ve öksüz bırakılan ümmetin evlatlarına bir yudum su vermek için binlerce kilometreyi arşınlarlar. 

Hatta bombaların, silahların gölgesinde gıda ve giyecek dağıtmayı başarır, 

Konya’daki kardeşlerinin sevgi ve selamlarının yanında bölüştükleri ekmeği teslim edip dönerler. 

Kurban Bayramı öncesi Ay-Der Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erdim’i ziyaret ettim. Çalışmaları sordum. 

“Ürdün de, Somali de, Suriye de, Balkanlarda, Moro da, Arakan da, Mali de, Gazze de bir dilim ekmeğe ve bir parça ete muhtaç olan Müslümanlara kurban eti götürme telaşı yaşadıklarını anlattı. 

Zalim batılılar tarafından sadece Müslüman oldukları için vatanlarından edilen bu insanların çoğunluğunun kamplarda yaşamaya mecbur bırakıldığını aktaran Erdim, “Onlar öldürüyor. Biz yaşatmaya çalışıyoruz. Hem öldürüyorlar, hem de kamplara mecbur ettikleri yetim ve öksüz çocukları Hristiyan yapmak için misyonerlik çalışması yapıyorlar. Ama o kardeşlerimiz bizi istiyor. Bizi bekliyor.” 

Dün de Ay-Der adına Ürdün’de ki kamplarda kalan Müslümanlara kurban eti götüren Salih Zeki Keş ile karşılaştım. 

İslam coğrafyasının umudunun Türkiye olduğunu anlattıktan sonra Suriye ye yardım götüren Zekeriya Çelik hocanın kendisine söylediği şu sözleri bana aktardı. 

“İstanbul’dan uçağa bindik. Yolcuların çoğunluğu yardım derneklerinin gönüllü erleri. Hepsi de bir islam ülkesine kurban eti dağıtmaya gidiyor. Çok duygulandım. Cesaretim daha da arttı.” 

Batılıların yetim, öksüz, aç ve yurtsuz bıraktıkları insanlara bur yudum su ve bir dilim ekmek götürmek sadece Akıncı ruhu ile olur. 

Bunu da Konya’daki yardım dernekleri başarıyor. 

Hepsinden Allah razı olsun. 

Bu yazı toplam 3314 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.